reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6158 %0.03
51,9640 %-0.09
7.043,72 % -1,05
3.038.847 %-0.874
İşçi Haber Dünya Epstein belgelerinde ağır sansür krizi: Mağdurlardan sert tepki!

Epstein belgelerinde ağır sansür krizi: Mağdurlardan sert tepki!

Jeffrey Epstein skandalına ilişkin yayımlanan binlerce sayfalık belge, yoğun sansür ve eksik paylaşımlar nedeniyle tartışma yarattı. Mağdurlar, Adalet Bakanlığı’nın süreci şeffaf yürütmediğini savunarak endişelerini dile getirdi.

Okunma Süresi: 5 dk

Jeffrey Epstein’ın istismarlarına ilişkin binlerce sayfalık belgenin yayımlanması, dosyaları heyecanla bekleyen bazı kişilerde hayal kırıklığı yarattı. Belgelerin yayımlanması, Kongre’nin aldığı bir karar doğrultusunda ABD Adalet Bakanlığı’na (DOJ) Epstein’ın suçlarına ilişkin materyalleri kamuoyuna açıklama zorunluluğu getirmesiyle gerçekleşti. Ancak bazı belgelerde yoğun sansür bulunması, bazılarının ise hiç paylaşılmamış olması tepkiye neden oldu.

Belgelerin yayımlanmasını talep eden Kongre üyeleri, açıklanan materyallerin eksik olduğunu savundu ve Adalet Bakanlığı’nın çabasını samimiyetsiz olarak nitelendirdi. Bazı hukuk uzmanları da bu kadar geniş kapsamlı sansürün, devam eden komplo teorilerini daha da körükleyebileceği uyarısında bulundu.

'1.200’den fazla mağdur tespit edildi'

ABD Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, belgelerin yayımlandığı gün yaptığı açıklamada, bakanlığın 1.200’den fazla Epstein mağduru veya yakınının tespit edildiğini ve kimliklerinin açığa çıkmasına neden olabilecek bilgilerin bu nedenle gizlendiğini söyledi. Yayımlanan son bilgiler arasında:

  • Epstein’ın yakın çevresinden Ghislaine Maxwell’in Downing Street önünde çekilmiş fotoğrafı
  • Epstein’ın 14 yaşındaki bir kızı ABD Başkanı Donald Trump ile Mar-a-Lago’da tanıştırdığına dair bir belge
  • Eski Başkan Bill Clinton’a ait çok sayıda fotoğraf
    yer aldı.

CBS’in bildirdiğine göre, yayımlanan dosyalardan en az 15’i, Cumartesi günü DOJ’un internet sitesinde artık erişime açık değildi. CBS, kaldırılan dosyalardan birinin, masanın üzerinde birçok çerçeveli fotoğraf içerdiğini; bunlardan birinin Bill Clinton’a, diğerinin Papa’ya ait olduğunu aktardı. Açık bir çekmecede ise Trump, Epstein ve Maxwell’in birlikte olduğu bir fotoğraf vardı.

Kaybolan diğer dosyalar arasında masaj masası olduğu düşünülen bir oda fotoğrafı, çıplak fotoğraflar ve çıplak tablolar bulunduğu bildirildi. Bu dosyaların neden kaldırıldığı açıklanmadı. Adalet Bakanlığı, Cumartesi gecesi X’te yaptığı paylaşımda: “Fotoğraflar ve diğer materyaller, hukuka uygun şekilde ve aşırı dikkatle incelenmeye ve sansürlenmeye devam edecek” ifadesini kullandı.

Trump, Epstein dosyalarıyla ilgili herhangi bir suçlamayı kabul etmedi

Trump, Epstein ile ilgili herhangi bir yanlış yaptığını her zaman reddetti ve mağdurlar tarafından herhangi bir suçla itham edilmedi. Clinton da mağdurlar tarafından hiçbir zaman suçlanmadı ve Epstein’ın suçları hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi. Yayımlanan diğer fotoğraflar arasında Epstein’ın evlerinin iç görüntüleri, yurt dışı seyahatleri ve Andrew Mountbatten-Windsor, Mick Jagger, Michael Jackson, Diana Ross ve Peter Mandelson gibi ünlü isimlerle çekilmiş fotoğraflar yer aldı.

