Bölüm üzerinde söz alan AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan, ekonomik hayatta yaşanan değişim ve dönüşümün birtakım konularda yeni hukuki düzenlemeleri zaruri hale getirdiğini, bu konuda da Meclise önemli görevler düştüğünü söyledi.

TBMM Genel Kurulu’na sahipsiz hayvan sorunu damga vurdu TBMM Genel Kurulu’na sahipsiz hayvan sorunu damga vurdu

Gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlar konusunda yaşanan fahiş fiyat artışlarının ve stokçuluk girişimlerinin piyasa dengesine zarar vererek vatandaşların mağduriyet yaşamasına sebep olduğunu belirten Erkan, "Teklifle mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla idari para cezalarının artırılmasını ve idari yaptırımların kapsamının genişletilmesini planladık." dedi.

Tüm idari yaptırımlara rağmen piyasalarda arz talep dengesizliğine neden olan faaliyetlere ısrarla devam eden stokçulara karşı daha farklı bir yaptırım uygulama zorunluluğunun doğduğunu ifade eden Erkan, "Bu bakımdan teklifte, bir takvim yılı içinde en az 3 defa stokçuluk yaptığı tespit edilen üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerine 6 güne kadar kapatma cezası verilmesi öngörülmektedir. Kapatma tedbirlerinin süresinin belirlenmesinde ticari hayatın genel akışının korunması ve yaptırımların ölçülmesi hususları dikkate alınmıştır." diye konuştu.

“ENFLASYONLA MÜCADELE, CEZA ARTIRARAK OLMAZ”

CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, "enflasyonun toplumun akıl ve ruh sağlığını bozduğunu, gençlerin umudunu yok ettiğini" savundu. Arpacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bilinç ve sorumlulukla hareket etmemiz gerekirken biz kamuoyunda fahiş fiyatlarla mücadele olarak yansıtılan fakat birbiriyle alakasız 'çorba yasa' teklifiyle yüce meclisin karşısındayız. Teklif, 24 maddeden oluşuyor sadece 3-4 maddesinde daha önce belirtilen cezaların tutarını artırıyoruz. Bugüne kadar verdiğiniz hangi ceza caydırıcı oldu? Hangi sorunu çözdü? Halk için bir düzenleme yapmak istiyorsanız sorunun sebebine odaklanmamız gerekir. Gerçek sorun enflasyondur. Enflasyonla mücadele, ceza artırarak olmaz. Ekonomi, hukuk ve adaletle olur."

"TİCARET KANUNU DEMEK YERİNE 'CEZA YASASI' DEMEK DAHA DOĞRU OLURDU”

Teklifin birinci bölümü üzerindeki görüşmelerde söz alan Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, kanun teklifini eleştirerek, "Buna 'Ticaret Kanunu' demek yerine 'ceza yasası' demek daha doğru olurdu. Çünkü yasa bütünüyle 'iş insanlarına, esnafa nereden ceza veririz; hangi cezayı kat kat artırırız?' sorularının girişimi olmuş." ifadelerini kullandı.

Yasa teklifini bürokratların hazırladığını, esnafın dinlenmediğini, belirli kurumlardan gelen görüşlerin dikkate alındığını savunan Çalışkan, "Yasada imza sahibi olan siyasetçiler yasayı okumamış bile. Keşke bu yasa gönderilmeden önce hem halk, esnaf dinlense hem de bir dilbilim uzmanına gönderilseydi, yorumlara fazla açık bir nokta bırakılmasaydı." dedi.

“ASIL KARŞI DURDUĞUMUZ ŞEY TASARRUFUN YİNE HALKTAN YAPILMASIDIR”

DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, ekonomi politikalarını değiştirmeden sadece stokçuları cezalandırmanın sorunları çözmeyeceğini dile getirerek, "Üretimdeki maliyetlerin artması, vergi politikalarındaki adaletsizlikler ve dışa bağımlılığın getirdiği sorunlar, enflasyonun asıl nedenidir. Kanun teklifinde belirtilen, enflasyondaki artışı fırsat bilerek fiyatları halkın alım gücünün üstünde tutan fırsatçılarla mücadele edilmesine karşı değiliz. Asıl karşı durduğumuz şey tasarrufun yine halktan yapılmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Eşref Fakıbaba, üreticinin maruz kaldığı girdi maliyetlerindeki artışın, nakliye bedellerinin yükselişinin, hal ve depo üreticilerinin artması gibi nedenlerle pazara gelene kadar gıda maddelerinin fiyatının arttırdığını, bunun da vatandaşın ucuza alışveriş yapma ihtimalini ortadan kaldırdığına dikkati çekti.

"ETKİLİ BİR DENETİM MEKANİZMASI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILMAKTADIR"

MHP Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, yapılan düzenlemenin işleyişi kolaylaştıracağını, esnafı ve tüketicileri korumaya yönelik önemli değişiklikleri hayata geçireceğini vurguladı.

Son dönemde stokçuluğun Türkiye'de ve dünya genelinde ciddi bir sorun haline geldiğini aktaran Sedef, şunları kaydetti:

"Bu sorun, tüketicilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasına, fiyatların gereksiz yere yükselmesine neden olmaktadır. Stokçuluk, mal veya hizmetlerin talep artışı beklentisiyle depolanması ve daha sonra yüksek fiyatlarla satılması anlamına gelmektedir. Bu durumda tüketicilerin ihtiyaç duyduğu ürünlere erişimi kısıtlanırken fiyatlar da fahiş seviyelere çıkmaktadır. Özellikle, salgın ve doğal afetler gibi olağanüstü durumlarda stokçuluk daha da yaygın hale gelmektedir. Görüştüğümüz bu düzenlemeyle stokçuluğun engellenmesi için etkili bir denetim mekanizması oluşturulmaya çalışılmaktadır."

Teklifin tümü ile birinci bölümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddeler üzerinde bulunan önergelerin görüşmelerine geçildi.

Editör: Elif Zülfigaroğlu