Eski Fenerbahçe Başkanı ve son yapılan kongrede aday olan Aziz Yıldırım, 3 Temmuz 2011 süreci hakkında açıklamalarda bulundu. 

Fenerbahce Eski Baskani Aziz Yildirimdan Aciklama Ali Koca Kongre Cagrisi Lahj

"Bugün 3 Temmuz ruhuna her zamankinden daha fazla sarılma zamanıdır" başlığıyla yayınlanan ve Aziz Yıldırım ile dava arkadaşları imzası atılan açıklamada şöyle denildi:

"Sevgili Fenerbahçeliler,

Özelde Fenerbahçe'yi topyekun ele geçirerek yönetmek, büyük camialar arasında onarılmaz fay hatları yaratarak sürekli bir çatışma ortamı oluşturmak ve genelde ise emperyal güçlerin ülkemizi de içine alan işgal alanını genişletmeyi amaçlayan alçak terör örgütü FETÖ'nün, SARI LACİVERT DUVAR'a çarpmasının ve ilk kez geri çekilmek zorunda kalmasının üzerinden tam 13 yıl geçti.

Merih Demiral, Türkiye'ye dönüyor! İşte yeni takımı Merih Demiral, Türkiye'ye dönüyor! İşte yeni takımı

13 yıl önce, bugün, sabah saatlerinde, aynı sezonda 5 branşta şampiyon olmanın verdiği gurur ve onurla uyanıp, Sapanca'da mücadele eden kürek takımımızın yarışlarını izlemeye gitmek için hazırlandığımız sıralarda, FETÖ'nün aparatı olan yargı mensuplarının talimatları ile yönlendirilen FETÖCÜ polisler tarafından, düzmece birçok iddia gerekçe gösterilerek evlerimizde göz altına alındık.

"ELİ KANLI TERÖR ÖRGÜTÜ"

Bu sürece dair çok şey yazıldı çizildi, hakkımızda yargısız infazlar yapıldı. Masum olduğumuzu bizler ilk günden beri biliyorduk, söylüyorduk. Camiamız da bize inanıyordu ve dimdik arkamızdaydı, haklıydık ve içimiz rahattı. Tutuklu iken taraftarlarımız en güzel Babalar Günü'nü, yılbaşını, bayram kutlamalarını bizlere yaşattı. Televizyon ekranlarından kahraman kadınlarımızın 55 bin kişi ile bir dünya rekoru kırdığı tarihimizin en güzel futbol müsabakasını gözlerimiz yaşlı izledik. En güzel mektupları aldık, en vefalı ziyaretçiler de bize kısmet oldu. Bütün bunlarla birlikte FETÖ bizi içeride de rahat bırakmadı. Kirli pazarlık yöntemleri ile orada da bizleri baskı altında tutmaya çalıştı. Karalama, itibarsızlaştırma furyası sür git devam etti. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerini şiar edinerek, FETÖ'nün Fenerbahçe'yi ve neticede Türkiye Cumhuriyeti'ni ele geçirmek üzere yapmış olduğu ahlaksız akıl oyunlarını tek tek bertaraf ettik. Bizler ve camiamız , eğer Atatürk'ün bizlere emanet ettiği kutsal mirasına sahip çıkamasaydık, vazgeçseydik, belki o gün yaşanan o sıkıntıları çekmezdik. Ama bugün bambaşka bir Türkiye'de, bambaşka bir Fenerbahçe'yi izliyor olurduk. Bizler ve sizler, ödediğimiz maddi ve manevi büyük bedelleri, FETÖ gibi eli kanlı bir örgütün, Fenerbahçe'yi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ele geçirmemesi için, çocuklarımızın karanlık bir dünyada yaşamaya mahkum kalıp, üzülmemesi için ödedik.

"FETÖ TEHLİKESİ SÜRÜYOR"

Bugün gelinen noktada, üzülerek söylemeliyim ki, FETÖ tehlikesi her zamankinden daha fazla ve farklı formlarda devam ediyor. Örgüt mensupları, Türkiye'de, her kurumun içerisinde, farklı maskelerle faaliyetlerini sürdürüyor. Gelinen noktada, 3 Temmuz Kumpasının üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen hain terör örgütünün bu denli güçlü kalabilmesi son derece üzücü ve düşündürücüdür. Bu tehdit devam ettiği sürece Fenerbahçe'miz için yapmış olduğumuz mücadele kararlıkla sürmeli, hiçbir şey uğruna, hiç kimse için bu mücadeleden vazgeçilmemelidir. Tüm camiamızın sürekli olarak sorgulaması elzem olan husus şudur: Bizler 3 Temmuz'da neden hapis yattık? Neden 1 yıl boyunca 4 duvar arasında, özgürlüğümüzden, ailelerimizden mahrum kaldık? Neden kulübümüz, yıllarca hak etmediği muamelelere maruz kaldı? Neden maddi ve manevi kayıplar verdik? Neden çocuklarımız Fenerbahçe için göz yaşı döktüler? Neden bu karanlık yapı bugün de karşımızda durup rövanş alma peşinde koşmaktadır?

"FENERBAHÇE'Yİ ÇOK SEVİYORUM"

Bu soruları soruyorum çünkü büyük bir tehlikenin gelmekte olduğunu görüyorum. Çünkü, dönemin aktörlerini, onların PR'cılarını ve onları aklayanları camiamızın içinde dahi görmeye başladım. Bu soruları soruyorum çünkü ben Fenerbahçe'yi çok seviyorum…

Buradan açıkça ifade etmek isterim ki, 3 Temmuz bitmedi. Rövanş almanın peşindeler. Bunu zamanla herkes görecek, anlayacak. Bizlere düşen, 3 Temmuz'daki duruşumuzdan asla taviz vermeden, zararların tazmini konusunda yolumuza ve mücadelemize kararlılıkla devam etmektir. Bizlere ve kulübümüze bu acıları yaşatanlara, geçmişi unutarak, merhamet etme, affetme, o yapıya bulaşmış olanları hiçbir şey olmamış gibi aramıza alma lüksümüz yoktur. Birliğimizin ve beraberliğimizin her daim 3 Temmuz ruhu ile sürmesi bunun için çok önemlidir. Bir ve beraber olduğumuz müddetçe bizi yenecek güç yoktur. Bu noktada, 13 yıl önce başlayan kutsal mücadelemizde bizleri asla yalnız bırakmayan, bizler ve kulüpleri için varını yoğunu veren, sarı-lacivert duvarı ören şanlı taraftarlarımıza tekrar teşekkür eder, saygı ve sevgilerimi sunarım.

Aziz Yıldırım ve Dava Arkadaşları

Editör: Ali Çetin