CIA yöneticisine devasa yolsuzluk davası
Washington Post gazetesinin aktardığı bilgilere göre, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nda (CIA) önemli görevlerde bulunmuş bir isim olan David Rush, federal mahkemede hakim karşısına çıktı. Teşkilattan ayrılmadan önce CIA'in casusluk operasyonlarında kullanılan teknolojileri geliştiren Bilim ve Teknoloji Direktörlüğü'nde üst düzey yönetici olarak görev yapan Rush'ın, devletin kaynaklarını usulsüz yollarla zimmetine geçirdiği ortaya çıktı. ABD'nin Virginia eyaletindeki federal mahkemede görülen duruşmada, sanığa yönelik ciddi suçlamalar resmi kayıtlara girdi.
Sahte gizli programlarla milyonluk vurgun
Mahkemeye sunulan belgeler, David Rush'ın CIA bünyesinde sistematik bir dolandırıcılık mekanizması kurduğunu gözler önüne serdi. Rush'ın, Kasım 2025 ile Mart 2026 tarihleri arasında 'sahte gizli programlar' oluşturduğu tespit edildi. Bu paravan yapılar üzerinden 'operasyon giderleri' adı altında devletten 195 milyon dolardan fazla döviz ve altın talep ettiği belirlenen eski yöneticinin, kurum bütçesini kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı ifade edildi.
Lüks malikaneler ve 298 külçe altın
Soruşturma kapsamında Rush'ın elde ettiği haksız kazançla yaptığı harcamaların dökümü de paylaşıldı. Elde edilen bilgilere göre, Florida'da her biri 20 milyon dolar değerinde olan iki lüks malikane ve 53 milyon doları aşan değerde iki geniş arazi satın aldığı tespit edilen Rush'ın, aynı zamanda çok sayıda lüks araca da sahip olduğu belirtildi. Suçlamalar arasında en dikkat çeken detaylardan biri ise, Rush'ın operasyonel ihtiyaç gerekçesiyle devlete yaklaşık 46 milyon dolar değerinde 298 külçe altın aldırması oldu.
20 yıla kadar hapis cezası istemi
Virginia'daki federal mahkemede görülen davada, kendisine yöneltilen 'devleti dolandırma' suçlamalarını kabul eden David Rush'ın cezası merak konusu oldu. İşlediği suçlar nedeniyle 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bulunan Rush, yargı sürecinin sonunda kesin hükmünü bekliyor. Olay, istihbarat teşkilatlarında denetim mekanizmalarının güvenilirliğini bir kez daha tartışmaya açtı.
(Kaynak: Yeni Şafak)
