Her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ Bağışı Haftası, toplumda organ bağışının önemine dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenleniyor. Türkiye’de binlerce hasta, hayati organ yetmezliği nedeniyle organ nakli beklerken, uygun organ bulunamadığı takdirde hayatlarını kaybedebiliyor. Organ bağışı ise bu hastalara yeni bir yaşam şansı sunabiliyor.
Organ Bağışı Nedir?
Organ bağışı, bir kişinin hayati organlarını ve dokularını, organ yetmezliği yaşayan hastaların tedavisinde kullanılmak üzere bağışlaması işlemidir. Bu sayede kalp, böbrek, karaciğer, akciğer veya pankreas gibi organların işlevi geri döndürülemez şekilde kaybolmuş olan hastalara sağlıklı organlar nakledilerek yaşamları kurtarılabiliyor. Ayrıca kornea, kemik iliği, deri ve kalp kapakçıkları gibi dokuların bağışı da mümkün.

organ bağışı nasıl yapılır?
Yaşarken yapılan bağış: Sağlıklı bireyler, genellikle yakın akrabalarına bir böbrek veya karaciğerin bir bölümünü bağışlayabiliyor. Bu tür bağışlar, donörün sağlık durumuna göre titizlikle değerlendiriliyor.
Beyin ölümü sonrası bağış: Beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan bağış, en yaygın yöntem olarak öne çıkıyor. Beyin ölümü geri dönüşsüz bir süreç olarak kabul ediliyor ve bağışçıların önceden verdikleri karar, ailelerinin onayıyla birlikte organ nakli bekleyen hastalara umut olabiliyor.
Organ bağışı sürecinde, bağış yapan kişinin ailesinin onayı önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle bağış kararının aileyle paylaşılması, sürecin başarıyla tamamlanmasına katkı sağlıyor.
Organ Bağışının Önemi
Organ yetmezliği yaşayan binlerce hasta, organ bağışı sayesinde hayata tutunma şansı buluyor. Tek bir organ bağışı, birden fazla hastanın yaşamını kurtarabilir. Bunun yanı sıra organ bağışı, toplumsal dayanışmayı güçlendirirken, bağışçılara ve ailelerine manevi bir tatmin de sağlıyor. Organ nakli bekleyen bir kişiye umut olabilmek, toplum açısından anlamlı bir katkı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’de organ bağışı yapabilmek için bireylerin 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olması gerekiyor. Organ bağışı yapmak isteyenler, devlet ve özel hastaneler, organ nakil merkezleri veya Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık müdürlükleri aracılığıyla süreci başlatabiliyor.

Kimler Organ Bağışında Bulunabilir?
Organ bağışı yapmak isteyenlerin belirli kriterleri karşılaması gerekiyor:
Yaş ve akli durum: 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışı yapabilir.
Yaşarken bağış: Sağlıklı bireyler, risk oluşturmayacak şekilde organ veya dokularını (örneğin böbrek veya karaciğerin bir kısmı) bağışlayabilir. Genellikle yakın akrabalar arasında gerçekleşir ve tıbbi değerlendirme şarttır.
Beyin ölümü gerçekleşmiş kişiler: Beyin ölümü, beynin işlevlerini tamamen kaybetmesi anlamına gelir ve kişi tıbbi olarak ölü kabul edilir. Önceden bağışa onay veren veya ailesinin rızasını alan bireylerin organları nakil için kullanılabilir.
Aileyle paylaşım: Organ bağışı kararının aileyle paylaşılması, sürecin gerçekleşmesini kolaylaştırır.
Sağlık koşulları: Bazı bulaşıcı hastalıklar veya aktif kanser gibi durumlar bağışı engelleyebilir. Tıbbi ekip, organın nakil için uygun olup olmadığını detaylı olarak değerlendirir.

Organ Bağışı Sürecinde yaşananlar
Organ bağışı yapmak isteyen bireyler, organ bağış kartı doldurarak süreci başlatır. Beyin ölümü gerçekleşen veya kadavra vericisi olarak değerlendirilen kişilerden, tıbbi uygunluk doğrulandıktan sonra organlar nakil için alınır. Canlı vericilerde ise tıbbi değerlendirme sonrasında nakil işlemi gerçekleştirilir ve donörün sağlığı korunur.
Organ nakli süreci, alıcı ve vericinin sağlık durumunun uygunluğu ve operasyon sonrası risklerin minimuma indirilmesi açısından büyük hassasiyet gerektirir. Son dönemde mekanik böbrek veya domuz böbreği nakli gibi deneysel tedaviler üzerinde çalışmalar sürüyor; ancak bu yöntemler henüz yaygın kullanım için zaman gerektiriyor.
Kaynak: Prof. Dr. Beril Akman/ Prof. Dr. Mustafa Güler / Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri/ Erdem Hastanesi/ SANKO Hastanesi
