AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MYK Toplantısı sonrası gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik'in konuşmasında Yunanistan'ın Türk jetlerine tacizi öne çıkarken iç siyasetle ilgili değerlendirmeleri de dikkat çekti.

Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Toplantıya gelirken TFF'ye saldırı haberi vardı. Sayın Elçi'yle görüştüm. Olay yeni gelişmiş. Bunun tabi emniyet tüm detaylarıyla ortaya çıkartacaktır. Sayın başkana ve TFF'ye geçmiş olsun mesajlarımızı iletiyoruz.

Diyarbakır Anneleri'ne selamlarımızı iletiyoruz. Bugün bin 95'inci gününe girdi. Demokrasimizi hedef alan bu terörist organizasyonlarla dünyada en güçlü mücadeleyi veren ülkeyiz. Terörü bitirmek için başka terör örgütüne destek verenlerin yüzü utansın.

TAHIL KORİDORU

Tahıl Koridoru anlaşması savaşın başından beri dünyanın gıda kriziyle karşı karşıya kalmaması için atılmış en önemli adımdır. MSB, organizasyonu takip etmektedir. Guterres, Zelenski ve Putin bu anlaşmadan dolayı Cumhurbaşkanımıza teşekkür ettiler. Dünyadan da birçok tebrik mesajı gelmiştir.

YUNANİSTAN'IN TACİZLERİNE TEPKİ

Uçaklarımıza S-300 vasıtasıyla radar kilitlemesi yapılması, NATO'da düşmanca hareket olarak nitelendirilir. Yunanistan, NATO angajman kurallarına göre düşmanca tutumla TSK'ya dönük olarak yaklaşım sergilemektedir. Bu TSK açısından hiçbir şey ifade etmez. TSK'nın büyüklüğü, gücü karşısında yaptıkları radar kilitlemesinin hiçbir anlamı yoktur. Yunanistan açısından mesele şununla ilgilidir: Ege'de ya da Akdeniz'de herhangi bir şekilde arama yapacakları zaman başka ülkeleri yanında bayrak göstermek için çağıran bir acziyet var.

Türkiye ile barış içinde bu süreci idare etmek varken başka ülkede şikayet eden bir üslup var. Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunlar masada çözülebilir fakat masadan sürekli kaçan Yunan tarafıdır. Türkiye büyük bir diplomasi devletidir. Bu mesele radar kilitlemesiyle çözülecek bir durum değildir. Türk diplomasi ve geleneğinin çözüm kapasitesi yüksektir ve çözümleri vardır. Ama çözüm olmadığı için bu duruma getirdiler.

Yunan makamlarına sağduyulu davranmalarını, tehdit, taciz ya da it dalaşı, bu hareketlerden uzak durmalarını. Türk uçaklarına karşı sanki Yunan hava sahasında uçuyormuş gibi yalan değerlendirme yapmalarından kaçınmaları gerekiyor. Deprem olur yanlarında Türkiye olur. Ekonomik kriz olur yanlarında Türkiye olur. Masanın korunması gerekir. Yunanistan'ın da tacizlerden uzak durması gerekir.

"MACRON'UN TÜRKİYE'YE YÖNELİK SÖZLERİ SİYASİ AÇIDAN AHLAKİ DEĞİLDİR"

Macron'un neredeyse bütün dış politikalarını Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden götürdüğünü görüyoruz. Türkiye'ye yönelik sözleri hiçbir şekilde siyasi açıdan ahlaki değildir. Macron göreve geldiğinden beri Cumhurbaşkanımıza diyalogu artırmak gerektirdiğinden bahsediyor. Ama dışarıya bir yere gittiğinde Türkiye karşıtı söylemlerde bulunuyor. Tamamen zıt bir tutum var. Bütün enerjisini Türkiye karşıtlığına uygulatması doğru değildir. Defalarca söylemişizdir. Afrika'daki varlığımız kimseye değildir.

AHMET ŞIK SÖZLERİNE TEPKİ: "EN FAŞİST YAKLAŞIM"

Türkiye'nin en büyük siyasi partisine 'Örgüt muamelesi yapacağız' demek, dünyanın en faşist yaklaşımıdır. Başka zaman da çıkıp diyorlar ki, "Demokrasi getireceğiz, Türkiye'nin önünü açacağız." Bir bakıyorsunuz tehditle başlıyorlar. Savcıların, yargının yerine kendini koyup ne hüküm vereceğiz diyorlar. Bunlar PKK'ya FETÖ'ye bu sözleri söyleyemiyorlar. AK Parti'ye söylüyorlar.

