Solunum yolu şikayetleriyle hastanelerin acil servislerine yapılan başvurularda dikkat çekici bir yükseliş kaydedilirken, uzmanlar grip sezonunun seyri ve dolaşımdaki virüsler konusunda uyarılarda bulundu. Hava sıcaklıklarının azalması, kapalı ortamlarda geçirilen vaktin uzaması ve okulların açılması virüslerin yayılımını hızlandırırken, her öksürük veya halsizlik durumunun doğrudan grip olarak nitelendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Sağlık otoritelerinin yayımlayacağı haftalık verilerin kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.
Uzmanlar, acil servislerdeki yoğunluğun doğrudan erken başlayan bir grip salgını anlamına gelmediğini belirterek, güncel tablonun yakından takip edilmesi gerektiğini aktarıyor. Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Alpar, solunum yolu enfeksiyonlarındaki artışın dikkat çektiğini ancak sezonun erken başlayıp başlamadığının Sağlık Bakanlığı'nın sürveyans raporlarıyla netleşeceğini dile getirdi.
Sahada Hangi İnfluenza Virüsleri Baskın
Türkiye genelinde dolaşımda yer alan influenza virüslerinin dağılımını saptamak adına laboratuvar verilerinin temel alınması gerektiği belirtiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Taşçı, klinik bulgulara dayanarak virüsün alt tipini kesin olarak belirlemenin mümkün olmadığını ifade ediyor.
Muayene esnasında karşılaşılan ateş, kas ağrısı, öksürük ve halsizlik gibi belirtilerin tek başına yeterli olmadığını belirten uzmanlar, A(H1N1)pdm09, A(H3N2) ve B/Victoria virüslerinin yakından izlenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Güncel grip aşısının da bu üç hedef virüse karşı geliştirildiği bildiriliyor.
Belirtiler Benzer, Hastalığın Ağır Seyri Farklı
Söz konusu üç farklı virüsün neden olduğu rahatsızlıkların belirtileri büyük oranda benzerlik gösterirken, uzmanlar yalnızca klinik bulgularla ayrım yapmanın zorluğuna dikkat çekiyor. Doç. Dr. Süleyman Alpar, H3N2 yaşlılarda, H1N1 genç ve gebelerde, influenza B ise çocuklarda daha ağır tablolara yol açabileceğini ifade ediyor.
Hastalığın seyrini yalnızca virüsün alt tipinin belirlemediği, kişinin yaşı, bağışıklık durumu ve kronik rahatsızlıklarının da sürece doğrudan etki ettiği kaydediliyor. Dr. Onur Taşçı ise alt tipleri kesin olarak ayırmak adına gerektiğinde PCR ve moleküler test yöntemlerinin devreye sokulması gerektiğini vurguluyor.
Aynı Sezonda Birden Fazla Kez Grip Olunur mu
Geçmişte grip geçiren kişilerin aynı sezon içinde yeniden hastalanma ihtimalinin bulunduğunu belirten uzmanlar, bir virüse karşı oluşan bağışıklığın diğer alt tiplere karşı tam koruma sağlamadığını ifade ediyor.
Doç. Dr. Süleyman Alpar, antijenik yapıların farklılığı nedeniyle bir alt tipi atlatmanın diğerlerine karşı koruma sunmadığını, bu nedenle grip geçirmiş olmanın aynı sezon tekrar hastalanmayacağı anlamına gelmediğini belirtti. Dr. Onur Taşçı da benzer şekilde, aynı dönemde farklı virüslerin eş zamanlı dolaşımda olabileceğini aktardı.
Grip Aşısı Yüzde Yüz Koruma Sağlıyor mu
Üç bileşenli grip aşılarının enfeksiyona karşı yüzde yüz koruma vadetmediği, ancak özellikle ağır hastalık riskini azaltmada hayati rol oynadığı bildiriliyor. Doç. Dr. Süleyman Alpar, asılı bireylerde yoğun bakıma kabul riskinin yüzde 26, ölüm riskinin ise yüzde 31 oranında daha düşük olduğunu gösteren gözlemsel araştırmalara dikkat çekti.
Aşılama için en ideal dönemin ekim ve kasım ayları olduğu, koruyucu bağışıklık seviyesinin ise yaklaşık iki hafta içinde oluştuğu yinelendi.
(Kaynak ve Görsel: Hürriyet)
