Bilimsel literatürde “olumlama” kavramı, gündelik kullanımda düşünüldüğü kadar tek boyutlu değil. Çalışmalar iki farklı yaklaşımı ele alıyor.
olumlamada 2 farklı yaklaşım ele alınıyor
İlk yaklaşım, kişinin kendisi hakkında doğrudan ve güçlü pozitif ifadeler kullanmasıdır. “Çok başarılıyım” ya da “Kendimle gurur duyuyorum” gibi cümleler bu gruba girer.
İkinci yaklaşım ise psikolojide daha kapsamlı biçimde incelenen öz-onaylama (self-affirmation) yöntemidir. Bu yöntemde birey, kendi temel değerlerini hatırlatır. Örneğin “Dürüstlük benim için vazgeçilmezdir” ya da “Ailem hayatımın merkezinde yer alır” gibi ifadeler kullanılır. Amaç, kişinin tehdit altında hissettiği anlarda benlik bütünlüğünü korumasına yardımcı olmaktır.
pozitif ifadeler her zaman beklenen etkiyi yaratmıyor
Deneysel çalışmalar, güçlü ve iddialı pozitif benlik ifadelerinin her zaman beklenen etkiyi yaratmadığını gösteriyor. Özellikle benlik saygısı düşük bireylerde bu tür cümlelerin kısa vadede daha olumsuz duygulara yol açabildiği saptanmış durumda.
Araştırmacılar bu durumu, söylenen ifade ile kişinin içsel inancı arasındaki tutarsızlıkla açıklıyor. Zihin, gerçekçi bulmadığı bir cümleye karşı direnç geliştirdiğinde içsel çatışma artabiliyor. Bu da motivasyon yerine hayal kırıklığı ve huzursuzluk yaratabiliyor. Bununla birlikte bazı kişilerde bu ifadelerin nötr ya da sınırlı ölçüde olumlu etkiler oluşturabildiği de belirtiliyor.

öz onaylama temelli uygulamalar daha istikrarlı sonuç veriyor
Araştırmalarda daha istikrarlı sonuçlar veren yaklaşımın öz-onaylama temelli uygulamalar olduğu görülüyor. Bu yöntemde birey, zorlayıcı durumlarda kendi temel değerlerine odaklanarak psikolojik dengesini korumaya çalışıyor. Çeşitli çalışmalar, bu uygulamanın savunmacı tepkileri azalttığını ve kişilerin rahatsız edici ya da zor bilgileri daha açık bir zihinle değerlendirmesine yardımcı olabildiğini ortaya koyuyor. Nörobilim araştırmaları da öz-onaylama sırasında beynin benlik ve değerle ilişkili bölgelerinde anlamlı hareketlilik olduğunu gösteriyor.
Eğitim ve sağlık alanındaki uygulamalarda ise bu yöntemin bazı gruplarda stres seviyesini düşürdüğü, uyum süreçlerini ve karar alma becerilerini destekleyebildiği bildiriliyor. Ancak uzmanlar, bu etkilerin genellikle sınırlı ve bağlama bağlı olduğunu özellikle vurguluyor.
olumlama cümleleri tek başına yeterli değil
Bilimsel bulgular, bazı koşullarda olumlama ifadelerinin yarardan çok zarar getirebileceğini işaret ediyor. Gerçekçi olmayan ve kişinin mevcut deneyimiyle örtüşmeyen cümleler içsel gerilimi artırabiliyor. Ayrıca bu ifadelerin sorunları bastırmak ya da görmezden gelmek amacıyla kullanılması, kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede psikolojik yükü büyütebiliyor.
Uzmanlara göre olumlama cümleleri, tek başına bir çözüm yöntemi değil; daha çok bireyin yaşadığı güçlüklerle baş etme kapasitesini destekleyen yardımcı bir araç olarak değerlendirilmeli.
Kaynak: Onedio
