Suriye'de yeni bir dönem başlıyor. Suriye hükümeti ile terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı olan SDG arasında 18 Ocak'ta varılan "Ateşkes ve Tam Entegrasyon" konulu anlaşma, sahada dengeleri kökten değiştirdi. Bu tarihi anlaşmayla birlikte terör örgütünün Suriye'nin üçte birinde yıllardır sürdürdüğü sözde hâkimiyet kısa sürede dağıldı ve örgütün en büyük hedefi olan özerk yönetim hayali fiilen sona erdi. Şam yönetimi, örgütün engelleme çabalarına rağmen "terörsüz bölge" hedefi doğrultusunda terörle mücadele operasyonlarını hız kesmeden sürdürüyor.
Finans Kaynaklarına Neşter: Petrol ve Suç Gelirleri Kesiliyor
Şam yönetiminin attığı bu adımlar, ülkenin üniter yapısını sağlamlaştırırken ekonomik kaynakların da yeniden devlet kontrolüne geçmesini sağlıyor. Terör örgütünün elinde bulunan petrol kaynaklarının Suriye yönetimine devredilmesi, ülke ekonomisi için hayati bir fark yaratacak. Terör örgütünün uyuşturucu kaçakçılığı ve yasa dışı yöntemlerle yılda 1.5 milyar dolar gelir elde ettiği tahmin ediliyordu. Sınırların tamamen Şam kontrolüne girmesiyle birlikte örgütün bu "suç temelli gelir" kapıları tamamen kapanmış olacak. Ekonomik kaynakların tüm Suriyelilerin hizmetine sunulmasıyla müreffeh bir Suriye yolunda ilk adımlar atılıyor.
DEAŞ ile Mücadelede Yeni Safha ve Barajların Kontrolü
Terör örgütünü yıllardır "DEAŞ ile mücadele" bahanesiyle destekleyen Batılı ülkeler, bu yeni süreçle birlikte tutum değişikliğine gitmeye başladı. Örgüt, elindeki DEAŞ'lı tutukluları serbest bırakma tehdidiyle Batı'nın desteğini korumaya çalışsa da anlaşma kapsamında El Hol ve El Roj kamplarının güvenliği ve yasal sorumluluğu ilk etapta Suriye hükümeti tarafından üstlenilecek. Öte yandan, örgütün stratejik bir tehdit aracı olarak kullandığı su kaynakları konusunda da önemli bir gelişme yaşandı. Suriye ordusu, örgütün çekilmeye başladığı Münbiç'in güneybatısındaki Tişrin Barajı'nı kontrol altına almak üzere harekete geçti.
Hedef Bir ve Bütün Suriye: Türkiye'nin Sınır Güvenliği Sağlanıyor
Türk Silahlı Kuvvetleri, bugüne kadar gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlarla Irak sınırının tamamını ve Suriye sınırının yüzde 80'ini zaten kontrol altına almıştı. Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtları ile terör örgütünün "yenilmezlik" algısı çökmüş, Fırat'ın batısından sökülüp atılan yapı doğuda da ağır darbe alarak masaya oturmak zorunda kalmıştır. Terör örgütünün Fırat'ın doğusundan tamamen atılmasıyla birlikte Türkiye'nin güney sınırları teröristlerden tamamen temizlenecek. Suriye'de yıllardır süregelen "Fırat'ın doğusu ve batısı" ayrımı ortadan kalkarken, nihai hedef "bir ve bütün Suriye" olarak tescilleniyor.
Türkiye’den Suriye’nin Toprak Bütünlüğüne Tam Destek
Türkiye, başından beri Suriye'nin güvenliğini kendi güvenliği olarak gördüğünü her platformda dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır savunduğu "tek devlet, tek ordu" ilkesi ve Suriye'nin toprak bütünlüğü vurgusu, bugünkü saha gelişmeleriyle tam olarak örtüşüyor. Ankara, Suriye'de eşit yurttaşlık temeline dayalı kapsayıcı bir devlet yapısının bölgesel barışın anahtarı olduğunu savunmaya devam ediyor. Türkiye, bölgede istikrarı güçlendirecek her türlü yapıcı girişime ve terörle mücadeleye desteğini sürdürüyor.
YPG/SDG'den Kirli Oyun: DEAŞ’lı Teröristleri Serbest Bıraktılar
Suriye ordusu tarafından yapılan açıklamada, köşeye sıkışan terör örgütü YPG/SDG'nin Haseke iline bağlı Şeddadi kentindeki hapishaneden DEAŞ'lı teröristleri kasten serbest bıraktığı bildirildi. Bölgeye giriş yapan ordu güçlerinin, serbest bırakılan bu teröristleri yeniden yakalamak için kapsamlı bir operasyon başlattığı belirtildi. Bu hamle, terör örgütünün bölgedeki kaosu tetiklemek için attığı son çırpınışlar olarak değerlendiriliyor.
Siyasilerden 'Kritik Aşama' Değerlendirmesi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu anlaşmanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işaret ettiği "terörsüz bölge" süreci için hayati bir eşik olduğunu belirtti. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gelişmeyi "Suriye'nin iç bütünleşmesine dönük net bir beyan" olarak nitelendirirken, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala anlaşmanın kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği ve İngiltere gibi uluslararası aktörler de Suriye'nin birliğini sağlayan bu anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını açıkladılar.
Kaynak: Sabah
