Altın fiyatları, Şubat ayında yatırımcıların dikkatle izlediği bir konu haline geldi. Küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve ABD'de açıklanan ekonomik veriler, altın fiyatlarının yönünü belirlemede önemli bir rol oynamaktadır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, bu dönemde ons altın fiyatlarının 5.000 doların üzerinde kapanma ihtimaline dikkat çekerek, gram altının 7.200 TL ile 7.900 TL arasında hareket edebileceğini ifade etti.
Altın fiyatlarının geleceği nasıl şekillenecek?
Prof. Dr. Sefer Şener, altın fiyatlarının kalıcılığının küresel gelişmelere bağlı olduğunu belirtti. Mevcut görünüm, önemli bir olumsuzluk yaşanmadığı takdirde yukarı yönlü sinyaller vermektedir. Şener, ons altın fiyatlarının 5.000 dolar seviyesinin üzerinde kapanma ihtimalinin masada olduğunu vurguladı. Ayrıca, küresel faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesi durumunda 5.200 dolar bandının da gündeme gelebileceğini söyledi.
Ancak bu seviyelerin korunabilmesi için ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası ve jeopolitik gelişmeler gibi uluslararası veri akışının dikkatle takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu bağlamda, gram altın fiyatı için öngörülen 7.200 TL ile 7.900 TL aralığı, yatırımcılar için önemli bir referans noktası oluşturmaktadır.
Yatırımcılar için önemli uyarılar
Prof. Dr. Sefer Şener, döviz kuru ve ons altın fiyatındaki hareketin gram altın üzerindeki etkisinin belirleyici olmaya devam edeceğini belirtti. Özellikle 7.900 TL aralığının test edilmesinin mümkün olduğunu ifade eden Şener, kalıcılığın ise küresel risk iştahına ve ekonomik haber akışına bağlı olduğunu vurguladı. Kısa vadeli dalgalanmalara karşı yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini belirten Şener, ani fiyat hareketlerine odaklanmak yerine daha geniş bir perspektifle hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.
Altın piyasasında dönemsel geri çekilmelerin yaşanabileceği, ancak uzun vadeli bakış açısının önemini koruduğu dile getirildi. Ayrıca, gümüş, bakır ve platin gibi diğer emtialarda oynaklığın altına kıyasla daha yüksek olduğu belirtilerek, portföy tercihlerinde risk yönetiminin göz ardı edilmemesi gerektiği kaydedildi.
