Avrupa Merkez Bankası, üç temel faiz oranını değiştirmediğini duyurdu. Bu karar, piyasa beklentilerine paralel bir şekilde alındı. Banka, mevduat faizini yüzde 2,50 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Yükselen enerji fiyatlarının enflasyonu artırma ve ekonomik büyümeyi yavaşlatma riski taşıdığına dikkat çekildi.
Banka yönetimi, gelecekteki faiz kararlarının toplantı bazlı ve açıklanacak ekonomik verilere dayalı bir yaklaşım ile belirleneceğini ifade etti. Enerji maliyetlerindeki artışın büyüklüğü ve süresinin enflasyonu yukarı çekebileceği, ekonomik aktiviteyi ise baskılayabileceği vurgulandı. Temel enflasyon göstergelerinin istikrarlı seyrini koruduğu ve ücretler üzerinde henüz belirgin bir baskı oluşmadığı belirtildi.
Lagarde'ın Görev Süresi Ne Zaman Sona Erecek?
Avro Bölgesi gündemindeki önemli bir gelişme, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın görevinden erken ayrılma kararı oldu. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Lagarde’ın 7 Şubat 2027’de görevinden ayrılma niyetini resmen açıkladı. Normal şartlarda görev süresi Ekim 2027’de sona erecek olan Lagarde’ın, Dünya Ekonomik Forumu başkanlığına geçebileceği konuşuluyor.
Lagarde’ın bu erken ayrılık kararı, Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde AB liderlerine yeni ECB başkanını belirleme fırsatı sunacak. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası’nın geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Lagarde Sonrası İçin Öne Çıkan İsimler Kimler?
Lagarde’ın yerine geçecek yeni başkanın belirlenmesi süreci başlamışken, iki isim öne çıkıyor. Bunlardan ilki, Hollanda Merkez Bankası Başkanı Klaas Knot. Knot, daha “şahin” bir tutum sergiliyor ve Kuzey Avrupa hükümetlerinin desteğini alabileceği düşünülüyor. Knot, ECB’nin son yıllarda yaşanan enflasyon artışı karşısında yetersiz kalma riski taşıdığı uyarısında bulunmuş ve büyük çaplı faiz artırımlarının gündeme gelebileceğini belirtmişti.
Diğer bir isim ise eski İspanya Merkez Bankası Başkanı Pablo Hernández de Cos. Hernández de Cos’un atanmasının, borç yükü altındaki çevre ülkeler ve piyasalar açısından “rahatlatıcı” olacağı değerlendiriliyor. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası’nın gelecekteki politikalarını şekillendirecek önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
