Gazze'de Değişen Coğrafi Silüet ve Renkli Hatlar
10 Ekim 2025 tarihinde varılan ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında, o dönemdeki anlık kontrol hattını belirlemek üzere Mavi Hat olarak adlandırılan noktadan Sarı Hat'a çekilen İsrail ordusu, aradan geçen bir yıllık süreçte bu hattı sürekli olarak batıya doğru esnetmeye devam ediyor. İsrail, Gazze'nin coğrafi yapısını değiştirmeyi ve bölgedeki yerleşim alanlarını sistematik olarak yıkmayı sürdürüyor.
İsrail, 1967 yılında Altı Gün Savaşı ile işgal ettiği Gazze'den 2005 yılında gerçekleştirdiği Tek Taraflı Çekilme Planı ile ayrılmış ve bölgedeki yerleşimleri tahliye etmişti. Ancak geri çekilmenin ardından bölgeyi hava, kara ve denizden ablukaya alan İsrail; Dökme Kurşun, Bulut Sütunu, Koruyucu Hat ve Surların Muhafızı gibi operasyonlarla Gazze'yi defalarca yıkıma uğrattı. Ekim 2023'te başlayan soykırımın üzerinden üç, ateşkesin üzerinden ise bir yıl geçmiş olmasına rağmen, işgal ve saldırılar daha düşük ivmeyle de olsa etkisini koruyor.
Sarı ve Turuncu Hatlarla Daralan Yaşam Alanı
Gazze bugün artık Mavi, Sarı, Turuncu ve Kırmızı hatlar, koridorlar ve kontrol noktalarından oluşan, yıkımın hüküm sürdüğü bir coğrafyaya dönüşmüş durumda. İsrail ateşkesin ilk aşamasında Sarı Hat'a çekilerek toplam alanın yüzde 53'ünü kontrol altına almıştı. Tel Aviv yönetimi bununla yetinmeyerek hattı batıya doğru sürekli genişletti.
İsrail ordusu, farazi olan bu hattı somutlaştırmak için sarı beton bloklar yerleştirdi ve hatta yaklaşan herkese ateş açılacağını duyurdu. 2026 yılında Kisufim Koridoru çevresinde oluşturulan ve kuzeyde Netzarim Koridoru, güneyde ise Han Yunus'a kadar uzanan 17 kilometrelik toprak siperler, bölgenin fiili sınırlarını belirledi. Ayrıca, Birleşmiş Milletler tarafından zikredilen Turuncu Hat ile insani yardım ekiplerinin hareket alanı kısıtlanarak, İsrail ile koordinasyon zorunluluğu getirildi.
İşgal Edilen Bölge Yüzde 63'e Ulaştı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 15 Mayıs 2026 tarihinde Gazze'de işgal edilen bölgenin yüzde 60'a çıktığını açıklamıştı. Bugün gelinen noktada İsrail, Gazze'nin yüzde 63'lük kısmını askeri kontrol altında tutuyor. 365 kilometrekarelik coğrafyanın sadece 133 kilometrekaresi Filistinlilerin kullanımına açık durumda. Bu durum, yaklaşık 2 milyon insanın Gazze'nin sadece yüzde 37'lik kısmında üst üste yaşamasına ve sürekli zorunlu göçe maruz kalmasına neden oluyor.
Hattın sürekli değişmesi nedeniyle bölge sakinleri, sabah uyandıklarında kendilerini aniden yasaklı bölgede bulabiliyor ve doğrudan hedef haline geliyor. Ateşkesin üzerinden geçen 1 yılda 1471 kişinin hayatını kaybettiği ve 5 bin 189 kişinin yaralandığı bildirildi.
İnsani Kriz ve Çevresel Felaket
Sınırların batıya doğru kayması, doğudaki tarım arazilerinin, seraların ve zeytinliklerin kaybı anlamına gelirken, Filistinlilerin temel gıda kaynaklarına erişimi kesiliyor. Ayrıca belediyelerin ana çöp toplama alanlarına ulaşamaması, çadır kentlerin yanı başında tonlarca atığın birikmesine ve ciddi sağlık sorunlarının baş göstermesine yol açıyor. Gazze, artık sadece bir 'açık hava hapishanesi' değil, aynı zamanda altyapının yok edildiği, göçebe yaşamın zorunlu hale geldiği bir bölge olarak tanımlanıyor.
(Kaynak: Anadolu Ajansı)
