Dünyanın dört bir yanında farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan sayısız tarihi yapı bulunmaktadır. Ancak bazı eserler, mimari özellikleri, tarihi geçmişleri ve insanlık kültüründeki önemleri sayesinde diğerlerinden ayrılmaktadır. İşte, Dünyanın 7 Harikası nelerdir? Günümüzde “Dünyanın 7 Harikası” denildiğinde çoğunlukla 2007 yılında dünya çapında yapılan oylamayla belirlenen Yeni 7 Harika kastedilmektedir. Bu listede yer alan yapılar, farklı dönemlere ve medeniyetlere ait olmalarıyla dünya tarihinin zenginliğini gözler önüne sermektedir.
Dünyanın 7 Harikası Neler?
Listede Çin Seddi, Petra, Chichén Itzá, Kolezyum, Machu Picchu, Tac Mahal ve Kurtarıcı İsa heykeli yer almaktadır. Bu yedi yapı, tarih boyunca insanlığın inşa gücünü ve kültürel birikimini yansıtmaktadır. Antik Dünyanın 7 Harikası ile Yeni 7 Harika aynı liste değildir. Antik listede Gize Piramitleri, Babil'in Asma Bahçeleri, Artemis Tapınağı, Zeus Heykeli, Halikarnas Mozolesi, Rodos Heykeli ve İskenderiye Feneri bulunmaktadır. Bu yapılardan günümüze büyük ölçüde ulaşabilen tek eser Gize'deki Büyük Piramit'tir.
Çin Seddi'nin Tarihi ve Özellikleri
Çin Seddi, dünyanın en tanınmış savunma yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Çin'in tarih boyunca farklı dönemlerde inşa edilen ve birbirine eklenen sur sistemlerinden oluşan bu yapı, ülkenin kuzey sınırlarını korumak amacıyla kullanılmıştır. Dağların ve vadilerin üzerinden ilerleyen devasa surlar, bugün dünyanın en önemli kültürel miras alanlarından biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Çin Seddi'nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, tek bir dönemde ve tek bir hükümdar tarafından inşa edilmemiş olmasıdır.
Farklı hanedanlıklar döneminde çeşitli bölümleri yapılan ve yenilenen savunma hatları zaman içinde devasa bir sisteme dönüşmüştür. Bu özelliği, Çin Seddi'ni yalnızca bir yapı değil, Çin tarihinin farklı dönemlerini bir araya getiren önemli bir miras hâline getirmektedir.
Petra'nın Eşsiz Yapıları
Ürdün'deki Petra, kayaların içine oyulmuş etkileyici yapılarıyla dünyanın en sıra dışı antik kentlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. “Gül Şehir” olarak da anılan Petra, özellikle pembe ve kızıl renkli kaya oluşumlarının arasına işlenmiş mimarisiyle dikkat çekmektedir. Antik kentin en bilinen yapılarından biri, kayaya oyulmuş görkemli El-Hazne'dir. Petra'nın tarihi, bölgedeki ticaret yollarıyla yakından bağlantılıdır.
Kent, özellikle tütsü, baharat ve değerli malların taşındığı ticaret güzergâhlarında önemli bir merkez hâline gelmiştir. Kayalara oyulan mezarlar, tapınaklar ve diğer yapılar, dönemin mühendislik ve taş işçiliği konusunda ulaştığı seviyeyi göstermektedir. Bugün Petra, Ürdün'ün en önemli turizm merkezlerinden biri olarak dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çekmektedir.
Chichén Itzá'nın Arkeolojik Önemi
Meksika'nın Yucatán Yarımadası'nda bulunan Chichén Itzá, Maya uygarlığının en önemli arkeolojik merkezlerinden biridir. Kentin simgesi hâline gelen Kukulkan Piramidi, basamaklı yapısı ve geometrik tasarımıyla dikkat çekmektedir. Bu yapı, Maya uygarlığının astronomi, matematik, mimari ve dini anlayışına ilişkin önemli ipuçları taşımaktadır. Chichén Itzá yalnızca görkemli bir piramitten oluşmamaktadır.
Antik kentte tapınaklar, sütunlu yapılar, tören alanları ve eski spor sahaları gibi çok sayıda kalıntı bulunmaktadır. Kentin mimarisinde astronomik gözlemlerin ve takvim sisteminin etkileri görülmektedir. Bu nedenle Chichén Itzá, hem tarih hem de arkeoloji açısından büyük önem taşıyan bir merkez olarak kabul edilmektedir.
