Yüksek Mahkeme yargıçları, Maryland, Washington ve Massachusetts'teki federal mahkemelerin Trump’ın emrine karşı verdiği ihtiyati tedbir kararlarını kaldırma talebini değerlendirdi. Emrin, Anayasa’nın 14. Değişikliğini ihlal ettiği savunulurken, Trump yönetimi adına söz alan ABD Başsavcısı D. John Sauer, bu kararın “Amerikan vatandaşlığının anlamını ve değerini korumayı amaçladığını” belirtti.
Kararnamenin kapsamı ne? Hangi çocuklar etkilenebilir?
Trump, göreve geldiği ilk gün olan 20 Ocak’ta imzaladığı kararnameyle, yalnızca en az bir ebeveyni Amerikan vatandaşı ya da yasal daimi oturum izni (yeşil kart) sahibi olmayan çocuklara vatandaşlık verilmemesini talep etti. Bu, ABD'de doğan ancak ebeveynleri yasa dışı, geçici vize sahibi ya da turist olan çocukların vatandaşlıktan mahrum bırakılması anlamına geliyor.
Kararnamenin hukuki dayanağı tartışma konusu oldu
İki saatten fazla süren duruşmada muhafazakâr yargıçlar, alt mahkemelerin ülke çapında ihtiyati tedbir verme yetkisini sınırlamaya sıcak bakarken, kararnamenin hukuki temelini incelemeden karar vermeye temkinli yaklaştı. Mahkeme, Trump tarafından atanan üç yargıç da dahil olmak üzere 6-3 muhafazakâr çoğunluğa sahip.
Davacılar ise kararnamenin, ABD topraklarında doğan herkesin vatandaş sayılmasını öngören 14. Değişiklikle açıkça çeliştiğini savundu. Bu madde, 1857 tarihli Dred Scott v. Sandford kararını geçersiz kılarak, ABD'de doğan herkesin vatandaş olduğunu Anayasa’ya yazdırmıştı.
Sauer, Trump’ın direktifinin yalnızca geçici ziyaretçiler ve yasa dışı göçmenlerin çocuklarını kapsadığını, Anayasa’nın orijinal anlamına sadık kaldığını öne sürdü. Ancak Liberal Yargıç Sonia Sotomayor, bu emrin Yüksek Mahkeme içtihatlarına aykırı olduğunu belirtti ve uygulamaya konulması durumunda bazı çocukların vatansız kalabileceğini söyledi.
Sotomayor’a göre, kararın geçmesi halinde her yıl 150 binden fazla çocuk vatandaşlık hakkından mahrum kalabilir ve devlet hizmetlerinden faydalanamaz.
Evrensel tedbir kararları tartışması büyüyor
Trump yönetimi, alt mahkemelerin ülke çapında ihtiyati tedbir verme uygulamasına karşı çıkıyor ve bunun yargı yetkisini aştığını savunuyor. Sauer, bu tür kararların son beş başkan döneminde de tartışmalı olduğunu ve yargı ile yürütme arasında güçler ayrılığına zarar verdiğini ifade etti.
Muhafazakâr Yargıç Clarence Thomas da bu görüşe destek vererek evrensel tedbir kararlarının “son 30 yılda çoğaldığını” dile getirdi. Ancak Liberal Yargıç Elena Kagan, böyle bir karar olmadan Yüksek Mahkeme'nin kararnamenin yasallığına yıllarca karar veremeyebileceğini vurguladı.
abd'de Yeni bir eşitsizlik mi doğuyor?
Trump yönetimi, yargıçların eyaletlerin davada yasal statüye sahip olduğuna karar vermesi halinde, tedbir kararlarının sadece bu eyaletlerdeki davacılara uygulanmasını talep etti. Bu durumda Trump’ın kararnamesi, 28 eyalette uygulanabilir hâle gelebilir.
Eyaletleri temsil eden avukat Jeremy Feigenbaum, bu yaklaşımın vatandaşlık statüsünün eyalete göre değişmesine neden olacağını ve bunun Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade etti. Feigenbaum, "14. Değişiklikten bu yana vatandaşlık eyalet sınırlarıyla belirlenmez" dedi.
127 yıllık içtihat tekrar gözden geçiriliyor
Davanın merkezinde, Yüksek Mahkeme'nin 1898 yılında verdiği United States v. Wong Kim Ark kararı bulunuyor. Bu karara göre, ebeveynleri ABD vatandaşı olmasa bile ABD’de doğan çocuklar vatandaşlık kazanıyor. Ancak Trump yönetimi, bu içtihadın yalnızca ABD’de daimi ikamet eden göçmenlerin çocuklarını kapsadığını savunuyor.
Davacıların avukatı Kelsi Corkran, mahkemeye, “Sırf hukuki itiraz süreçleri uzun sürüyor diye, hükümetin anayasaya aykırı bir politikayı uygulamasına izin verilmemeli” çağrısında bulundu.
Kaynak: Reuters