Buradaki mesele şudur: Bu tüm siyaset kurumunu hedef alan bir zihniyettir. Bugün birine söyler, yarın bir başkasına söyler. Tarihin gördüğü en acı diktatöryayı kurana kadar bütün güçleri aforoz eder. Bahsettiğiniz milletvekilinin söylediği her şey yanlış çıktı. Ki bu bahsettiği bir kişiyi çağırmışız, Bolu'dan gelmiş şu olmuş falan. Bu arkadaş fazla dizi izliyor galiba. Bunun bir gerçeklikle ilişkisi yoktur. Olsa zaten söyleriz. Biz şeffaf bir partiyiz.

PERİNÇEK'İN SÖZLERİ: "BU HADDİNİ BİLMEZLİKTİR"

Bu baştan aşağı yanlış bir söz. Bir siyasi partinin kendisini Hz. Peygamberin tebliğiyle mukayese etmesi kadar akıl dışı olamaz. Bu haddini bilmezliktir. Herhangi birisinin siyasi alanla dini alanı bir mukayese alanı olarak yan yana getirilmesi mantık dışıdır. Böyle bir şey asla kabul edilemez.

Uzman çavuşlar kadro istiyor! Uzman çavuşlara kadro verilecek mi? Uzman çavuşlar kadro istiyor! Uzman çavuşlara kadro verilecek mi?

KILIÇDAROĞLU'NUN KHK AÇIKLAMASI

Kılıçdaroğlu, gece saat 22:00'de gençlere ve belli toplumsal kesimlere sesleniyor. Hukuka vurgu yapıyor sık sık. Bir meseleyi nasıl çözeceksiniz dediğinizde hemen hukuk dışına çıkıyor. 'Ben geleceğim zaman serbest bırakacağım demek' doğrudan siyasetin hukuka müdahale etmesi demektir. Tek tek tüm dosyaları biliyor mu? Nasıl bir bilgiye sahipsiniz. O zaman önümüze şöyle bir konu geliyor. Siz bir yerde bir haksızlık varken tabi ki üstüne gitmek gerekir. Fakat burada cari açık vardır. FETÖ ile Türkiye nasıl mücadele edecektir. Ülke bir siyasi tarihimizin tehditlerinden birini atlatmıştır. Kendi partinden bir kişi seçilmiş Cumhurbaşkanı'nı seçilse de seçilmese de göndereceğinden bahsedecek sen de susacaksın.

NATO'NUN 30 AĞUSTOS PAYLAŞIMINI SİLMESİ

MSB, bu konudaki rahatsızlığımızı NATO makamlarına iletti. Onlar bir değerlendirme yapıp sonucu vereceklerdi. Bunu 1-2 dakika önce gelen bilgiye göre tekrar yayınlamışlar. MSB'nin mesajı NATO tarafından değerlendirilip gereği yerine getirilmiştir. Daha önce de bu olmuştu NATO'da tatbikat vesilesiyle Türkiye'yi hedef alan bir şey. O zaman da gereği yapılmıştır. Fakat NATO'nun bu konularda daha dikkatli olması beklentimizdir.

KILIÇDAROĞLU'NUN TEKNOFEST ZİYARETİ

Ben TEKNOFEST'te yapılan siyaseti olumlu karşılıyorum. Buna hepimizin sahiplenmesi lazım. Burada Selçuk Bey'in yaptığı da bu. Gençler gelsinler bunlara dokunsunlar, bizlerin de yapabildiğini görsünler. Tüm bunlara siyasi partilerin sahip çıkması önemli bir şey. T3 Vakfı'nı bilmemesi gibi eksiler var ama her halükarda bunlar milli kazanımdır.

İHA, SİHA bunlar dünyada artık savaş stratejilerini değiştiren unsurlar haline gelmiştir. Bu milli savunmamız, güvenliğimiz açısında stratejik kazanımlardır. Selçuk Bey, "Bunu engellemeye yönelik bir takım taşların döşendiğine yönelik." dedi. Türkiye çeşitli projelerde önü engellenmiş kısır döngüyü kırmış, dünya standartlarının ötesinde gıpta edilen bir konuma gelmiştir."