Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak üzere bulunduğu sırada gazetecilere açıklamalarda bulundu. Fidan, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin iki devlet, tek millet prensibi çerçevesinde geliştiğini belirterek, 'Liderlerimiz arasında sarsılmaz bir dostluk ve kardeşlik bağı vardır.' ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan, iki ülkenin ortaya koyduğu stratejik dayanışmanın uluslararası camia tarafından dikkatle takip edildiğini vurgulayarak, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin tarihi bir derinliğe sahip olduğunu ve bu bağların zorlu zamanlarda test edildiğini ifade etti. Fidan, 'İki devlet, tek millet prensibi kendisini bütün alanlarda göstermektedir.' şeklinde konuştu.
Stratejik İlişkilerin Önemi Nedir?
Fidan, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin geçmişte olduğu gibi gelecekte de belirleyici olmaya devam edeceğini belirtti. İki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin önemine dikkat çeken Fidan, bu bağların aşındırılmasına yönelik tutumların kaçınılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Türk ve Azerbaycan kamuoylarının artık bütünleştiğini, sosyal medya ve iletişim kanallarının yaygınlaşmasıyla iki toplumun karşılıklı etkileşim içerisinde olduğunu ifade etti.
Bakan Fidan, her iki ülkenin liderliğinin bu konuda hassasiyet gösterdiğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakü ziyareti öncesinde kendisine talimat ve direktiflerini ilettiğini aktardı. Fidan, farklı yaklaşımların iki ülke arasında kardeşlik hukukuna uygun bir şekilde konuşulabileceğini dile getirdi.
Karadeniz'deki Durum ve Türkiye'nin Çabaları
Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'na da değinerek, Türkiye'nin pozisyonunun savaşın durması yönünde olduğunu belirtti. Bu konuda yoğun çaba gösterdiklerini aktaran Fidan, savaşın tamamen durdurulamaması nedeniyle en azından Karadeniz'in savaşın dışında tutulması için girişimlerini sürdürdüklerini kaydetti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile de konuyu görüştüklerini ifade eden Fidan, tarafların teklife ilişkin tutumlarını dinlediklerini ve sorunun daha yapıcı bir şekilde nasıl çözülebileceği üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Karadeniz'deki seyrüsefer emniyetinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Fidan, bölgedeki durumun dünya gıda piyasalarını etkilediğine işaret etti. Özellikle Afrika ülkelerine yönelik buğday ticaretinin risk altına girdiğini ve gıda ile enerji fiyatlarında artış yaşandığını belirtti. Bakan Fidan, Karadeniz'de ticaretin kısıtlanmasının ciddi olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
İki Ülke Arasındaki Kardeşlik Bağları Nasıl Güçlendirilebilir?
Fidan, Türkiye'nin sorunun çözümü için elinden geleni yaptığını vurgulayarak, Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına yönelik çabaların devam ettiğini sözlerine ekledi. İki ülkenin liderleri arasındaki sarsılmaz bağın en güçlü şekilde varlığını sürdüreceğini ifade eden Fidan, her iki tarafta da konunun istismar edilmemesi ve iki ülke arasındaki kardeşliğin önüne yeni engeller çıkmaması için çaba gösterildiğini kaydetti.
Fidan, 'Biz kadim bir milletiz. Kendi sorunlarımızı da bu kadim geçmişe yakışır bir şekilde, bize yaraşan bir şekilde oturup medeni bir şekilde konuşuruz.' diyerek, farklı görüşlerin sosyal medya üzerinden propaganda aracına dönüştürülmesine gerek olmadığını vurguladı.