Kolezyum ve Antik Roma'nın Mirası
Roma'nın simgesi olan Kolezyum, Roma İmparatorluğu'nun mimari ve mühendislik gücünü gösteren en önemli yapılardan biri olarak kabul edilmektedir. MS 1. yüzyılda tamamlanan devasa amfitiyatro, binlerce kişinin izleyebildiği gösterilere ev sahipliği yapmıştır. Elips biçimindeki mimarisi, yapının en belirgin özelliklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Kolezyum yüzyıllar boyunca depremler, doğal yıpranma ve yapı malzemelerinin başka inşaatlarda kullanılmak üzere sökülmesi gibi nedenlerle zarar görmüştür.
Buna rağmen günümüzde Roma'nın en önemli tarihi simgelerinden biri olmayı sürdürmektedir. Yapı, antik Roma toplumunun eğlence kültürü, mimarisi ve şehir yaşamı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
Machu Picchu'nun Gizemi
And Dağları'nın yüksek kesimlerinde yer alan Machu Picchu, İnka uygarlığının en etkileyici kalıntılarından biridir. Yaklaşık 15. yüzyılda inşa edilen antik yerleşim, yüksek dağların arasında konumlanması nedeniyle uzun süre dış dünyadan uzak kalmıştır. Taş işçiliği, terasları ve doğal çevreyle bütünleşen mimarisi, Machu Picchu'nun en dikkat çekici özellikleri arasında bulunmaktadır. Machu Picchu'nun hangi amaçla kullanıldığı konusunda tarih boyunca farklı görüşler ortaya atılmıştır.
Yerleşimin dini, siyasi veya kraliyet amaçlı kullanılmış olabileceği düşünülmektedir. Dağlık arazide taşların büyük bir ustalıkla bir araya getirilmesi, İnka mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi ortaya koymaktadır. Bugün Machu Picchu, Peru'nun en önemli tarihi ve turistik simgelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Tac Mahal ve Aşkın Anıtı
Hindistan'ın Agra kentinde bulunan Tac Mahal, beyaz mermerden inşa edilmiş görkemli bir anıt mezardır. Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından eşi Mümtaz Mahal'in anısına yaptırılan yapı, simetrik mimarisi, kubbesi ve süslemeleriyle dünya mimarisinin en tanınmış eserleri arasında yer almaktadır. Tac Mahal'in mimarisinde beyaz mermerin yanı sıra çeşitli taşlarla yapılan süslemeler de önemli yer tutmaktadır. Yapının çevresindeki bahçeler ve dört minare, anıtın görsel bütünlüğünü tamamlamaktadır.
Tac Mahal, yalnızca mimari değeriyle değil, arkasındaki aşk ve yas hikâyesi nedeniyle de dünyanın en çok ilgi gören tarihi yapılarından biri olarak bilinmektedir.
Kurtarıcı İsa Heykeli'nin Önemi
Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde, Corcovado Dağı'nın üzerinde yükselen Kurtarıcı İsa Heykeli, dünyanın en tanınmış anıtlarından biridir. Kollarını iki yana açmış İsa figürü, Rio de Janeiro'nun simgesi hâline gelmiştir. Şehre yüksek bir noktadan bakan heykel, hem dini hem de kültürel açıdan Brezilya'nın en önemli sembollerinden biri olarak kabul edilmektedir. Heykel 1931 yılında tamamlanarak ziyarete açılmıştır.
Betonarme ve sabuntaşı kullanılarak oluşturulan yapı, bulunduğu konum sayesinde Rio de Janeiro'nun geniş manzarasını izleme imkânı da sunmaktadır. Günümüzde heykel, Brezilya'nın en önemli turizm noktalarından biri olmasının yanı sıra modern dönemin en dikkat çekici anıtlarından biri olarak değerlendirilmektedir.
Antik ve Yeni 7 Harikalar Arasındaki Farklar
“Dünyanın 7 Harikası” ifadesi tarih boyunca farklı listeler için kullanılmıştır. Antik dünyanın geleneksel yedi harikası arasında Gize Piramitleri, Babil'in Asma Bahçeleri, Artemis Tapınağı, Zeus Heykeli, Halikarnas Mozolesi, Rodos Heykeli ve İskenderiye Feneri bulunmaktadır. Yeni 7 Harika ise 2007 yılında Lizbon'daki resmi törenle ilan edilmiştir. Oylama sonucunda Çin Seddi, Petra, Chichén Itzá, Kurtarıcı İsa, Kolezyum, Machu Picchu ve Tac Mahal seçilmiştir.
Listede herhangi bir birinci veya sonuncu bulunmamaktadır; yedi yapı da eşit statüde kabul edilmektedir. Bu nedenle “Dünyanın 7 Harikası” hakkında araştırma yapılırken hangi listenin kastedildiğine dikkat etmek gerekmektedir. Antik liste binlerce yıl önceki uygarlıkların eserlerini kapsarken, Yeni 7 Harika dünyanın farklı bölgelerinde günümüze ulaşan önemli tarihi ve kültürel yapıları bir araya getirmektedir.
