"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,6600 %0.12
53,1528 %0.09
6.130,13 % 1,67
2.810.519 %1.261
İşçi Haber Dünya İsrailli bakandan Lübnan anlaşmasına sert tepki

İsrailli bakandan Lübnan anlaşmasına sert tepki

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, ABD-Lübnan-İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmasına tepki göstererek, ''Bu anlaşmaya karşı haftalardır mücadele ediyordum'' dedi. Ben Gvir, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandırmayı başaramayacağını vurgulayarak, "Yalnızca İsrail ordusu Hizbullah ile mücadele edebilir" ifadelerini kullandı.

Okunma Süresi: 3 dk

ABD-Lübnan-İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmaya İsrail yönetiminden de eleştiri geldi. İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan ile varılan anlaşmanın büyük bir hata olduğunu söyledi. 

'Yalnızca İsrail ordusu Hizbullah ile mücadele edebilir'

Ben Gvir, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya bu akşam kabinede bir oylama düzenlenmesi çağrısında bulunduğunu belirterek, "Bu anlaşmaya karşı haftalardır mücadele ediyordum" dedi. Ben Gvir, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandırmayı başaramayacağını ve bu konuda Lübnan’a güvenemeyeceklerini savunarak, "Yalnızca İsrail ordusu Hizbullah ile mücadele edebilir" dedi.

ABD-Lübnan-İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşma

ABD, Lübnan ve İsrail’den üst düzey yetkililer, taraflar arasındaki görüşmelerin beşinci turu kapsamında dün Washington’da bir araya gelmişti. Görüşme sonrasında İsrail’in Lübnan’da işgal ettiği bazı bölgeleri Lübnan Silahlı Kuvvetleri’ne teslim etmesine yönelik üçlü çerçeve anlaşma imzalanmıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ile Lübnan'ın, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve bölgede kontrolün Lübnan ordusuna devredilmesini öngören bir pilot proje üzerinde anlaşmaya vardığını söylemişti.

Netanyahu, Beyrut ve Tel Aviv yönetimlerinin, İsrail ordusunun önerdiği iki bölge üzerinde mutabakata vardığını kaydetmişti. Bu bölgelerden birinin Lübnan'ın güneyindeki sözde "Sarı Hat" olarak adlandırılan ve sınırın yaklaşık 10 kilometre kuzeyinden başlayarak Litani Nehri'nin güneyine kadar uzanan askeri bölgenin dışında yer aldığı ifade edilmişti. Diğer bölgenin ise Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunduğu aktarılmıştı.

‘Anlaşmada İran ve Hizbullah yok’

İsrail tarafından anlaşmayı imzalayan İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, çerçevenin nihai hedefinin iki ülke arasında barış olduğunu savunmuştu. Leiter, "Her iki ülkenin de güvenlik içinde yaşayacağı gerçek bir barış; İsrail’in ve Lübnan’ın egemenliğinin saygı gördüğü, korunduğu ve güvence altına alındığı bir barış. Bu faaliyetlere dayalı üçlü çerçeve anlaşmada İran yok. Hizbullah yok. İsrail ile Lübnan arasında barışa giden yol var" ifadelerini kullanmıştı.

Hizbullah anlaşmayı kınamıştı

Hizbullah lideri Naim Kasım, ABD-Lübnan-İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmayı sert bir şekilde kınamıştı. Kasım açıklamasında, çerçeve anlaşma yerine ABD-İran arasında imzalanan mutabakat zaptının esas alınması gerektiğini söyleyerek, "Washington’daki çerçeve anlaşma küçük düşürücü ve utandırıcıdır, aynı zamanda egemenliğin teslimi anlamına gelmektedir. Bu anlaşma geçersiz ve hükümsüzdür. İran-Amerikan mutabakat zaptının hükümlerinin uygulanması gerekmektedir" demişti.

Hizbullah lideri, İsrail’in Lübnan’dan çekilmesinin Lübnan’daki Hizbullah’ın silahsızlandırılması şartına bağlanmasına yönelik önerileri kınayarak, "İsrail’in çekilmesinin Lübnan genelinde direnişin silahsızlandırılmasına bağlanması, tüm kırmızı çizgileri aşan son derece tehlikeli bir öneridir" ifadelerini kullanmıştı.