"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,3979 %0.03
55,6494 %-0.18
6.644,78 %1.51
4.085.198 %-0.28
İşçi Haber Sağlık Gençlerin Ruh Sağlığını Tehdit Eden Sosyal ve Dijital Riskler Nelerdir?

Gençlerin Ruh Sağlığını Tehdit Eden Sosyal ve Dijital Riskler Nelerdir?

Gençlerin ruh sağlığını etkileyen sosyal ve dijital riskler, günümüzde önemli bir tartışma konusu haline gelmiştir.

Okunma Süresi: 3 dk

Gençlerin ruh sağlığını etkileyen sosyal ve dijital riskler, günümüzde toplumun üzerinde durması gereken önemli konular arasında yer alıyor. Özellikle sosyal izolasyon, şiddeti besleyen dijital topluluklar ve radikalleşme eğilimleri, gençlerin ruhsal iyilik halinin korunmasına yönelik çalışmaların önemini artırıyor.

Panelde Uzmanlar Gençlerin Karşılaştığı Riskleri Ele Aldı

Medipol Sağlık Grubu, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla “Sağlıklı Zihinler, Güvenli Yarınlar” başlıklı panel düzenlendi. Panelde uzmanlar, gençlerin karşı karşıya kaldığı riskleri ve ailelerin bu süreçlerde üstlenebileceği rolleri ele aldı. Dijital dünyada giderek daha fazla zaman geçiren gençlerin sosyal çevrelerinden uzaklaşması ve şiddeti normalleştiren içeriklerle karşılaşması, ruh sağlığına ilişkin endişeleri de beraberinde getiriyor.

Okul saldırıları ve dijital platformlarda kadın düşmanlığıyla ilişkilendirilen “incel” alt kültürü, gençlerin yaşadığı sorunların erken fark edilmesinin önemini gündeme taşıyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde gerçekleştirilen panelde, bu risklerin gençler üzerindeki etkileri ve önleyici yaklaşımlar masaya yatırıldı.

Uzmanlar Aile ve Okulun Rolünü Vurguladı

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Dr. Öğr. Üyesi Rahime Gök, Klinik Psikolog Yasemin Kamalı ve Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin konuşmacı olarak yer aldı. Tuman, son dönemde okul saldırıları ve şiddet olaylarının yeniden gündeme geldiğini belirterek, bu davranışların önlenmesinde aile ve okulun birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Şiddet olaylarının daha küçük yaş gruplarında da görülmesinin dikkatle ele alınması gerektiğini vurgulayan Tuman, “Burada hem ailenin hem de okuldaki rehberlik servislerinin ortaklaşa çalışma yürütmesi gerekiyor” dedi. Alkol ve madde kullanımının şiddet davranışlarıyla ilişkisine de değinen Tuman, bu tür alışkanlıkların ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Şiddet Davranışlarının Önlenmesinde Kişisel Becerilerin Önemi Nedir?

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rahime Gök, şiddet davranışlarının önlenmesinde kişinin sorunlarla baş etme becerilerinin ve öfkesini yönetebilmesinin önemli olduğunu belirtti. Zorlayıcı yaşam olayları karşısında bazı kişilerin kendilerini daha iyi hissetmek veya olumsuz duygularını azaltmak amacıyla alkol ve madde kullanımına yönelebildiğini ifade eden Gök, “Bazen kişiler sorun yaşadığında, o sorunla baş edebilmek ya da daha iyi hissedebilmek için alkol ve maddeye başvurabiliyorlar” dedi.

Ancak her sorun yaşayan kişinin bağımlılık geliştirmediğinin altını çizen Gök, kişisel özelliklerin, sosyal çevrenin ve destek sistemlerinin bu süreçte etkili olduğunu söyledi. Ruhsal dayanıklılığın güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Gök, kişinin kendi duygusal ihtiyaçlarını fark etmesinin ve farklı baş etme yolları geliştirmesinin önemini vurguladı.

Klinik Psikolog Yasemin Kamalı, çocuklarda şiddet davranışlarının ortaya çıkışında aile tutumları, okul ortamı ve rol modellerin etkili olabildiğini söyledi. Şiddetin bazen küçük yaşlarda kendine veya çevresine zarar verme, akranlarla dalga geçme ve zorbalık gibi davranışlarla kendini gösterebildiğini belirten Kamalı, “Bu şiddetin başlangıcına bakmak gerekiyor. Evde, okulda, bazen rol model çerçevesinde, sosyal öğrenme yoluyla ortaya çıkabiliyor” dedi.

Şiddet içeren davranışların toplumda normalleştirilmesinin çocukların tutumlarını etkileyebileceğine dikkat çeken Kamalı, ailelerin çocuklarıyla kurduğu iletişimin önemini vurguladı. Çocukların yaşadıkları sorunları ailelerine rahatça anlatabilmeleri gerektiğini belirten Kamalı, ebeveynlerin böyle durumlarda hemen öfkeli tepkiler vermek yerine çocuklarını dinlemesi ve çözüm için okul yönetimiyle iş birliği yapmasının daha sağlıklı olacağını ifade etti.