Dünya'dan yaklaşık 49 bin ışık yılı uzaklıkta yer alan VT J1906+0849 adlı kozmik kaynak, ilk defa 2017 yılında Very Large Array Sky Survey verilerinde tespit edilmişti. Bölgedeki en parlak geçici radyo kaynaklarından biri olarak dikkat çeken bu yapı, astronomların uzun süredir üzerinde çalıştığı en gizemli nesneler arasında bulunuyor.
Eski gözlem kayıtlarını inceleyen uzmanlar, nesnenin 1996 yılında fark edilebilir bir radyo sinyali yaymadığını, 2005 itibarıyla parlamaya başladığını ve 2014 yılında zirve noktasına ulaştığını saptadı. Sonraki yıllarda parlaklığı azalan bu cismin yeniden güç kazanması, arkasındaki mekanizmanın sıradan bir kozmik olaydan çok daha karmaşık olduğunu gösterdi.
Radyo sinyalinin frekansı sürekli değişiyor
VT J1906+0849 nesnesini olağandışı kılan temel unsurlardan biri, radyo yayılımının en güçlü olduğu frekansın zaman içerisinde büyük dalgalanmalar göstermesi oldu. Uzmanların aktardığı ölçümlere göre, kaynağın radyo emisyonunun zirve yaptığı frekans 2019 yılında 1,9 gigahertz seviyesindeyken, 2024'te 0,8 gigahertz değerine geriledi ve 2026'da tekrar 2,2 gigahertz seviyesine tırmandı.
Normal şartlar altında, genişleyen bir madde bulutundan yayılan senkrotron ışımasında tepe frekansının zamanla daha düşük değerlere düşmesi bekleniyor. Ancak bu nesnede söz konusu davranışı doğrulayacak net bir genişleme gözlemlenmedi. Frekansın önce keskin şekilde düşüp ardından yeniden yükselmesi, bilim insanlarının elindeki mevcut teorileri gözden geçirmesine yol açtı.
Gizemin arkasında kara delik mi var?
Uzmanlar, bu olağandışı radyo kaynağının gerçek doğasını aydınlatmak adına çeşitli senaryoları değerlendiriyor. İhtimallerden biri, güçlü parçacık akımları ve manyetik alanlar üreten bir pulsarın etrafında gerçekleşen süreçler olarak öne çıkıyor. Fakat radyo sinyalindeki düzensiz değişimler, bu teorinin geçerliliğini zayıflatıyor.
Öne çıkan bir diğer güçlü senaryoya göre VT J1906+0849, bir ikili yıldız sisteminde konumlanan ve eşinden madde çeken bir kara delik ya da nötron yıldızı olabilir. Bu tarz sistemlerde yoğun kütleçekimin etkisiyle yüksek enerjili süreçler tetiklenebiliyor. Buna karşın, araştırmacıların önünde duran en büyük soru işareti, normalde görülmesi beklenen güçlü X ışınlarının neden saptanamadığı oluyor.
NASA'nın Swift teleskobu neden X işini bulamadı?
Olası kara delik veya nötron yıldızı teorisinin önündeki en büyük engel, NASA'nın Swift teleskobuyla gerçekleştirilen taramalarda beklenen güçlü X işini sinyallerinin elde edilememesi olarak göze çarpıyor. Araştırmacılar, yoğun gaz akımlarının bu radyasyonu perdeleyebileceğini düşünüyor.
Bu ihtimal, Dünya'dan yaklaşık 18 bin ışık yılı mesafede bulunan SS 433 isimli mikrokuasarın hareketleriyle kıyaslanıyor. Söz konusu sistemde güçlü madde akışları ve jetler gözlemleniyor. VT J1906+0849 etrafında da benzer mekanizmaların işleyişi halinde, X ışınlarının yoğun gaz tabakası tarafından soğurulması veya gizlenmesi olası görülüyor.
Samanyolu'nun gizli nesneleri gün yüzüne çıkıyor
VT J1906+0849 nesnesinin tam olarak neyi temsil ettiği henüz netlik kazanmış değil. Kara delik, nötron yıldızı veya farklı astrofiziksel süreç ihtimalleri üzerinde yürütülen araştırmalar titizlikle devam ediyor.
Buna rağmen bu keşif, gökyüzünü geniş açıyla tarayan modern radyo teleskoplarının farklı dalga boylarında kolayca fark edilemeyen gizli kozmik nesneleri ortaya çıkarabileceğini kanıtlıyor. Bilim insanları için asıl hedef, yalnızca bu kaynağın ne olduğunu bulmak değil; aynı zamanda parlaklık ve frekansının neden bu kadar alışılmadık biçimde değiştiğini anlamak.
(Kaynak ve Görsel: A Haber)