Belgelerde adının geçmesi veya fotoğraflarda yer almak, herhangi bir suç işlendiği anlamına gelmiyor. Belgelerde ismi geçen pek çok kişi daha önce de olduğu gibi herhangi bir yanlış yapmadığını belirtti. Ancak yayımlanan çok sayıda belge de ağır şekilde sansürlenmiş durumda. DOJ, Kongre’nin belge yayımlama talebine uyacağını, ancak bazı koşulların geçerli olduğunu açıkladı.

Bakanlık, şu içerikleri sansürlediğini bildirdi:

  • Epstein mağdurlarına ait kişisel bilgiler
  • çocuk istismarı görüntüleri
  • fiziksel istismar içeren materyaller
  • “devam eden bir federal soruşturmayı tehlikeye sokabilecek” kayıtlar
  • ulusal güvenlik veya dış politikayı ilgilendiren gizli belgeler

DOJ, “hiçbir politikacının ismini sansürlemediklerini” belirterek şu ifadeyi kullandı: “Belgelerde yapılan tek sansürler yasanın gerektirdiği sansürlerdir. Yasa gereği olmadığı sürece hiçbir kişinin veya politikacının adı gizlenmeyecek; mağdur olmaları dışında.”

Mağdurlar: ‘Bu kadar gizleme güvenimizi sarsıyor’

Ceza avukatı John Day, sansür oranının beklenenden çok fazla olduğunu söyleyerek: “Komplo teorilerine inanıyorsanız, bu durum ateşe benzin dökecek” dedi ve DOJ’un yasaya ne kadar sadık kaldığının sorgulanmasına yol açtığını belirtti. Day ayrıca bakanlığın, sansürlenen materyallerin kaydını 15 gün içinde Kongre’ye bildirmek zorunda olduğunu hatırlattı: “Neyin sansürlendiğini bilmeden, aslında neyin saklandığını bilemezsiniz.”

New York Güney Bölgesi Başsavcısı Jay Clayton, Epstein ve Maxwell davalarına bakan yargıçlara gönderdiği mektupta, mağdurların gizliliğini korumak için fotoğraflardaki kadınların yüzlerinin sansürlenmesinin gerekli olduğunu belirtti. Bunun “aşırı sansür” olarak görülebileceğini kabul etti, ancak mağdurları korumanın öncelik olduğunu söyledi. Epstein mağdurları ise yayımlanan belgelerden en çok rahatsız olan grup oldu.

Marina Lacerda, BBC’ye: “Biraz hayal kırıklığına uğradık. Hâlâ bekletiliyoruz ve dikkatimiz başka yöne çekiliyor. Mağdurlar halen tedirgin ve geri kalan belgelerin nasıl yayımlanacağı konusunda şüpheli.”
dedi.

Liz Stein ise, Adalet Bakanlığı’nın Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası’na aykırı davrandığını savunarak: “Eksik, bağlamdan kopuk bilgi paylaşılmasından endişe ediyoruz. Bu suçlara dair tüm kanıtların ortaya konmasını istiyoruz”
ifadelerini kullandı.

'Epstein ile bağlantılı ünlü kişilerin isimlerini sansürlemiyoruz'

İngiltere’de İnsan Hakları avukatı ve Lordlar Kamarası üyesi Baroness Helena Kennedy, sansürlerin mağdurları koruma amacıyla yapıldığını, ancak herkesin belgelerin içeriğini tam olarak bilmeden bu taleplerde bulunduğunu söyledi. Demokrat Kongre üyesi Ro Khanna, yayımlanan dosyaları “eksik” olarak nitelendirdi ve Adalet Bakanlığı’nın yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde yaptırım seçeneklerinin gündeme gelebileceğini söyledi: “Yasa gereği sansürlerin açıklanması gerekiyor. Tek bir açıklama bile yok.”

Cumhuriyetçi Thomas Massie de DOJ yetkililerinin ileride yargılanabileceğini savundu ve yayımlamanın Epstein Şeffaflık Yasası’nın ruhuna ve lafzına aykırı olduğunu söyledi. Beyaz Saray ise yayımlamanın ardından Trump yönetimini “tarihin en şeffaf yönetimi” olarak tanımladı.

ABC News’e konuşan Todd Blanche, Trump’ın adının geçtiği tüm belgelerin yasal çerçeve içinde yayımlanacağını belirterek: “Donald J. Trump veya başka birinin adı geçiyor diye hiçbir belge özellikle gizlenmeyecek”
dedi ve ekledi: “Epstein ile bağlantılı ünlü kişilerin isimlerini sansürlemiyoruz.”

Kaynak: BBC