Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gazeteci ve araştırmacılarla bir araya geldi. Görüşmenin ana gündemi İsrail ile ilişkiler ve 60 yıl aradan sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılım olsa da, Şara’nın Türkiye ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ilgili açıklamaları öne çıktı.
Türkiye’nin Askerî Operasyonu Masada
Şara, SDG’nin Suriye’ye entegrasyon sürecinde Aralık ayına kadar ilerleme kaydedilmemesi durumunda, Türkiye’nin kuzeydoğuda askerî operasyon başlatabileceği uyarısında bulundu. Suriye lideri, Esad sonrası dönemde Türkiye’nin askeri müdahaleden ziyade müzakere yolunu seçtiği süreci de hatırlattı.
Kürt Haklarına Net Mesaj: Haklarını Sizden Daha Fazla Önemsiyorum
SDG ile yürütülen müzakerelere değinen Şara, Mart ayında Şam’ı ziyaret eden SDG lideri Ferhat Abdi Şahin’e (“Mazlum Kobani”) yaptığı çıkışı aktardı. Şara, görüşmenin başında şu ifadeleri kullandı:
"Buraya Kürtlerin haklarını talep etmek için geldiyseniz, zahmet etmeyin. Bu hakları korumak ve Kürtlerin Suriye’nin eşit vatandaşları olmasını sağlamak benim temel ilkemdir. Kürtlerin haklarını sizden daha fazla önemsiyorum."
10 Mart 2025 Anlaşması ve ABD-Türkiye Ortak Desteği
Şara, yürütülen müzakereler sonucunda 10 Mart 2025 tarihinde bir anlaşma sağlandığını belirtti. Bu sürecin dikkat çeken yönü, hem ABD hem de Türkiye’nin çözüm önerisini ilk kez aynı anda desteklemiş olmasıydı. Ancak Şara’ya göre SDG ve PKK içindeki bazı gruplar anlaşmanın uygulanmasını sabote ederek süreci yavaşlattı.
SDG’nin Sürecin Dışında Kalması ve Ulusal Güvenlik Endişesi
Suriye lideri, PKK’nın feshedilmesi yönündeki Abdullah Öcalan çağrısının olumlu karşılandığını aktarırken, SDG’nin sürecin dışında kalmaya devam ettiğini ifade etti. Şara, SDG’nin kuzeydoğu Suriye’deki statükosunun hem Türkiye hem de Irak için ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğunu vurguladı.
SDG’nin Ademi Merkeziyetçilik Talepleri: Ayrılıkçı Endişesi
SDG’nin ademi merkeziyetçilik taleplerini değerlendiren Şara, Suriye yasalarının bu ihtiyacı büyük ölçüde karşıladığını belirtti. Cumhurbaşkanı, toplumun federal sistem veya ademi merkeziyetçilik tartışmasına hazır olmadığını ifade ederek, bu taleplerin özünde ayrılıkçı olduğunu söyledi:
"Suriye zaten yüzde 90 oranında ademi merkeziyetçidir. Toplum federal sistemi veya ademi merkeziyetçiliği tartışmaya hazır değil. Bu talepler özünde ayrılıkçıdır."
