Van İl Seçim Kurulu,  31 Mart yerel seçimlerinde seçilme hakkı geri alınan DEM Parti Belediye Başkan adayı Abdullah Zeydan'ın yerine 130 bin oy farkıyla kaybeden AK Parti adayı Abdulahat Arvasbelediye başkanı olarak belirledi. DEM Parti Van'da 14 ilçenin tamamını kazanmış ve bir ilke imza atmıştı.

1Cw9UUkUJEe90PKkLllBIg

Maden faciası komisyonunun ilk toplantısı yapıldı: Başkanlığı AK Parti'li isim kazandı Maden faciası komisyonunun ilk toplantısı yapıldı: Başkanlığı AK Parti'li isim kazandı

DEM Parti, Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkan adayı Abdullah Zeydan'ın memnu hakkının Adalet Bakanlığı tarafından mesai bitimine 5 dakika kala yapılan itiraz üzerine geri alındığını açıkladı.

Van İl Seçim Kurulu, AK Parti Van Belediye Başkan Adayı Abdullah Arvas'ın talebi ile yaptığı incelemeyi tamamladı. Zeydan'ın seçilme yeterliliği olmadığına hükmetti. Kurul, mazbatanın en çok oy alan ikinci sıradaki aday Arvas'a verilmesine karar verdi.

"SON VERİLEN KARAR YOK HÜKMÜNDEDİR" 

Zeydan'ın avukatı Mahsuni Karaman ise, böylesi bir durumun Cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu vurgulayarak, "Son verilen karar yok hükmündedir. Zeydan’ın bugün mazbatasını alması gerekiyor, vermemeleri halinde gerekli hukuki süreci başlatacağız. Şimdiden hazırlıklarımızı yaptık. Fakat bütün bunlar önceden kurguladığını gösteriyor. Diğer tüm DEM Belediye eş başkan ve meclis üyeleri içinde önümüzdeki süreçte kurgulanmış bulanların devreye girmesi ihtimali var" diye konuştu.

"BU KEYFİ VE HUKUKSUZ UYGULAMAYA KARŞI DURULMALI"

Diyarbakır eski Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar ise şu ifadeleri kullandı:

"Abdullah Zeydan ile ilgili olarak Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 04.04.2023 tarihinde verilen ek karar ile memnu (yasaklanmış) hakların iadesine karar verildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığından kesinleştiği; yasanın öngördüğü kanun yolunun temyiz kanun yolu olduğu ve bu husus kararda açıkça gösterilmesine karşın 29.03.2024 tarihinde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün yazısı gerekçe gösterilerek yasal olarak öngörülmeyen biçimde önceki kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Temyiz yolu açık olduğundan bu keyfi karar kesinleşmemiştir. Bu nedenle uygulanamazdır. Bu keyfi ve hukuksuz uygulamaya karşı durmak öncelikle tüm hukukçuların görevidir."