LinkedIn’in kullanıcıların tarayıcılarını gizlice tarayarak 6 binden fazla eklentiyi ve cihaz özelliklerini takip ettiği ortaya çıktı.
"BrowserGate" olarak adlandırılan bu skandal, dijital gizlilik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
LinkedIn'in gizli takibi nasıl gerçekleşiyor?
Profesyonel iş ağının devi LinkedIn, bugünlerde siber güvenlik dünyasını sarsan ağır bir suçlamayla karşı karşıya. Yapılan araştırmalar, platformun kullanıcılar fark etmeden tarayıcılarını adeta bir röntgen cihazı gibi taradığını ortaya koydu.
"BrowserGate" adı verilen bu olayda, LinkedIn'in tarayıcınızda yüklü olan 6 binden fazla eklentiyi ve cihazınıza dair 48 farklı donanım özelliğini gizlice raporladığı iddia ediliyor.
Tarayıcıda çalışan gizli kodlar
Fairlinked e.V. tarafından yayımlanan ve bağımsız kaynaklarca doğrulanan raporlara göre, LinkedIn sitesine girdiğiniz anda arka planda devasa bir JavaScript kodu çalışmaya başlıyor. "Spectroscopy" adı verilen bu sistem, sadece hangi eklentileri kullandığınızı değil; işlemci çekirdek sayınızdan pil durumunuza, ekran çözünürlüğünüzden ses donanımınıza kadar her şeyi kaydediyor.
İşin korkutucu yanı ise şu: Bu veriler birleştirildiğinde, çerezlerinizi (cookies) temizleseniz bile sizi internette ele veren benzersiz bir "dijital parmak izi" oluşturuluyor. Üstelik bu işlem, gizlilik politikasında açıkça belirtilmeden, tamamen sessiz sedasız yürütülüyor.
Güvenlik mi yoksa ticari casusluk mu?
LinkedIn cephesinden gelen açıklamalar, bu uygulamanın tamamen "güvenlik" ve "veri kazımayı (scraping) önleme" amaçlı olduğu yönünde. Ancak madalyonun diğer yüzü oldukça düşündürücü. Taranan 6 binden fazla eklenti arasında LinkedIn’in ticari rakipleri olan satış ve işe alım araçları da bulunuyor.
Daha da hassas olanı ise; dini inanışlar, siyasi görüşler veya nöroçeşitlilikle ilgili eklentilerin de bu tarama listesinde yer alması. Avrupa Birliği standartlarına göre "hassas veri" kategorisine giren bu bilgilerin, kullanıcının haberi olmadan analiz edilmesi hukukçuları ayağa kaldırmış durumda.
Veri savaşları ve kullanıcıların durumu
LinkedIn'in sahibi olan Microsoft’un 2026 yılındaki agresif yapay zeka hamleleri düşünüldüğünde, bu devasa veri toplama operasyonunun sadece güvenlik amaçlı olduğuna inanmak pek çok uzman için güç görünüyor. 2024 yılında veri ihlalleri nedeniyle 310 milyon avro ceza alan şirketin, bu yeni "BrowserGate" kriziyle başının bir kez daha ağrıyacağı kesin.
Şu an için bu gizli takibi durdurmanın kullanıcı tarafında net bir "kapatma düğmesi" bulunmuyor. Uzmanlar, bu tür agresif takip yöntemlerine karşı daha şeffaf bir dijital düzenleme beklerken, kullanıcıların tarayıcı alışkanlıklarını gözden geçirmeleri gerektiğini vurguluyor.
LinkedIn bu iddialara "Hatalı çıkarımlar" dese de, tarayıcınızın arka planında dönen 6 bin soruluk dev anket, dijital mahremiyetin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
