Uzun mesaileri, kullanılamayan izin günleri ve taban maaş nedeniyle mağdur olan öğretmenler 10 aylık sözleşme süresine de tepki gösteriyor. Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin “sözde” 10 aylık sözleşmelerle çalıştırılması, öğretmene dönem başında önceden istifa imzalatılarak ya da yıl boyu mobbing uygulanıp haziran ayında öğretmenin işten ayrılmasına zorlanması da özel sektördeki öğretmenleri zor durumda bırakıyor. 

Özel sektörde çalışan ve sayıları yaklaşık 11 bin olan uzman öğretmen ve başöğretmenler, özel sektörde yaşadıkları hak kayıplarına karşın taleplerini dile getirirken, özellikle eş olmalarına rağmen kamudaki uzman ve başöğretmenlere tanınan haklardan faydalanamamaları ile yeni mağduriyetlerin oluştuğunu beliriyorken geçtiğimiz gün yaşanan olay özel sektör öğretmenlerinin çalışma şartlarının zorluğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 

Özel sektör'de çalışan eğitim emekçileri Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının çağrısıyla taleplerini haykırmak için Meclis önünde bir araya geldi. Sendika Genel Başkanı Eren Edebali, TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Mahmut Özer ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gelene kadar burada bekleyeceklerini belirtti.

Meclis önünde yapılan açıklamaya Eğitim Sen, Eğitim İş, TTB, İHD; CHP, EMEP, DEM Parti milletvekilleri destek verdi. Açıklamada, özel öğretim kurumlarında çalışan eğitim emekçilerinin asgari ücrete hatta birçok kurumda asgari ücretin de altındaki ücretlere mahkum edildiği belirtildi.

Açıklamada "Patronların öğretmenleri mahkûm etme çabası, yalnız ücretlerle de sınırlı kalmıyor. Kendimizi asla geçindiremeyeceğimiz bu ücretlerle, kamudaki dengi çalışan meslektaşlarımızın iki üç katı derse giriyoruz. Bu da yetmez gibi ücret karşılıkları olmaksızın zorla yazılan etüt ve özel dersleri yapıyor; haftada iki, kimi zaman üç kez nöbet tutmak zorunda bırakılıyoruz. 12 aylık belirli süreli iş sözleşmeleri bizi mevsimlik işçi statüsüne sokuyor. Dahası yasal olan bu sözleşmenin de çiğnenip ‘sözde’ 10 aylık sözleşmelerin dayatılması, bizi ülkedeki en güvencesiz emekçiler arasına sokuyor" denildi.

Özel sektör eğitim emekçilerinin bizzat Millî Eğitim Bakanlığı tarafından soluksuz bırakılmak istendiği vurgulanan açıklamada, "Boğazımıza yapışan ve bizi iliğimize kadar sömürmek isteyen sermayenin türlü hukuksuzluklarına karşı, en sorumlu Kurum olarak kılı kıpırdamayan Millî Eğitim Bakanlığıdır. Bakanlığı en üst derecede temsil eden Sayın Bakan Yusuf Tekin, çıktığı her kanalda patronları sahiplenici tavır takınmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı, tabelasında MEB yazan tüm kurumların bakanlığıdır ve bunların tamamından bilfiil sorumludur. Oysa bugün, emeğimiz doğrudan doğruya MEB tarafından patronların insafına terk ediliyor" ifadelerine yer verildi.

“ÜCRETLİ KÖLELİĞE İSYAN ETMEK İÇİN BURADAYIZ”

Taban maaş haklarının patronların isteği ve Meclisteki yasa yapıcıların kararıyla bir gecede ellerinden çalındığı ifade edilen açıklamada, "Bunun sonucu olarak bugün ataması yapılmayan yüz binlerce eğitim emekçisi tabanda yığılarak özel öğretim kurumu sahiplerinin ücretli köleleri haline getirilmiştir. “Taban Maaş Hakkı”nın yeniden yasalaşması ve bize iadesi, Mecliste başta hükümet olmak üzere tüm siyasi partilerin ve vekillerin sorumluluğundadır. Bugün burada, Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde bir araya gelen özel sektör eğitim emekçileri, yerlerde çiğnenen öğretmenlik meslek onurunu hak ettiği yere getirmek için buradadır. Eğitimin sermayeye emanet edilmesi ve sermayenin yaptığı tüm hukuksuzlukların, usulsüzlüklerin görmezden gelinmesi, denetlenmemesi Millî Eğitim Bakanlığı adına bir kara lekedir. Bugün insanca yaşamak için burada, bir aradayız! Bugün bizi görmezden gelip kendine yalnızca patronları muhatap görenlere ‘Türkiye’nin dört bir yanından öğretmenler geldi, siz neredesiniz?’ diye sormak için buradayız! Eğitimi tüccarların, müteahhitlerin, mafyanın elinden çekip almak için buradayız! Bugün asgari yaşama, ücretli köleliğe isyan etmek için buradayız." denildi.

MEB açıkladı! Ortak sınavların tarihleri ve konu dağılımları MEB açıkladı! Ortak sınavların tarihleri ve konu dağılımları

Sendika Genel Başkanı Eren Edebali, TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Mahmut Özer ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin gelene kadar Meclis önünde bekleyeceklerini belirtti. Edebali, Milli Eğitim Komisyonunda siyasi partilerce verilen taban maaşla ilgili kanun teklifi ve araştırma önergeleri kabul edilerek genel kurula gelmezse yarın tekrar Meclis önünde olacaklarlarını ifade etti.

POLİS, MECLİS KAPISINA YÜRÜMEK İSTEYEN ÖĞRETMENLERİ ENGELLEDİ

Yusuf Tekin ve Mahmut Özer ile randevu talebine cevap verilmemesi nedeniyle öğretmenler Meclis'in Çankaya kapısına yürümek istedi. Polis, öğretmenleri barikat kurarak engelledi.

Öğretmenler, 'Direne direne kazanacağız' sloganları atarak bekleyişlerini sürdürürken polis öğretmenlerlere dağılınmadığı takdirde müdahale edeceğini söyledi. Öğretmenler kol kola girerek, bir yere ayrılmayacaklarını söyledi Edebali, "Biz asgari ücrette çalışan öğretmen kitlesi olarak biz yoksulluk ve güvencesizligi konuşuyoruz. Bu sorunun çözülmesi gerekli. Mahmut Özer, Yusuf Tekin bürokrat hayatı boyunca tek anlamlı şeyi yapmış olacak onu bekliyoruz" dedi.

Uzun süren bekleyişin ardından Sendikadan temsilciler Bakan Tekin'den randevu almak amacıyla Bakanlığa geçti. Öğretmenler, Meclis parkında halaylar ve sloganlarla temsilcileri bekliyor.