reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,3309 %0.07
51,1936 %-0.23
6.052,82 % -5,52
3.045.847 %-0.509
İşçi Haber Dünya Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'in Siyasi Kimliğini Grönland Krizi Nasıl Değiştirdi?

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'in Siyasi Kimliğini Grönland Krizi Nasıl Değiştirdi?

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, yerel seçim yenilgisi sonrası Grönland krizi sayesinde siyasi gücünü yeniden kazanmayı başardı.

Okunma Süresi: 2 dk

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, geçtiğimiz yılın sonlarında yaşadığı ağır yerel seçim yenilgisi sonrasında siyasi kariyerinin sona erdiği düşünülüyordu. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirme tehditleri, Frederiksen'in siyasi durumunu köklü bir şekilde değiştirdi.

Trump Rüzgarı ve Frederiksen'in Duruşu

Trump'ın Grönland üzerindeki tehditlerini yenilemesi, Frederiksen'in bu duruma karşı dik bir duruş sergilemesini sağladı. Danimarka halkı, başbakanlarının Grönland'ı savunma konusundaki kararlılığını takdir etti ve bu durum, onun siyasi gücünü yeniden kazanmasına zemin hazırladı.

Frederiksen'in liderliğindeki Sosyal Demokrat Parti, Salı günü yapılacak parlamento seçimlerinde büyük bir başarı elde etmeye oldukça yakın görünüyor. Bu durum, Frederiksen'in Trump'a karşı sergilediği sert tutumun seçmen desteğini artırdığını gösteriyor.

Uluslararası Siyasetteki Etkisi

Muhalefet partisi Liberal Parti'den Milletvekili Linea Søgaard-Lidell, bu durumu değerlendirirken, “Trump, başbakanın seçilmesine yardım etmekle kalmadı, aynı zamanda uluslararası siyasette ona devasa bir platform sundu” ifadelerini kullandı. Danimarka’yı temsil etme konusundaki performansını olumlu bir şekilde değerlendirdi.

Frederiksen, göç, Ukrayna ve savunma konularındaki tavizsiz tutumuyla Avrupa'nın en etkili liderlerinden biri haline geldi. Ancak, merkeziyetçi yönetimi nedeniyle daha çok dışarıda popülerlik kazandı.

Seçim Süreci ve Partinin Geleceği

Sosyal Demokrat Parti, seçimlerde birinci çıksa bile, anketler partinin son 120 yılın en düşük oy oranını alabileceğini öngörüyor. Kasım ayında Kopenhag belediyesinin kontrolünü kaybetmeleri, partinin yaşadığı kan kaybının bir göstergesi oldu.

Parçalanmış bir parlamentoda hükümet kurmak, Frederiksen için önemli bir sınav olacak. Düşünce kuruluşu Think Tank Europa’nın başkanı Lykke Friis, bu durumu, “Kazanacak olsa da bu süreçten yara alarak çıkacak” şeklinde yorumladı. Friis, Frederiksen'in kendi “Grönland anını” yaşadığını belirtti.

Frederiksen, geçmişte Danimarka ile ABD arasında en ufak bir fikir ayrılığı olmaması gerektiğini savunurken, artık kendi ayakları üzerinde durabilen ve ABD’den bağımsız bir Avrupa vizyonunu savunuyor. Bu değişim, başbakanın siyasi kimliğinin yeni temelini oluşturdu.