"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0041 %0.05
56,0360 %0.10
6.323,23 %-0.26
3.876.400 %0.71
İşçi Haber Ekonomi Borsa İstanbul Ne Zaman Toparlanacak ? Tufan Cömert 2027'ye İşaret Ediyor

Borsa İstanbul Ne Zaman Toparlanacak ? Tufan Cömert 2027'ye İşaret Ediyor

BBVA stratejisti Tufan Cömert, Borsa İstanbul'da sağlıklı bir piyasa ortamının 2027'nin ortalarında oluşabileceğini belirtti.

Okunma Süresi: 3 dk

Borsa İstanbul’da son bir buçuk ayda yaşanan gelişmeler, piyasaya yönelik toparlanma beklentilerini değiştirmiştir. BBVA stratejisti Tufan Cömert, fon tasfiye sürecindeki belirsizliklerin giderilmeden ve yatırımcı güveni yeniden sağlanmadan Borsa İstanbul’da olumlu bir görünüm oluşmasının zor olduğunu ifade etmiştir.

Fon Tasfiye Sürecinin Yönetimi Neden Önemli?

Cömert, 17 Eylül sonrasında yaşanan sürecin iyi yönetilmediğini belirterek, öncelikle likit fonlardaki paraların yatırımcıların yatırımları doğrultusunda tahsis edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Diğer varlıkların ise belirli bir takvim çerçevesinde tasfiye edilmesinin gerekliliği üzerinde durmuştur.

Yatırımcılara yapılan ödemelerin nasıl hesaplandığına ilişkin yeterli açıklama yapılmamasını eleştiren Cömert, belirsizliklerin yalnızca ilgili fonlarla sınırlı kalmadığını, parasına ulaşamayan yatırımcıların diğer hisselerde de satış yapmak zorunda kaldığını dile getirmiştir.

Yatırımcı Güveni ve Piyasa Dinamikleri

İletişim Başkanlığı, tasfiye sürecindeki 100 fonda 97,3 milyar TL ödeme yapıldığını ve 178 bin 537 yatırımcının ana parasının kapatıldığını duyurmuştur. Tasfiye edilen fonlarda yapılan ödemelerin miktarı, piyasanın sağlıklı bir şekilde yeniden yapılandırılabilmesi için kritik bir öneme sahiptir.

Cömert, fon tasfiye sürecinin tamamlanması, yatırımcıların kayıplarının mümkün olduğunca azaltılması ve Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) manipülatif işlemlere hızlı müdahale etmesi halinde piyasada daha sağlıklı bir ortam oluşabileceğini belirtmiştir. 2027 yılının ortalarına veya sonlarına doğru bu yönde bir görünümün mümkün olabileceğini ifade etmiştir.

Yerli ve Yabancı Yatırımcıların Durumu

Borsa İstanbul’daki hisse fiyatlarının değerleme açısından oldukça ucuz seviyelere geldiğini belirten Cömert, buna karşın üçüncü çeyrek bilançolarının çok olumlu görünmediğini söylemiştir. Yerli yatırımcının son dönemde yaşanan süreçten ciddi şekilde etkilendiği ve alım gücünün zayıfladığı ifade edilmiştir.

Cömert, mevcut koşullarda yerli yatırımcının tek başına endeksi önceki seviyelerine taşıyacak güce sahip olmadığını dile getirmiştir. Yabancı yatırımcıların da fon tasfiye sürecindeki belirsizlikler sona ermeden piyasaya güçlü ilgi göstermesinin zor olduğunu belirtmiştir.

Portföy yönetim şirketlerinin yöneticileri ve yönetim kurulu üyelerine yönelik tasarıda, 5 yıla kadar hapis ve 50 milyon TL'ye varan idari para cezası öngörülmektedir. Cömert, Borsa İstanbul’un önceki seviyelerine dönüşü için gereken yükselişe de değinmiş, endeksin önceki seviyelerine ulaşabilmesi için kabaca yüzde 40-50 civarında prim yapması gerektiğini ifade etmiştir.

Böyle bir yükselişin mümkün olduğunu ancak bunun için piyasaya güçlü alıcıların gelmesinin şart olduğunu söylemiştir. Yerli yatırımcının alım gücünün zayıfladığı ve yabancı yatırımcının beklemede kaldığı mevcut koşullarda piyasaya yeni kaynak girişinin nasıl sağlanabileceğine ilişkin iki olasılık dile getirmiştir.

Cömert, Türkiye Varlık Fonunun yeniden hisse alımı yapabileceğini ve bireysel emeklilik fonlarının portföylerindeki hisse senedi oranının artırılmasına yönelik bir düzenleme yapılmasının mümkün olduğunu belirtmiştir. Ancak bu ihtimallerin kesin bir beklenti veya öneri olmadığını, yalnızca olası senaryoları sıraladığını vurgulamıştır.