Meksika’nın kuzeyinde yer alan Coahuila eyaletinin San José de las Piedras bölgesinde, Benito Hernandez Garcia tarafından inşa edilen ev, doğal bir kaya oluşumunun mimariye entegre edilmesiyle dikkat çekiyor. Bu yapı, yaklaşık 850 ton ağırlığında ve 15 metre yüksekliğindeki bir kayanın altında konumlandırılmıştır.
Yapı, "Casa de Piedra" (Taş Ev) olarak adlandırılmakta olup, geleneksel çatı sistemleri yerine doğal kütle kullanılarak tasarlanmıştır. Ocampo Flora ve Fauna Koruma Alanı sınırları içerisinde yer alan bu konut, klasik dikdörtgen plan şemasına sahip olmamasıyla da öne çıkıyor.
Kaya Formu İnşaatı Nasıl Etkiledi?
İnşaat sürecinde kaya kütlesi kesilmemiş veya yerinden oynatılmamıştır. Duvarlar, oluşumun altındaki boşluklara, kayanın eğimi ve destek noktaları dikkate alınarak örülmüştür. Bu süreçte, kullanılabilir alanı genişletmek amacıyla kayanın altındaki toprak ve taş tabakası kazılarak derinlik artırılmıştır.
Beyaz boyalı kagir dış cepheye sahip olan tek katlı yapı, tavan yüksekliğini kayanın formuna göre değişkenlik göstermektedir. Böylece, her odanın iç mekânı farklı bir atmosfer sunmaktadır.
İklim Koşullarına Uygun Tasarım
Chihuahua Çölü ikliminde yer alan bu yapı, yazın sıcaklıkların 47 °C’ye yaklaşması ve kışın sıfırın altına düşmesi gibi zorlu hava koşullarına karşı dayanıklıdır. Kayanın yüksek termal kütlesi, gündüz emdiği ısıyı gece yavaşça yayarak iç mekandaki sıcaklık dalgalanmalarını sınırlandırmaktadır.
Geleneksel beton, ahşap veya metal çatı unsurlarının kullanılmadığı bu yapıda, iç mekanda kayanın alt yüzeyi doğrudan tavan işlevi görmektedir. Bu durum, hem estetik hem de işlevsel bir tasarım sunmaktadır.
Altyapısız Yaşam ve Çözüm Yöntemleri
Şehir şebekelerinden uzak bir noktada bulunan bu konutta, iklimlendirme ve yemek pişirme işlemleri için odun sobası kullanılmakta, aydınlatma ise gaz lambaları ile sağlanmaktadır. Su ihtiyacı, bölgedeki doğal bir kaynaktan temin edilmektedir.
Yapı, geleneksel malzeme kullanımını azaltmakla birlikte, doğal çatlaklardan oluşabilecek su sızıntıları, drenaj yönetimi ve zemin hareketlerine bağlı stabilite risklerini de beraberinde getirmektedir. Konuta dair kamuya açık detaylı bir jeoteknik güvenlik raporu bulunmamaktadır.
