BBC'nin haberine göre; kararın, Rus düzenleyicilerin güvenlik eksikliği gerekçesiyle Telegram’a erişimi kısıtlamasının ardından gündeme geldiği belirtildi. Rusya’da Telegram’ın da en az WhatsApp kadar yaygın bir kullanıcı kitlesine sahip olduğu biliniyor.
Meta’ya 'aşırılık' suçlaması ve engellemeler
Rusya’nın iletişim denetleme kurumu Roskomnadzor, WhatsApp’a yerel yasalara uyma konusunda daha önce birçok kez uyarıda bulunmuştu. Devlet kontrolündeki haber ajansları, WhatsApp’ın 2026 yılına kadar ülkede tamamen engellenmesinin beklendiğini duyurdu.
Rus yetkililer, Meta’nın ülkede “aşırılık yanlısı bir kuruluş” olarak tanımlanması nedeniyle alınan sert tedbirlerin meşru olduğunu savunuyor. 2022 yılında yapılan bu tanımlamanın ardından Instagram ve Facebook gibi Meta uygulamaları Rusya’da engellenmiş, bu platformlara yalnızca VPN aracılığıyla erişim sağlanmaya başlanmıştı.
WhatsApp yetkilileri ise 100 milyondan fazla kullanıcıyı özel ve güvenli iletişim imkanından mahrum bırakmanın geriye dönük bir adım olduğunu belirterek, bunun ülkedeki kullanıcıların güvenliğini azaltacağını ifade ediyor.
Yeni 'süper uygulama' hamlesi: Max
Moskova yönetimi, Rus vatandaşlarını “Max” adı verilen ve devlet tarafından geliştirilen yeni bir platforma yönlendirmek için kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Çin’in WeChat uygulamasına benzetilen bu “süper uygulama”, mesajlaşma hizmetlerini devlet hizmetleriyle birleştiriyor ancak uçtan uca şifreleme özelliği barındırmıyor.
Rusya, hem WhatsApp’ın hem de Telegram’ın, yasaların gerektirdiği şekilde kullanıcı verilerini ülke içinde depolamayı reddettiğini öne sürüyor. 2025 yılından itibaren ülkede satılan tüm yeni cihazlarda Max uygulamasının yüklü olmasının zorunlu hale getirildiği belirtiliyor. Kamu çalışanları, öğretmenler ve öğrencilerin de bu platformu kullanmasının talep edildiği ifade ediliyor.
Telegram’ın kurucusu Pavel Durov ise yaptığı değerlendirmede, devletin bu kısıtlamalarla halkı siyasi sansür ve gözetim amacıyla kendi uygulamasına yönlendirdiğini savunarak, vatandaşların özgürlüklerini kısıtlamanın doğru bir yöntem olmayacağını vurguladı.
