Yüksek faiz ve enflasyonun ekonomik kararlar üzerindeki etkisi, özellikle sınırlı gelire ve birikime sahip gençler açısından daha belirgin hale geliyor. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bilal Bağış, bu dönemde finansal kararların yalnızca faiz oranlarına göre şekillendirilmemesi gerektiğini belirterek, enflasyon karşısında elde edilen reel getirinin ve kişisel finansal koşulların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Faiz Oranı Değil, Reel Getiri Belirleyici
Yüksek faiz ve enflasyon ortamının toplumun farklı kesimlerini aynı şekilde etkilemediğini belirten Bağış, gençler, düşük gelirli kesimler ve borçlular ile yüksek gelir ve tasarruf sahiplerinin bu süreçte farklı ekonomik sonuçlarla karşılaşabildiğini ifade etti. Yüksek faizlerin teorik olarak tasarrufu teşvik edebileceğini ancak enflasyon ve ekonomik belirsizliğin tasarrufların hangi araçlarda değerlendirileceği konusunda belirleyici olduğunu kaydeden Bağış, finansal tercihlerde nominal kazançtan ziyade satın alma gücündeki değişimin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Gençler İçin Nakit Yönetimi Öne Çıkıyor
Hayat pahalılığı ve yüksek faizlerin gençlerin bütçe yönetimini zorlaştırdığına işaret eden Bağış, özellikle sınırlı birikime sahip gençlerin kredi kartı, taksit ve kredi kullanımında daha dikkatli davranması gerektiğini söyledi. Gelir düzeyi ne olursa olsun imkânlar ölçüsünde tasarruf alışkanlığının sürdürülmesinin önemini vurgulayan Bağış, acil durumlarda kullanılabilecek bir nakit rezervinin finansal dayanıklılığı artıracağını ifade etti.
Nakit Rezervinin Önemi
Yüksek faizlerden yararlanabilmenin de belirli bir birikim kapasitesi gerektirdiğini belirten Bağış, gençlerin öncelikle gelir ve gider dengesini gözeten bir bütçe planı oluşturması gerektiğini kaydetti. Bu durum, gençlerin finansal kararlarını daha sağlam temellere oturtmalarına yardımcı olacaktır.
Yapay Zekânın Yatırım Önerileri Önemli Riskler Barındırabilir
Gençlerin finansal kararlarında yapay zekâ araçlarından yararlanmasına da değinen Bağış, bu tür yeni teknolojilerin sunduğu önerilere sorgulamadan güvenilmesinin risk oluşturabileceği uyarısında bulundu. Yapay zekânın finansal bilgiye erişimi kolaylaştırabileceğini ancak her bireyin gelirinin, birikiminin, risk toleransının, borçlarının ve geleceğe yönelik hedeflerinin farklı olduğunu belirten Bağış, yatırım kararlarının yalnızca yapay zekâ tarafından üretilen tavsiyelere dayandırılmaması gerektiğini ifade etti.
Kişisel Finansal Koşulların Önemi
Bağış, bu araçlardan elde edilen bilgilerin kişisel finansal koşullar çerçevesinde değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Gençlerin, yapay zekâdan elde ettikleri bilgileri kendi durumlarına göre analiz etmeleri gerektiği, aksi halde yanlış kararlar alabilecekleri konusunda uyarıda bulundu.
Genç Girişimcilere Alternatif Finansman Arayışı Önerisi
Yüksek faiz ve sıkı finansman koşullarının genç girişimciler için iş kurma maliyetlerini önemli oranda artırdığını belirten Bağış, teminat gereklilikleri, başlangıç maliyetleri ve öz kaynak ihtiyacının girişimcilerin karşılaştığı temel sorunlar arasında yer aldığını söyledi. Yeni bir iş fikrini hayata geçirmek isteyen gençlerin yalnızca banka kredilerine odaklanmaması gerektiğini kaydeden Bağış, KOSGEB, TÜBİTAK ve kalkınma ajansları gibi kamunun proje bazlı girişimci desteklerinin yanı sıra üniversitelerin girişimcilik ve kuluçka programlarının, melek yatırımcıların ve kitle fonlaması modellerinin de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Finansman Modellerinin Çeşitlendirilmesi
Ön sipariş gibi alternatif modellerin de girişimlerin finansmanında kullanılabileceğini belirten Bağış, öz kaynak ve ortaklık imkânlarının değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Dış kaynak ve borçlanmanın yüksek faiz ortamında maliyetleri artırabileceğine işaret eden Bağış, banka kredisi kullanmayı düşünen girişimcilerin geri ödeme kapasitesini ve finansman maliyetlerini dikkatle hesaplaması gerektiğini ifade etti.
