reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,5174 %0.07
51,4553 %0.03
6.980,90 % 1,04
3.253.865 %-3.285
İşçi Haber Dünya Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi ile telefonda görüştü

Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi ile telefonda görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirildi. Görüşme, Şi’nin aynı gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı temasın ardından gelmesiyle dikkat çekti.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 3 dk

Çin haber ajansı Xinhua, Devlet Başkanı Şi'nin, ABD'li mevkidaşı Trump ile telefonda görüştüğünü belirtti. Görüşmenin, Şi'nin gün içinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin ardından gelmesi dikkati çekti. Şi, görüşmede, uluslararası durumun giderek çalkantılı hale geldiği bir dönemde Rusya'ya sorumlu büyük güçler olarak birlikte hareket etme çağrısı yapmıştı.

ÇİN DEVLET BAŞKANI Şİ, PUTİN İLE GÖRÜŞMÜŞTÜ

Çin-Rusya ilişkileri için yeni yol haritası çizmek üzere çalışmaya hazır olduklarını ifade eden Şi, tarafların daha derin stratejik koordinasyon ve daha proaktif yaklaşımla ilişkilerin doğru yolda devam eden gelişimini sürdürmesi gerektiğini belirtmişti.

Rusya Devlet Başkanı Putin de giderek karmaşıklaşan ve kırılgan hale gelen uluslararası durum karşısında Rusya'nın Çin ile Birleşmiş Milletler (BM), Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS gibi çok taraflı platformlarda işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu vurgulamıştı.

ÇİN-ABD-RUSYA ARASINDA DEĞİŞEN DENGELER

Çin, ABD ile artan jeopolitik rekabet ve gerilimlerde bir denge unsuru olarak Ukrayna Savaşı'nın ardından Batı karşısında benzer meydan okumalarla karşı karşıya olan Rusya ile stratejik yakınlaşma siyaseti izliyor.

Çin ve Rusya liderleri, İkinci Dünya Savaşı'nın bitişinin 80. yılının kutlandığı 2025'te karşılıklı ziyaretlerde bulunmuştu. Şi'nin Mayıs 2025'te Rusya'yı ziyaretinin ve Zafer Günü kutlamalarına katılmasının ardından Putin de Eylül 2025'te Çin'in Tiencin şehrinde düzenlenen ŞİÖ Zirvesi'ne ve Pekin'de düzenlenen askeri geçit törenine katılarak iadeiziyaret yapmıştı.

Karşılıklı ziyaretler, Trump'ın tarife politikası nedeniyle dünyada ticari gerilimlerin ve ekonomik belirsizliklerin arttığı ve transatlantik ittifakında zayıflama işaretlerinin görüldüğü bir dönemde Pekin ile Moskova arasında yakınlaşmanın güçlenerek devam ettiği mesajını vermişti.

Öte yandan Trump'ın yeni iktidar döneminde, ABD'nin de Rusya'ya karşı yaklaşımının değiştiği gözleniyor. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sonlandırılması için Avrupalı müttefiklerini dışlayan bir barış planı öneren Trump, transatlantik ittifakının zayıflaması pahasına Moskova ile iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.

‘ÇİN İLE RUSYA’NIN BİR ARAYA GELMESİNİN İYİ BİR ŞEY OLMADIĞINI BİLMELİSİNİZ'

Başkan Trump, Mart 2025'te ülkesinde Fox News televizyonuna verdiği mülakatta, Çin ile Rusya arasındaki bağların gelişmesini, önceki ABD yönetimlerinin yanlış politikalarının sonucu olduğuna işaret ederek, "Bir tarih öğrencisi olarak Çin ile Rusya'nın bir araya gelmesinin iyi bir şey olmadığını bilmelisiniz. ABD'nin yanlış politikaları, Rusya'yı Çin ile evliliğe zorladı." ifadelerini kullanmıştı.

Çin ve Rusya, uzun zamandır ABD ve Avrupa tarafından kurallara dayalı uluslararası düzeni güç yoluyla değiştirmeye çalıştıkları gerekçesiyle "revizyonist güçler" olmakla eleştiriliyordu. Oysa Trump'ın yeni iktidar döneminde tarife politikasıyla küresel ticareti tek taraflı olarak kendi lehine biçimlendirme hamlesinin yanı sıra Panama Kanalı, Gazze, Kanada ve Grönland üzerindeki hak talepleri, Venezuela'ya müdahalesi ve İran'a müdahale tehditleri, ABD'yi küresel düzeni güç yoluyla değiştirmeye talip revizyonist bir güç olarak konumlarken, uluslararası alanda rolleri ve söylemleri yeniden belirliyor.

Kaynak: AA