Suriye'de SDG/YPG yapılanmasının ülke yönetimine entegre olmasını ve kendini feshetmesini barışçıl bir çözüm olarak destekleyen Türkiye, süreci başından beri dikkatle izliyor. Ancak 10 Mart mutabakatından bu yana geçen sürede terör örgütünün, bu barışçıl yaklaşımı bir fırsat olarak kullanmaya çalıştığı anlaşıldı. Örgütün, müzakere masasını işgal ettiği bölgelerdeki kazanımlarını pekiştirmek ve "Terörsüz Türkiye" hedefine karşı bir koz haline getirmek amacıyla zaman kazanma stratejisi yürüttüğü belirlendi.
Dış Güçlerin Telkinleri ve Kandil’in Yanlış Hesabı
Edinilen bilgilere göre, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığı sonucu ayrıcalıklı konumlarını kaybetmekten korkan Kandil’deki "şahin kanat", Suriye sahasında provokatif bir yol izledi. Halep’teki çatışmalara giden süreçte bazı ülkelerin yönlendirmesiyle hareket eden örgüt yönetimi, çözüm yerine çatışmayı tercih etti. Kandil’in bu dayatmaları, örgütü Suriye ordusuyla doğrudan karşı karşıya getirdi ve beklenen kazanımların aksine ağır bir saha yenilgisini beraberinde getirdi.

Şam Yönetimi Operasyon Başlattı: Kritik Bölgeler Kaybedildi
Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde düzenlenen saldırılar bardağı taşıran son damla oldu. Suriye yönetimi, YPG’nin müzakere yolunu tamamen terk ettiğini değerlendirerek Fırat'ın batısında kapsamlı bir karşı operasyon düğmesine bastı. Bu harekat sonucunda SDG/YPG; Deyr Hafır, Tabka ve Rakka'nın güneyindeki Mansura kasabası gibi stratejik öneme sahip birçok noktadan çekilmek zorunda kaldı. Örgütün dış destekle kurduğu hayaller, saha gerçekleri karşısında ağır bir bedelle sonuçlandı.
Arap Aşiretleri Saf Değiştirdi: Örgüt Mevzi Kaybediyor
Sadece askeri alanda değil, toplumsal alanda da SDG/YPG için çözülme süreci başladı. Çatışmaların yaşandığı bölgelerdeki birçok Arap aşireti, terör örgütünün yanında yer almayacaklarını ilan etti. Suriye hükümeti ile entegrasyonu tercih ettiklerini deklare eden aşiretler, örgütün bölgedeki toplumsal meşruiyetine büyük bir darbe vurdu. Bugün itibarıyla SDG/YPG’nin, 10 Mart öncesine göre siyasi ve askeri açıdan çok daha zayıf bir pozisyona gerilediği belirtiliyor.
Türkiye Teyakkuzda: Askeri Destek Seçeneği Masada
Türkiye, Suriye’de yaşanan bu gelişmeleri bir "iç mesele" olarak tanımlamakla birlikte, sınır güvenliği ve terörle mücadele hassasiyetiyle yakından takip ediyor. Ankara, sorunun öncelikle müzakere ve diyalogla çözülmesini savunsa da Şam yönetiminden talep gelmesi ve gelişmelerin seyrine göre askeri destek verme seçeneğini de ihtimal dışı tutmuyor. Diplomatik, istihbari ve askeri tüm hazırlıklarını tamamlayan Türkiye, Terörsüz Türkiye sürecini sabote edebilecek her türlü senaryoya karşı önlemlerini almış durumda.
Kaynak: Sabah
