ABD’de tüketici güven endeksi, Eylül ayındaki 48,1 seviyesinden 48,0’a gerileyerek, ekonomik görünümdeki olumsuz eğilimlerin devam ettiğini göstermektedir. Bu durum, tüketicilerin ekonomik koşullara dair endişelerini artırmakta ve özellikle yüksek faiz oranları ile düşen satın alma gücü üzerinde durulmaktadır.
Geçen yılın aynı dönemine kıyasla endeksin yüzde 10,4 oranında düşmesi, İran’daki çatışmaların başlamasından önceki Şubat ayına göre ise yüzde 15 daha düşük bir seviyede kalması, tüketici güveninin ne denli zayıf olduğunu ortaya koymaktadır. Tüketicilerin mevcut ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerini ölçen endeks, 50,9’dan 46,7’ye gerileyerek aylık bazda yüzde 8,3'lük bir düşüş kaydetmiştir.
Tüketici Güveninde Düşüş Nedenleri Nelerdir?
Bu gerilemenin arkasında, özellikle dayanıklı tüketim mallarının satın alınabilirliğine dair artan endişeler yatmaktadır. Michigan Üniversitesi Tüketici Anketleri Direktörü Joanne Hsu, yüksek faiz oranları ve artan maliyetlerin, dayanıklı tüketim mallarına yönelik satın alma koşullarını olumsuz etkilediğini belirtmiştir. Bu alandaki gösterge ekim ayında yüzde 18 oranında bir düşüş göstermiştir.
Ancak, geleceğe yönelik beklentilerde kısmi bir toparlanma yaşanmıştır. Tüketici beklentileri endeksi, Eylül ayındaki 46,3 seviyesinden 48,8’e yükselerek aylık yüzde 5,4'lük bir artış göstermiştir. Gelecek 12 aya ilişkin iş koşulları beklentileri de iyileşme kaydetmiş, ancak geçen yılın aynı döneminin altında kalmaya devam etmiştir.
Enflasyon Beklentilerindeki Artış Neden Önemli?
ABD’de tüketicilerin gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi, Eylül’deki yüzde 4,6 seviyesinden yüzde 4,7’ye yükselmiştir. Uzun vadeli enflasyon beklentisi de yüzde 3,4’ten yüzde 3,5’e çıkarak, her iki gösterge de üst üste ikinci ay yükselerek Mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Kısa vadeli enflasyon beklentisi ise, Şubat ayında kaydedilen yüzde 3,4’lük seviyenin belirgin biçimde üzerinde gerçekleşmiştir.
Joanne Hsu, satın alma gücünün tüketicilerin ekonomik görünüm değerlendirmelerinde belirleyici olmaya devam ettiğine dikkat çekmiştir. Ekim ayı verileri, geleceğe yönelik beklentilerdeki iyileşmeye rağmen mevcut ekonomik koşullara ilişkin memnuniyetsizliğin ve enflasyon endişelerinin sürdüğünü göstermektedir.
