"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0526 %0.00
56,2889 %-0.01
6.578,50 %-0.27
3.802.424 %-5.04
İşçi Haber Ekonomi Enflasyonun ağır gölgesinde 10 ay: Asgari ücretlinin kaybı akılalmaz boyutlara ulaştı

Enflasyonun ağır gölgesinde 10 ay: Asgari ücretlinin kaybı akılalmaz boyutlara ulaştı

Yılın ilk 10 ayında asgari ücretin alım gücü kaybı 7 bin 726 TL'ye ulaştı. Dar gelirli hanelerin bütçesi derin bir daralma yaşıyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Yılın ilk on ayında enflasyonun ağır gölgesi altında kalan asgari ücret, dar gelirli hanelerin bütçelerinde önemli kayıplara neden oldu. DİSK-AR'ın yayımladığı bültene göre, asgari ücretin alım gücü 7 bin 726 TL seviyesine geriledi ve bu durum, milyonlarca insanın temel geçim kaynağını tehdit eder hale geldi.

Yüksek Enflasyon ve Gıda Harcamaları Üzerindeki Etkisi Nedir?

DİSK-AR'ın raporunda, yüksek kira ve konut giderlerinin dar gelirli hanelerin gıda harcamalarına olumsuz etkisi vurgulandı. Yoksul kesim, artan barınma masrafları nedeniyle gıda harcamalarından kısmak zorunda kaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık enflasyon oranı yüzde 29,77 olarak kaydedildi. Bu durum, gıda fiyatlarının da etkisiyle dar gelirli hanelerin bütçelerinde önemli değişikliklere yol açtı.

Yılın ilk on ayında biriken fiyat artışının yüzde 27,52'ye ulaşması, asgari ücretin satın alma gücündeki kaybı daha da belirgin hale getirdi. DİSK-AR, enflasyonun artış hızındaki yavaşlamanın fiyatların gerilediği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. Yüksek enflasyon, işçilerin ve dar gelirli hanelerin satın alma gücünü zayıflatmaya devam ediyor.

Gıda Fiyatlarındaki Tarihi Artışlar Neden Önemli?

2005 yılından bu yana gıda fiyatlarında kaydedilen artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. Genel fiyat seviyesinin 2005 yılına kıyasla 37,2 katına çıkması, temel beslenme ürünlerini kapsayan gıda fiyatlarının ise 55,1 katına fırlaması, dar gelirli hanelerin geçim mücadelesini zorlaştırdı. Ekim 2026 itibarıyla eğitim grubundaki yıllık fiyat artışı yüzde 48,86 olarak kaydedilirken, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki artış ise yüzde 27,73 seviyesine ulaştı.

DİSK-AR, gelir grupları arasındaki derin uçuruma dikkat çekerek, enflasyonun toplumun farklı kesimleri üzerindeki yükünün eşit olmadığını belirtti. En yüksek gelirli yüzde 20'lik kesim, toplam gelirin yüzde 48'ini alırken, harcamalarının yalnızca yüzde 12,4'ünü gıdaya tahsis ediyor. Buna karşılık en yoksul yüzde 20'lik kesim, toplam gelirin sadece yüzde 6,4'ünü alarak, kısıtlı bütçesinin yüzde 29,2'sini gıda harcamalarına ayırmak zorunda kalıyor.

Dar Gelirli Hanelerin Karşılaştığı Zorluklar Nelerdir?

TÜİK tarafından hazırlanan Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması'nın sonuçları, artan kira ve konut maliyetlerinin dar gelirli haneleri mutfaktan kısmaya zorladığını ortaya koydu. Raporda, en düşük gelir grubundaki hanelerin gıda harcama payının son iki yılda yüzde 36'dan yüzde 29,2'ye gerilediği ifade edildi. Bu durum, düşük gelir gruplarının geçim mücadelesini zorlaştırmakta ve gıdaya ayırdıkları payda önemli bir düşüşe yol açmaktadır.

DİSK-AR, yüksek fiyat artışlarının düşük gelir gruplarında daha şiddetli bir geçim sıkıntısı yarattığını belirterek, bu kesimlerin bütçelerinin büyük bir kısmını kira ve konuta harcamak zorunda kaldığını vurguladı. Giderek gıdaya daha az pay kalması, dar gelirli hanelerin yaşam standartlarını tehdit eden bir durum haline gelmiştir.

TÜİK’in Verileri ve Şeffaflık Sorunları Neden Tartışılıyor?

DİSK-AR bülteninin son bölümünde, enflasyon hesaplamalarının güvenilirliği ve resmi verilerin şeffaflığı konusundaki tartışmalar ele alındı. TÜİK'in Haziran 2022 tarihinden bu yana madde sepeti fiyat listesini kamuoyuna açıklamadığı hatırlatıldı. Kesinleşmiş yargı kararına rağmen bu listenin açıklanmasından kaçınılması, resmi enflasyon verilerine ilişkin soru işaretlerini büyütmektedir. Verilerin şeffaf biçimde paylaşılmaması, toplumda güven kaybına neden olmaktadır.