Olay, 11 Eylül 2025 tarihinde Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'nde meydana geldi. 33 yaşındaki Hızır Çelik, boşandığı eşi Hanım Biçer'i (30) ikametinde eşarpla boğduğu ve yüzüne yastık bastırdığı iddiasıyla gözaltına alınmasının ardından tutuklanmıştı. Sanık, "kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme" ile "hırsızlık" suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı.
Sanığın mahkemedeki savunması: Öldüğünü anladım
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada savunma yapan sanık Hızır Çelik, cinayetin planlı olmadığını iddia etti. Olay anında kendisini kaybettiğini belirten Çelik, maktulün yüzünü görmemek için üzerine yastık kapattığını ve hareketsiz kaldığında öldüğünü anladığını ifade etti. Sanık, olay sonrası maktule ait cep telefonunu içindeki verileri silmek amacıyla aldığını, şifresini açamayınca kırıp dereye attığını ve bir süre intihar etmeyi düşündükten sonra teslim olduğunu belirtti.
Maktul yakınlarının 'planlı cinayet' iddiası
Maktulün ağabeyi Resul Biçer, sanığın savunmalarının aksine cinayetin aylar öncesinden planlandığını ileri sürdü. Kardeşinin sanık tarafından sürekli takip edildiğini ve tehditlere maruz kaldığını belirten Biçer, zanlının daha önce kendisine "kızı yukarıdan atacaktım" şeklinde beyanda bulunduğunu iddia etti. Olay günü kardeşinin, sanık tarafından "çocukların velayetini vereceğim" vaadiyle görüşmeye çağrıldığı ve evdeki dolapta çocuklar için hazırlanan yiyeceklerin bulunduğu mahkeme kayıtlarına geçti.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın maktulü eşarp ile boğduğu ve maktule ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı detaylandırıldı. Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının savunmalarının ardından eksik hususların giderilmesi ve kayıtların çözümü için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Kaynak: İHA
