"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0139 %0.12
56,1125 %0.06
6.740,80 %0.33
4.109.782 %-0.20
İşçi Haber Dünya Netanyahu'nun ABD'deki konumu tartışılıyor : Trump desteği de sorgulanmaya başladı

Netanyahu'nun ABD'deki konumu tartışılıyor : Trump desteği de sorgulanmaya başladı

İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin politikalarının ABD ile ilişkiler ve İsrail'in Washington'daki imajı üzerindeki etkileri ele alındı. Haaretz'in editoryal yazısında, Netanyahu'nun ABD'deki konumunun yanı sıra Donald Trump'ın İsrail ve Netanyahu'ya yönelik desteğinin de tartışma konusu olduğu savunuldu.

Okunma Süresi: 3 dk

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD'deki siyasi konumu ve İsrail'in Washington'daki itibarı yeniden gündeme geldi. İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Netanyahu hükümetinin politikalarının ABD ile ilişkilerde ciddi bir krize yol açtığı ve ülkenin kamuoyundaki imajının zarar gördüğü belirtildi.

Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda protestolarla karşılaşan Netanyahu'nun ABD'deki konumuna ilişkin değerlendirmeler İsrail basınında geniş yer buldu. Haaretz gazetesinin editöryal yazısında, İsrail'in ABD başta olmak üzere en önemli müttefikleriyle stratejik ilişkilerinde benzeri görülmemiş bir kriz yaşadığı ifade edildi.

İsrail-ABD ilişkilerinde kriz iddiası

Haaretz'in yazısında, Beyaz Saray'da İsrail'e sempati duyan bir başkan bulunmasına rağmen Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükümetin politikalarının Washington ile ilişkileri yeni bir dip noktaya taşıdığı savunuldu.

İsrail'in ABD'deki itibarının hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar arasında, Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir gibi aşırı sağcı isimlerin yer aldığı Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümeti nedeniyle gerilediği değerlendirmesine yer verildi.

Yazıda ayrıca, İsrail'in karşı karşıya olduğu durumun ve bunun ülkenin ulusal güvenliği açısından uzun vadeli sonuçlarının sorumluluğunun Netanyahu'ya ait olduğu ileri sürüldü. Haber 7'nin haberine göre Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasının bu tabloyu değiştiremeyeceği ifade edildi.

İsrail'e yönelik eleştirilerin nedenleri sıralandı

İsrail'in en sadık destekçilerinin dahi daha önce görülmemiş eleştiriler yöneltmesine neden olan gelişmeler arasında İran'daki savaş ve sonrasında petrol fiyatlarında yaşanan keskin yükseliş, Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin gerçekleştirdiği şiddet olayları, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılar ve Doğu Kudüs'teki Hristiyanları hedef alan saldırılar gösterildi.

Haaretz'teki değerlendirmede, ABD'de özellikle gençler arasında İsrail'e yönelik olumlu bakışın son dönemde önemli ölçüde gerilediğine ilişkin kamuoyu yoklamalarına da dikkat çekildi.

Yazıda, Netanyahu hükümetinin söz konusu eğilimi tersine çevirmek için adım atmak yerine, şiddet içeren ve pervasız olduğu ileri sürülen politikalarıyla durumu daha da kötüleştirdiği savunuldu.

Trump'ın Netanyahu'ya desteği de gündemde

İsrail basınındaki değerlendirmede, kendisini İsrail'in en büyük dostu olarak tanımlayan ABD Başkanı Donald Trump'ın dahi Netanyahu'dan uzaklaştığı öne sürüldü.

Trump'ın ABD kamuoyunda İsrail'e yönelik desteğin istikrarlı biçimde gerilediğinin farkında olduğu belirtildi. İsrail basınına, Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasının yanı sıra ABD kamuoyunun İsrail'e yönelik yaklaşımını da aktarması çağrısı yapıldı.

Haaretz'teki yazıda, İsraillilerin ülkenin Amerikan kamuoyundaki imajının ne ölçüde zarar gördüğünü ve bunun iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından ne ifade ettiğini anlaması gerektiği ifade edildi.

Fotoğraf: AA