Tarihi 1891 yılına uzanan ve ilk olarak Ameliye ve Nazari Hüdavendigar Abdülhamid Han Tarım Lisesi adıyla faaliyete başlayan köklü kurum, günümüzde Hamidiye Tarım Lisesi adıyla ziraat alanında öncü bireyler yetiştirmeyi sürdürüyor.
Geçmişte ziraat meslek lisesi gibi farklı isimlerle de anılan okul, tarım, ipek böcekçiliği, arıcılık ve seracılık gibi köklerine bağlı kalarak güncel ihtiyaçlara göre kendini sürekli yeniliyor.
Bugün geniş bir yelpazede eğitim sunan bu köklü kurumda; tarım, yiyecek içecek hizmetleri, laboratuvar hizmetleri, hayvan yetiştiriciliği ve sağlığı ile gıda teknolojileri alanlarında nitelikli nesiller yetiştiriliyor.
Gençler, okulun 300 dönümü ekilebilir arazi olmak üzere toplam 430 dönümlük kampüsünde toprağa dokunarak üretim süreçlerini bizzat deneyimliyor.
Tarladan Tabağa Uzanan Üretim Zinciri
Okulun geniş arazilerinde hasadı yapılan organik mahsuller, laboratuvarlarda işlenerek zeytinyağı, sirke, sabun, meyve kurusu ve reçel gibi katma değerli ürünlere dönüştürülüyor.
Bu ürünler daha sonra yerel marketlerde tüketicilerin beğenisine sunulurken, yiyecek içecek hizmetleri öğrencileri ise tarladan tabağa konseptiyle hazırladıkları lezzetleri okulun restoranında konuklara ikram ediyor.
Bu eğitim öğretim yılında 58 öğretmen ve 15 usta öğretici eşliğinde toplam 620 öğrencinin eğitim gördüğü okulda, geçmişten bugüne tarım teknolojisinde kullanılan tarihi ekipmanların sergilendiği bir Tarım Müzesi de yer alıyor. Müze içerisinde eski öğrenci belgeleri, diplomalar, tarihi zirai aletler ve nostaljik traktörler titizlikle muhafaza ediliyor.
Teorik Bilgi Uygulamayla Harmanlanıyor
Okulun Teknik Müdür Yardımcısı Nevin Günlemeç Kurutaş, kurumun kuruluş felsefesi ile bugünkü hedeflerinin birebir örtüştüğünü dile getirdi.
Teorik bilgileri pratik saha çalışmalarıyla birleştirerek nitelikli ziraat eğitimini amaçladıklarını belirten Kurutaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Biz, eğitimi ve üretimi bir arada yürütmeye gayret ediyoruz. Tarım, hayvan sağlığı, gıda, laboratuvar ve yiyecek içecek şeklinde 5 alanımız bulunuyor.
Bunlardaki hedef, birbiriyle koordineli şekilde eğitim öğretimle üretim faaliyetlerini gerçekleştirmek.'
Sürdürülebilir tarım uygulamalarına büyük önem verdiklerini vurgulayan Kurutaş, öğrencilerin doğaya ve çevreye duyarlı bireyler olarak yetiştiğini belirtti.
Okulun şehrin merkezinde bulunmasının ve 430 dönümlük yeşil alanın bölge halkı için büyük bir avantaj olduğuna dikkati çeken Kurutaş, çevredeki vatandaşların süt, yumurta, domates, biber ve fide gibi taze ihtiyaçlarını doğrudan buradan temin edebildiğini sözlerine ekledi.
Mezinların Gönlünde Yaşayan Tarih
Kurumun 1975 yılı ziraat teknisyeni mezunlarından 68 yaşındaki Nurettin Eşiyok, okula her adım attığında ilk günkü heyecanı yeniden hissettiğini dile getirdi. Mezuniyetinin ardından akademik kariyerine devam ederek Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olan ve uzun yıllar okul müdürlüğü yapan Eşiyok, şu ifadeleri kullandı:
'Bahçeye girişte hemen sağ tarafımızda ıhlamurlar vardı, onlar halen duruyor.
Onun kokusuyla girdik bu okula. Okul o kadar etkileyici ki ben bu okulda okurum demiştim. Şimdi geldiğimde ben bu okulda okudum, ağaçlar ne kadar büyümüş diyorum. Diktiğim ağacı gördüm, ben bu ağacı dikmiştim yıllar önce dedim. Onun altına gelip o anı yaşamak güzel bir şey.'
Eşiyok, emeklilik sonrasında diğer mezunlarla bir araya gelerek Bursa Ziraat Meslek Lisesi Mezunlar Derneğini kurduklarını ve dernek başkanı olarak eski öğrencileri aynı çatı altında buluşturmak için gayret gösterdiklerini belirtti.
