"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0503 %0.06
56,5140 %0.46
6.629,04 %1.43
4.021.082 %3.61
İşçi Haber Diyarbakır 11 yıllık diyaliz mücadelesinin ardından ikinci kez böbrek nakli oldu

11 yıllık diyaliz mücadelesinin ardından ikinci kez böbrek nakli oldu

Diyarbakır'da yaşayan 39 yaşındaki Hanifi Caner, ilk naklinin ardından böbreğinin vücudu tarafından reddedilmesi üzerine 11 yıl boyunca diyaliz tedavisi gördü. 2026 yılında Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ikinci kez kadavradan böbrek nakli yapılan Caner, yeniden sağlığına kavuşma umudu yakaladı.

KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 2 dk

Dört çocuk babası Hanifi Caner, 2012 yılında Dicle Üniversitesinde kadavradan böbrek nakli oldu. Nakledilen böbreğin üç yıl sonra vücudu tarafından reddedilmesi üzerine 2015 yılında yeniden diyaliz tedavisine başladı.

Yaklaşık 11 yıl boyunca diyalize girerek organ bekleyen Caner, 2026 yılında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ikinci kez kadavradan böbrek nakli oldu.

Son iki haftada 3 kadavradan böbrek nakli yapıldı

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Cerrahi Sorumlusu Dr. Nurettin Ay, son iki hafta içerisinde kadavradan 3 böbrek nakli gerçekleştirdiklerini açıkladı. Nakil yapılan hastalardan birinin 8 yaşında çocuk, diğer ikisinin ise 10 yıldan uzun süredir diyaliz tedavisi gören kişiler olduğunu belirten Ay, üç hastanın da sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.

Organ bağışının önemine dikkat çeken Ay, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin yakınlarına organ bağışı konusunda çağrıda bulundu. Beyin ölümünün tıbben ölüm olarak kabul edildiğini hatırlatan Ay, organların belirli bir süre kullanılabilir durumda kaldığını ve bu süreçte yapılacak bağışların organ bekleyen hastalara umut olabileceğini ifade etti.

'Organ nakli, bırakılabilecek en değerli miraslardan biri'

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı İdris Oruç, organ naklinin ameliyatla sınırlı olmadığını, sonrasında düzenli kontrollerin ve ilaç kullanımının büyük önem taşıdığını belirtti.

İlaçların düzenli ve uygun dozda kullanılmamasının organ reddine veya toksisite riskine yol açabileceğini aktaran Oruç, daha önce nakil olan hastaların da yeniden organ nakli için başvurabileceğini söyledi.

Caner'in ilk naklinin 2012 yılında yapıldığını ve üç yıl sürdüğünü belirten Oruç, hastanın 11 yıl diyaliz tedavisi gördükten sonra ikinci kez kadavradan böbrek nakli olduğunu kaydetti. Oruç, 'Organ nakli, bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli miraslardan biridir' dedi.

'Organlar toprak olacağına bir cana vesile olsun'

İkinci kez böbrek nakli olan Hanifi Caner, ilk naklinin ardından yaşadığı süreci anlattı. 2015 yılında yeniden diyalize girmeye başladığını belirten Caner, 2026 yılında gerçekleştirilen ikinci naklin ardından sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.

Organ bağışının önemine dikkat çeken Caner, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin ailelerine seslenerek, 'Organlar toprak olacağına bir fidana, bir cana vesile olsun' ifadelerini kullandı.

Organ bağışının başka ailelere de umut olabileceğini belirten Caner, kendisine nakil sürecinde destek olan sağlık çalışanlarına teşekkür etti.

Kaynak: İHA