Dünyanın en nüfuzlu ve varlıklı ailelerinden biri olarak bilinen Rockefeller, geçmişte devasa laboratuvarlar kurarak çok sayıda bilim insanını finanse etmiştir. Vücudunun farklı noktalarına sayısız operasyon yaptıran ve iki asır yaşamayı hedeflediğini belirten aile reisi, yüz yaşında hayatını kaybetmiştir. 20. yüzyılın başlarında ırk ıslahı projelerine milyonlarca dolar aktaran vakıf, insan genetiğini iyileştirme bahanesiyle küresel çapta nüfus planlaması çalışmalarını desteklemiştir. Almanya'daki Kaiser Wilhelm Enstitüleri dahil olmak üzere pek çok üstün ırk araştırmasına fon sağlayan bu yapı, daha sonra Nazi Almanyası dönemindeki insan deneylerinin altyapısına zemin hazırlamıştır.
Jeffrey Epstein ve New Mexico'daki Karanlık Çiftlik
Küresel elitlerin ve siyasilerin karanlık ilişkilerini ortaya döken Jeffrey Epstein skandalı, benzer hastalıklı zihniyetin modern dönemdeki en çarpıcı yansımasıdır. Reşit olmayan küçük kızları zengin isimlerle fuhuşa sürükleyip gizli kayıtlar alan ve bu görüntüleri şantaj amacıyla kullanan Epstein, aynı zamanda istihbarat bağlantılarıyla da dikkat çekmiştir. New Mexico'daki dağlık arazide binlerce dönüm mülk satın alan Epstein, burada insanlık dışı faaliyetler yürütmüştür. Tanıkların ifadelerine göre, küçük kızları hem fuhuşa zorlayan hem de vahşi yöntemlerle katleden bu isim, toplantılarında 'Gençlik havuzu' ve seri bebek üretimini içeren projelerden bahsetmiştir.
Genetik Üstünlük ve 'Seçilmiş Bebekler' Projesi
Kendi DNA'sını kusursuz ve üstün olarak nitelendiren Epstein, bu genetik mirası dünyaya yayarak insan ırkına öncülük etme saplantısına kapılmıştır. Çiftliğinde aynı anda çok sayıda genç kızı laboratuvar ortamında hamile bırakacak bir sistem kurmayı planlayan bu şahıs, projesini çevresindeki akademisyenlere ve iş insanlarına açıkça anlatmıştır. Harvard profesörlerinden avukatlara kadar pek çok kişinin dava dosyalarına giren ifadelerinde, 'seçilmiş bebekler çiftliği' projesinin detayları açıkça yer almıştır. Zeki ve zengin elitlerin genetik havuzunu domine etmesi gerektiğine inanan bu zihniyet, insan üremesinin rastgele bırakılamayacağını savunmuştur.
Ölümsüzlük Hayalleri ve Küresel Siyonizm Bağlantısı
Ölümünden sonra bedeninin dondurulmasını ve başının saklanarak gelecekte başka bir bedene monte edilmesini isteyen Epstein, yeniden dirilme ve ölümsüzlük teknolojilerinin peşinden koştuğunu dile getirmiştir. Zekasının ve genetik yapısının dünyadaki insan havuzunu ileri taşıyacak kadar kusursuz olduğuna inanan bu yapının izleri, günümüzdeki küresel çatışmalarda ve soykırım politikalarında da açıkça görülmektedir. Rockefeller'dan Epstein'e kadar uzanan bu karanlık zincir, seçilmeyen insanların tasfiyesini meşru gören tehlikeli bir ideolojinin ürünleri olarak tarihe geçmiştir.
(Kaynak ve Görsel: A Haber)
