"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5294 %0.11
55,6999 %0.09
6.643,10 %0.12
4.015.759 %-1.27
İşçi Haber Siyaset Prof. Dr. Ali Taş'tan Devlet Bahçeli'nin Siyasetine Akademik Bakış

Prof. Dr. Ali Taş'tan Devlet Bahçeli'nin Siyasetine Akademik Bakış

Prof. Dr. Ali Taş, Devlet Bahçeli'nin 2000-2025 yılları arasındaki siyasi söylemlerini akademik bir makale ile analiz etti. Bahçeli'nin kararlarında 'önce ülkem' ilkesinin belirleyici olduğu vurgulandı.

Okunma Süresi: 4 dk

İzmir Bakırçay Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Ali Taş'ın, 'İlkesel tutarlılık mı, fırsatçı dönüşüm mü? Devlet Bahçeli siyasetinde hegemonik eklemlenme ve siyasal söylem, 2000-2025' başlıklı makalesi, uluslararası hakemli dergi Journal of Political Ideologies'de yayımlandı. Taş, MHP'nin resmi arşivinde yer alan 2000-2025 dönemine ait TBMM grup toplantısı konuşmalarının tamamını, basın toplantıları ve resmi açıklamalarla birlikte tek tek inceledi.

'Önce Ülkem' İlkesinin Kökenleri

Çalışmanın merkezinde, Bahçeli'nin sık dile getirdiği, 'Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben' ilkesi yer aldı. Çalışmaya göre; bu ilke ilk kez 19 Haziran 2000'de, Bahçeli'nin DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde, partinin temel felsefesi olarak kamuoyuna açıklandı. Bu sözün 2016'dan sonra kurulan ittifakı açıklamak için sonradan ortaya atıldığına ilişkin yorumların doğru olmadığı belirtildi.

Taş çalışmasında, 'Bu ilke, ittifaktan 16 yıl önce de vardı ve o günden bu yana Bahçeli'nin en zor kararlarında yol gösterici oldu. Bu ilkeye gündelik politika konuşmalarında değil, Türkiye'nin ve partinin önemli bir yol ayrımına geldiği anlarda başvuruyor. Bu söz bir alışkanlık ya da süslü bir kapanış cümlesi değil. Bahçeli onu, partisi için bedeli olan kararlar alacağı anlarda kullanıyor. Yani bu ilke bir slogan olmanın ötesinde, karar anında başvurulan bir ölçü' ifadelerini kullandı.

2007 Süreci ve Devlet Menfaati

Prof. Dr. Taş, ilkenin samimiyetini gösteren en önemli örneğin 2007 olduğunu kaydetti. Taş, 2007'de CHP öncülüğündeki boykot nedeniyle Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinin engellendiğini ve erken seçimin ardından 71 milletvekiliyle Meclis'e dönen MHP'nin, kendi tabanının bir kısmının itirazına rağmen boykota katılmadığını ve cumhurbaşkanlığı seçiminin önünü açtığını belirtti.

Bu kararın partiye seçim açısından bir kazanç sağlamadığına dikkat çeken Prof. Dr. Taş, 'Eğer Bahçeli yalnızca hesap yapan bir siyasetçi olsaydı, 2007'de boykota katılmak onun için çok daha kolay ve kazançlı olurdu. Ama o, Meclis'in işleyişini ülke için daha önemli gördü' değerlendirmesini yaptı.

Bekanın Esas Alındığı Dönüm Noktaları

Çalışmada 15 Temmuz 2016 darbe girişimi de dönüm noktası olarak ele alındı. Prof. Dr. Taş, Bahçeli'nin 29 Ağustos 2016'daki, 'Görüşlerimiz ayrı da olsa hükümet Türkiye Cumhuriyeti'nindir. Ve de desteğimiz sürecektir' sözleriyle hükümete desteğini açıklamasına ilişkin, '15 Temmuz'un ardından Bahçeli parti çıkarını değil, devletin ve milletin bekasını öne aldı. 2017 referandumunda ve 2018'de kurulan Cumhur İttifakı'nda da aynı ilkeye başvurdu. Bu kararların hepsinin partisi için bir bedeli vardı ama o her seferinde aynı pusulayı izledi' dedi.

Terörsüz Türkiye Vizyonu ve Süreklilik

Makalede, Bahçeli'nin 2024'te başlattığı ve 'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırılan süreç de incelendi. Bahçeli'nin 5 Kasım 2024'teki grup toplantısında kullandığı 'Kürtlerle kucaklaşma asıldır, terörle mücadele esastır' ifadesini hatırlatan Prof. Dr. Taş, 'Bu süreç ilk bakışta pek çok kişiyi şaşırttı. Ancak konuşmalara baktığımızda bunun bir çizgi değişikliği olmadığını görüyoruz. Amaç, milletin birliğini güçlendirmek ve terörü bu ülkenin gündeminden çıkarmak. Bu da yine önce ülkem ve milletim ilkesinin bir gereği' değerlendirmesinde bulundu. Taş, Bahçeli'nin 14 Ocak 2025'teki 'Biz hala olduğumuz yerdeyiz. 56 yıldır ne diyorsak oyuz' sözlerinin de bu sürekliliği açıkça ortaya koyduğunu çalışmasında ifade etti.

Tutarlılık İlkede, Esneklik Koşullarda

Prof. Dr. Taş, 'Popülist siyaset toplumu halk ve seçkinler diye ikiye ayırır. Bahçeli'nin siyasetinde ise böyle bir ayrım yok. Onun için temel ölçü milletin bütünlüğü ve bekası. Tehdidi milletin içinde değil, dışında görüyor. Bahçeli'nin farklı dönemlerde farklı partilerle iş birliği yapabilmesinin sırrı da burada yatıyor' değerlendirmesinde bulundu.

Taş, çalışmanın sonuçlarına dair şunları ekledi: 'Dışarıdan bakıldığında farklı yönlere gidiyormuş gibi görünen bir siyaset, içeriden bakıldığında son derece tutarlı. Çünkü değişmeyen şey ilkenin kendisi; değişen, ülkenin o gün neye ihtiyaç duyduğu. Bahçeli'nin siyasetinde tutarlılık ilkede, esneklik ise koşullarda. Bu çalışma, bir siyasetçinin ilkeli ya da tutarlı olmasının ne anlama geldiğini yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.'

(Kaynak ve Görsel: Hürriyet)