İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bölgesel Güvenlik Mekanizması Vurgusu
Rusya'nın Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nde kolektif güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesine ilişkin öneriler sunduğuna işaret eden Bekayi, bölgenin güvenliğinin, tek düşüncesinin saldırgan ve yayılmacı bir tarafın güvenliğini sağlamak olduğunu gösteren dış aktörlere değil, bölge ülkelerine dayanması gerektiği yönündeki temel ilkeyi desteklediklerini belirtti. Bekayi, bölge ülkelerinin dış baskılardan uzak şekilde bir güvenlik mekanizması oluşturması gerektiğini vurguladı.
Nükleer Müzakereler ve ABD İddiaları
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov arasında yapılan görüşmede nükleer meselelerin gündeme gelmediğini aktaran Bekayi, ABD ile de nükleer konuda müzakere yürütmediklerini söyledi. ABD'nin, İran'ın yer altındaki nükleer tesislerine ev sahipliği yaptığı öne sürülen Kazma Dağı'nı hedef alacağı ve İran'ın böyle bir saldırıyı görmezden geleceği yönündeki iddialara ilişkin ise Bekayi, 'Buna gerçekten inanıyor musunuz? Uygulamada, hiçbir darbeyi cevapsız bırakmayacağımızı gösterdik' ifadelerini kullandı. Bekayi, müzakerelerin ilerlemesinin önündeki en büyük engelin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu dile getirdi.
Azerbaycan, Pakistan ve Avrupa İlişkileri
Azerbaycan'daki başörtüsü meselesine değinen Bekayi, iyi ilişkilere sahip oldukları bir ülkede bu konunun ortak değerler ve halkın temel haklarına saygı gözetilerek, anlayışa dayalı bir ortamda çözüme kavuşturulmasını umduklarını ifade etti. İran ile Pakistan arasındaki sınırın kapatıldığı yönündeki iddiaları da değerlendiren Bekayi, sınırın kapatılmadığını, Pakistan tarafında bazı teknik sorunlar yaşandığını ve İran'ın Pakistan'a ihracatının sürdüğünü kaydetti. Avrupa'da ve özellikle Fransa'da düzenlenen gösterilere ilişkin de konuşan Bekayi, Avrupa ve Fransa'nın ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında payı olduğuna işaret ederek sorunun kökeninin askeri saldırganlık ve deniz ablukası olduğunu belirtti.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
