"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,1610 %0.06
55,1624 %-0.29
6.542,90 %0.00
4.199.040 %0.25
İşçi Haber Sağlık Demans riskini azaltmak için uyku süresi ne olmalı?

Demans riskini azaltmak için uyku süresi ne olmalı?

Yeni bir analiz, demans riskinin hem az hem de fazla uyku ile ilişkili olabileceğini ortaya koydu.

Okunma Süresi: 3 dk

Yaklaşık 4,5 milyon kişinin verilerini kapsayan geniş çaplı bir analiz, uyku süresi ile demans riski arasındaki ilişkiye dair önemli veriler sunmaktadır. Bu çalışma, yalnızca az uyumanın değil, aynı zamanda fazla uyumanın da demans riskini artırabileceğini göstermektedir.

Uyku Süresi ve Demans Riski Arasındaki İlişki Nedir?

Yeni araştırmalara göre, uyku süresi ile beyin sağlığı arasında dikkat çekici bir bağlantı bulunmaktadır. Bilim insanları, daha önce yapılmış 69 farklı araştırmanın sonuçlarını bir araya getirerek, uyku süresi, fiziksel aktivite ve gün içinde oturma sürelerini demans riski açısından değerlendirmiştir. Analiz sonuçları, geceleri 7 ila 8 saat uyuyan bireylerin demans riskinin daha düşük olduğunu ortaya koymuştur.

Özellikle 7 saatten az uyuyan kişilerin demans riskinin yüzde 18, 8 saatten fazla uyuyanların ise yüzde 28 oranında arttığı belirlenmiştir. Bu bulgular, beyin sağlığı açısından yalnızca yetersiz uykunun değil, uzun uyku sürelerinin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Uzun Uyku Süresi Demansı mı Tetikliyor?

Araştırmacılar, uzun uyku süresi ile demans arasındaki ilişkinin doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi oluşturmadığına dikkat çekmektedir. Bazı çalışmalar, fazla uyumanın Alzheimer gibi hastalıkların erken döneminde görülen bir belirti olabileceğini öne sürmektedir. Bu durum, kişinin çok uyumasının hastalığa yol açıp açmadığı veya hastalığın henüz fark edilmeden uyku süresini artırıp artırmadığı konusunda belirsizlikler yaratmaktadır.

Demans riskiyle bağlantılı olan tek alışkanlık uyku değildir. Günde 8 saatten fazla oturmanın ve haftada 150 dakikadan daha az fiziksel aktivite yapmanın da demans riski ile ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle, düzenli hareket etmenin, uzun süre hareketsiz kalmamanın ve gece uykusunu 7-8 saat civarında tutmanın beyin sağlığı açısından daha olumlu bir yaşam düzeni ile ilişkilendirildiği ifade edilmektedir.

Araştırmanın Kapsamı ve Önemi Nedir?

Bu çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, kapsadığı kişi sayısıdır. 69 farklı araştırmadan elde edilen yaklaşık 4,5 milyon kişinin verileri analiz edilmiştir. Katılımcılar, araştırmaların başlangıcında demans tanısı almamış kişilerden oluşmakta ve daha sonraki yıllarda hastalığın ortaya çıkıp çıkmadığı takip edilmiştir. İncelenen gruplarda yaş sınırının 35’e kadar düşmesi, bu çalışmayı birçok demans araştırmasından ayıran bir özellik olarak öne çıkmaktadır.

Demans için henüz kesin bir tedavi bulunmaması, hastalık ortaya çıkmadan önce değiştirilebilecek risk faktörlerinin daha önemli hale gelmesine neden olmaktadır. Yaşam tarzına bağlı risklerin kontrol altına alınmasıyla demans vakalarının önemli bir bölümünün önlenebileceği ya da başlangıcının geciktirilebileceği düşünülmektedir.