Güney Kıbrıs'ta yayımlanan Politis gazetesinde, Rum yazar Yorgos Kumullis, EOKA-B'yi savunan çevrelere karşı önemli açıklamalarda bulundu. Yazar, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı şiddeti anlatmanın Türk yanlılığı olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Kumullis, 15 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleşen darbenin sorumlularıyla yüzleşilmesi gerektiğini ifade etti.
EOKA-B'nin Suçları ve 1974 Darbesi
Kumullis, köşe yazısında, EOKA-B'nin Kıbrıs Türk halkına yönelik işlediği suçları gündeme getirdi. 15 Temmuz 1974 tarihinde Rum lider Makarios'a karşı gerçekleştirilen darbenin, Yunan askeri cuntasının desteğiyle yapıldığını belirtti. Yazar, bu darbenin vatanseverlik ve Helenizmi kurtarma söylemleriyle gerçekleştirildiğini ifade etti.
Yorgos Kumullis, 1974 yılında yaşanan olayların sorumluluğunu değerlendirirken, EOKA-B'nin bu süreçteki rolüne dikkat çekti. Yazar, geçmişte yaşananlardan gerekli derslerin çıkarılmadığını savunarak, EOKA-B'yi savunan siyasi çevrelerin başkalarını vatansever olmamakla suçladığını belirtti.
Geçmişle Yüzleşme Gerekliliği
Kumullis, EOKA-B'yi savunan çevrelerin günümüzde kendilerini vatanseverliğin tek temsilcisi olarak göstermelerini eleştirdi. Bu çevrelerin özellikle sol görüşlü kişileri vatansız olmakla suçladığını ifade etti. Yazar, 1974 darbesinde rol oynayan siyasi anlayışın günümüzde de savunulmasını eleştirerek, geçmişte yaşananların sorumluluğunun kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
Yorgos Kumullis, Kıbrıs Türk halkının geçmişte maruz kaldığı şiddetin anlatılmasının ve Rum tarafının geçmişteki hatalarının kabul edilmesinin Türk yanlısı olmak anlamına gelmediğini belirtti. Tarihi gerçeklerin siyasi tercihlere göre değiştirilemeyeceğini ifade eden yazar, bu durumun demokratik tartışma açısından gerekli olduğunu kaydetti.
Demokratik Tartışma ve Geçmişin Kabulü
Kumullis, geçmişte yaşanan olayların kabul edilmesinin Rum toplumunda demokratik bir tartışma için gerekli olduğunu belirtti. Yazar, EOKA-B'nin faaliyetlerini olumlu göstermeye çalışan siyasi ve ideolojik çevrelerin, örgütün 1974 olaylarındaki rolüne ilişkin özeleştiriden kaçındığını ifade etti. Bu bağlamda, geçmişle yüzleşmenin önemine vurgu yaptı.
Sonuç olarak, Yorgos Kumullis'in açıklamaları, Kıbrıs'taki tarihi olayların değerlendirilmesi ve geçmişle yüzleşme gerekliliği üzerine önemli bir tartışma başlatmaktadır.
