Enerji İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mahmud Altunsoy, kaleme aldığı “Tepkisizlik” başlıklı yazısında, toplumda giderek yaygınlaştığı gözlenen duyarsızlık ve tepkisizlik halinin nedenlerine dikkat çekti.
Altunsoy, psikolojide tepkisiz kalmanın “donma tepkisi”(freeze), apati (duygusal ilgisizlik) ve öğrenilmiş çaresizlik” gibi kavramlarla açıklandığını belirterek, bunun insan beyninin aşırı stres, travma veya yoğun baskı karşısında kendisini korumak ve enerjisini muhafaza etmek amacıyla geliştirdiği doğal bir savunma mekanizması olduğunu vurguladı.
Son 50 yıldaki gelişmeler toplum psikolojisini etkiledi
Toplumun son yarım asırda birçok sarsıcı olayla karşı karşıya kaldığını belirten Altunsoy, askeri darbeler, ekonomik buhranlar, yüksek enflasyon, geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısının bireyler üzerinde derin etkiler bıraktığını kaydetti. Terör olayları ile kentlerde ve zaman zaman kırsal bölgelerde yaşanan suç olaylarının güvenlik endişesini artırdığını ifade eden Altunsoy, hızlı ve kontrolsüz göçün de insanları plansız şehirleşmenin ortaya çıkardığı, insan doğasına uygun olmayan yaşam alanlarına yönelttiğini dile getirdi.
Eğitim sisteminde ahlaki ve insani değerlerin geri planda kaldığını belirten Altunsoy, sınav odaklı anlayışın çocuklar ve gençler üzerinde yoğun stres oluşturduğunu söyledi. Milli ve manevi değerlerin yeni nesillere yeterince aktarılamadığını ifade eden Altunsoy, eğitim süreçlerinde aile ve devletin yönlendirici rolünün zayıfladığını, bu boşluğun ise çoğu zaman sosyal medya tarafından doldurulduğunu kaydetti.
Altunsoy, olumsuz olayların sürekli tekrar etmesi nedeniyle zamanla sıradanlaştığını ve toplum tarafından kanıksandığını belirterek, tüm bu süreçlerin bir araya geldiğinde toplum psikolojisinin kendisini koruyabilmek adına çoğu zaman “tepkisiz kalmayı” tercih ettiğini ifade etti.
‘Sorunun kaynağı doğru tespit edilmeli’
Yazısında çözüm arayışına da değinen Altunsoy, toplumsal sorunların çözümünde ilk adımın problemin kaynağını doğru tespit etmek olduğunu belirtti. Matematikte bir problemi çözebilmenin ön koşulunun problemi doğru anlamak olduğunu hatırlatan Altunsoy, toplumsal meselelerde de aynı yaklaşımın geçerli olduğunu kaydetti.
Altunsoy, “Önce sorunun kaynağını doğru teşhis etmek gerekir. Çünkü anlamak, çözmenin yarısıdır” ifadelerini kullandı.
