İngiltere'de İşe Alım Süreçlerinde Yapay Zeka Krizi
İngiltere'de yapay zeka sistemlerinin insan hakları, ayrımcılık ve etnik azınlıklar üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler artıyor.
İşe alım süreçlerinde kullanılan otomatik eleme sistemleri, etnik azınlık mensubu adayları orantısız şekilde etkileyerek ciddi bir ayrımcılık tartışmasını beraberinde getiriyor.
Anadolu Ajansı'nın 'Avrupa'da ayrımcılık' başlıklı dosya haberinin altıncı bölümünde, bu teknolojik süreçlerin yarattığı olumsuzluklar detaylandırılıyor.
İnsan Hakları Ortak Komitesi'nden Yasal Düzenleme Çağrısı
İngiltere Parlamentosunda milletvekilleri ve Lordlardan oluşan İnsan Hakları Ortak Komitesi (JCHR), geçtiğimiz ay yayımladığı raporda yapay zekanın insan hakları açısından oluşturduğu risklere dikkat çekti.
Mevcut yasaların yetersiz kaldığını vurgulayan komite, yapay zekanın hızlı gelişimi karşısında mevcut düzenleyici çerçevenin parçalı ve takip edilmesi zor olduğunu, bunun da insan haklarının korunmasında boşluklar yarattığını ifade etti.
Komite, tehditlerin ciddiyeti nedeniyle acilen 'yeni bir yapay zeka yasası' çıkarılması gerektiğini belirtti.
Otomatik Sistemler ve Etnik Azınlık Adaylar
'People Like Us' ve 'Censuswide' iş birliğiyle 2 bin iş arayan üzerinde yapılan araştırma, otomatik yazılımların işe alım sürecinde giderek daha belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya göre, son iki yılda reddedilen adayların yüzde 74'ü ret kararının otomatik sistem kaynaklı olduğundan şüpheleniyor. Ancak adayların yalnızca yüzde 15'ine işveren tarafından bu durum açıkça bildiriliyor.
Otomatik eleme sistemlerinin, özellikle etnik azınlık mensubu adaylar üzerinde daha ağır etkileri olduğu görülüyor.
Etnik azınlık mensubu adayların yüzde 41'i başvurularına bir saat içinde ret yanıtı aldığını belirtirken, bu oran beyaz adaylarda yüzde 32 seviyesinde kalıyor.
Bu durum, adayların yüzde 70'inin elenme korkusuyla öz geçmişlerinde kültürel kimliklerine dair bilgileri gizlemelerine veya değiştirmelerine yol açıyor.
'Irkçılığı Otomatikleştirme' Riski
Glasgow Üniversitesi'nden Dr. Mark Wong'un parlamentoya sunduğu rapor, yapay zekanın ırksal ön yargıları derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Raporda, otomatik karar alma süreçlerinin sağlık, eğitim ve polislik gibi alanlarda ırksal ayrımcılığa yatkın olduğu belirtiliyor.
İngiltere'nin kuralsızlaştırmaya dayalı yaklaşımını sürdürmesi halinde 'ırkçılığı otomatikleştirme' ve eşitsizlikleri derinleştirme riski bulunduğu vurgulanıyor. Çözüm olarak ise bağımsız denetim, katılımcı yönetişim ve toplumsal katılım mekanizmaları öneriliyor.
İşverenlerin Denetim Eksikliği
Araştırmada, otomatik sistem kullanan işverenlerin yüzde 28'inin sistem sonuçlarını etnik kökene göre izlemediği belirlendi.
Ayrıca işe alım kararlarında yer alanların yüzde 30'u, kullanılan aracın adayları nasıl puanladığını bilmediğini itiraf etti. 'People Like Us' kurucu ortağı Sheeraz Gulsher, otomasyonun denetim yerine geçemeyeceğini belirterek, işverenleri daha şeffaf olmaya ve sistemleri bağımsız denetimden geçirmeye çağırdı.
(Kaynak: Anadolu Ajansı)
