TBMM'de düzenlediği basın toplantısında konuşan Başarır, ilk olarak Sinan Ateş cinayeti davasına ilişkin açıklamalrda bulundu. 

Başarır'ın konuşmalarından öne çıkan satır başları şöyle: 

Bakan Tunç'tan Kerem Kınık'ın kızının ölümlü kazasıyla ilgili açıklama Bakan Tunç'tan Kerem Kınık'ın kızının ölümlü kazasıyla ilgili açıklama

"Öncelikle şunu söyleyeyim; Sinan Ateş'in eşi ve çocukları mahkeme salonuna çelik yelek giyerek gelmek zorunda kaldılar. Bu, ülkenin geldiği noktayı gösteriyor. Bu, bir utanç meselesidir. Davada konuşulanlar, ifadeler, sanıkların ifadelerine baktığımız zaman dava sıradan bir cinayet gibi mahkemeye, Türkiye'ye anlatılmak isteniyor. Oysa herkes biliyor ki bu, siyasi BİR cinayet. Biz bu davada tetikçilerin değil, arka plandaki siyasetçilerin ve faillerin yargılanmasını, cezalandırılmasını istiyoruz. Onların ortaya çıkmasını istiyoruz."

"ÇAĞRI YAPIYORUM; GEL BENİM EVİM BURADA BOŞ"

"Kimse kusura bakmasın, sert konuşacağım. Utanmaz adam. 17 bin 2 lirayla gel bakalım, bir ay yaşayabilir misin? Bu ülkede çarşıya, pazara gidiyor musun? Ev kirasını biliyor musun? Daha yeni elektrik faturasına yüzde 38 ve yüzde 30 zam geldi. Enflasyon oranlarını biliyor musun? Asgari ücret yüksek; düşür o zaman. Çağrı yapıyoruz, gelin bu temmuzda emekliye ve işçiye açlık sınırı üzerinde zam yapalım. Bu insanlar temmuzu, ağustosu, yazı, ocağa kadar ayları sefalet içerisinde geçirmesin. Pişkince bu ülkenin bakanı çıkıyor, 'asgari ücret yüksek' diyor. Utanç vericidir. 85 milyona havale ediyorum. Çağrı yapıyorum; gel benim evim burada boş. 1 ay boyunca sana 17 bin 2 lira vereceğim, geçin bakalım. Tek başına geçinebiliyor musun? Bu bir utanmazlıktır. Bu bir vicdansızlıktır. Bu bir aymazlıktır."

"CHP GRUBU OLARAK SAĞDUYUYA DAVET EDİYORUZ"

"Bu olaylardan sonra bu olaylara tepki gösteren yurttaşlarımızı, CHP grubu olarak sağduyuya davet ediyoruz. CHP grubu olarak sığınmacıların büyük bir sorun olduğunu ve bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini ve çözeceğimize de söz veriyoruz. Ama sağduyu çağrımızı yeniliyoruz. Ancak bu olaylardan sonra Suriye'nin kuzeyinde bayraklarımızın sistematik olarak bazı karanlık el ve gruplar tarafından alçakça saldırıya uğraması kabul edilemez. Kıbrıs olaylarından bugüne kadar böyle bir şeyi gördüğümüzü hatırlamıyorum. Siz kimsiniz? Bu grubu eleştirdiğimiz zaman, 'Bunları beslemeyin, Suriye'yi karıştırmayın, bunları eğitmeyin, bunlara güç vermeyin' dediğimiz zaman; bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne demişti, 'Onlar Kuvayimilliye ruhuyla toplanan gruplardır' demişti. Sayın Erdoğan, Kuvayimilliye bu ülkenin bayrağı için canını vermiştir. Senin beslediğin gruplar, benim bayrağımı yıkmıştır. Çıkıp, bunun hesabını vermelisin"

Kaynak: Haber Global