1500 yıllık bir İncil el yazmasının kaybolan 42 sayfası, modern görüntüleme teknolojisi sayesinde yeniden okunabilir hale geldi. Bu el yazması, Orta Çağ'da bir kitabın kapağına yapıştırılmış ve 500 yıl boyunca kayıp sayılmıştı. Kurtarılan sayfalar, Yeni Ahit'in bilinen en eski bölüm listelerini içermektedir.
Kapağa Gömülen Hazine Nedir?
Megisti Lavra, Yunanistan'ın Aynaroz yarımadasında 963 yılında kurulan ve günümüzde hala faal olan en eski manastırlardan biridir. Bu manastır, yüzyıllar boyunca binlerce el yazmasının korunmasına ev sahipliği yapmıştır. Ancak, bazı el yazmaları bu süreçte kaybolmuştur. 1218 yılında Markarios adlı bir keşiş, 6. yüzyıldan kalma Codex H adlı İncil el yazmasının sayfalarını söküp bir yorum kitabının kapağına yapıştırmıştır. O tarihten bu yana, belgenin büyük bir kısmı kayıp olarak kabul edilmiştir.
Zamanla, bu sayfalar farklı ülkelerdeki koleksiyonlara dağılmıştır. Paris, Torino, Kiev, Moskova ve St. Petersburg'da bu el yazmasının parçaları bulunmaktadır. Bazı sayfalar ise üzerine yeniden yazı yazıldığı için okunamaz hale gelmiştir.
Görünmez Mürekkep İzleri Nasıl Keşfedildi?
Glasgow Üniversitesi'nden ilahiyatçı Garrick Allen ve ekibi, okunamaz sayfaları kurtarmak için multispektral görüntüleme yöntemini kullanmıştır. Bu teknik, çıplak gözle ayırt edilemeyen mürekkep izlerini ve parşömendeki kimyasal değişimleri görünür hale getirmektedir. Allen, süreci şu şekilde açıklamıştır: 'Yeni mürekkeplerdeki kimyasallar, karşı sayfalarda bir ayna etkisi yarattı. Bu izler bazen çıplak gözle zar zor seçilebiliyordu; ancak görüntüleme teknikleriyle birkaç sayfa derinliğe kadar net biçimde okunabilir hale geldi.'
Ukrayna ve Rusya'daki erişilemeyen sayfalar için ise dijital görüntüler üzerinden aynı yöntem uygulanmıştır.
42 Sayfa ve Binlerce Yıllık Boşluk
Yürütülen çalışma sonucunda 42 sayfa kurtarılmıştır. Bu sayfalar, Pavlus'un Mektupları için bilinen en eski bölüm listelerini, dönemin yazıcı notlarını ve 6. yüzyıldan kalma düzeltmeleri içermektedir. Allen, bulgunun önemini şu sözlerle özetlemiştir: 'Codex H, Hristiyan kutsal metinlerini anlamamız için son derece değerli bir kaynak. Bu miktarda yeni kanıta ulaşmış olmak muazzamdan başka bir şey değil.' Araştırma, Yeni Ahit'i Notlandırmak projesinin bir parçası olarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular, kutsal metinlerin antik çağda sabit bir biçim almadığını, çeviri ve kültürel etkileşimlerle yüzyıllar boyunca değişmeye devam ettiğini göstermektedir.
