8-14 Eylül haftası, yazdan sonbahara geçişin tam ortasında, duyguların yoğunlaştığı, hafızaların tazelendiği bir zaman dilimi. Bu dönemi sinemanın derinlikli örnekleriyle taçlandırmak isteyenler için, hem görsel hem de düşünsel olarak doyurucu bir seçki hazırladık. Charlotte Wells’in içe işleyen Aftersun’undan Abbas Kiarostami’nin varoluşsal sorularla dolu Taste of Cherry filmine, oradan da Fellini'nin zamansız klasiği La Dolce Vita’ya uzanan bu liste, sinemanın farklı coğrafyalardaki dokunuşlarını bir araya getiriyor. Duygularınıza tercüman olacak, zihninizi meşgul edecek bu filmlerle dolu bir hafta sizi bekliyor.
Filmin adı/yıl: City of God – 2002
Tür: Suç, Dram
Oyuncular: Alexandre Rodrigues, Leandro Firmino, Phellipe Haagensen, Douglas Silva, Matheus Nachtergaele
Konu: Suçun ve şiddetin hüküm sürdüğü City of God’da Rocket, fotoğrafçı olma hayaliyle tutunmaya çalışırken; Lil Zé, gücünü kanla kurar. Arkadaşlıkla ihaneti, hayallerle yıkımı, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgiyi sürekli aşan bu hikâye, gençliğin saflığı ile şehrin acımasız gerçeği arasında sıkışmış bir yolculuktur.
Filmin adı/yıl: Us and Them – 2018
Tür: Dram, Romantik
Oyuncular: Dongyu Zhou, Boran Jing, Zhenyu Qiao, Tian Zhuangzhuang
Konu: Bir tren yolculuğunda tesadüfen başlayan tanışıklık, Xiaoxiao ve Jianqing’in hayatlarını yıllar boyunca şekillendirir. Çin’in hızla değişen toplumsal düzeni içinde, aşk ve hayaller sürekli ertelenir, kırılır, yeniden doğar. Mutlulukla pişmanlık, gençliğin coşkusuyla yetişkinliğin ağırlığı arasında gidip gelen bu yolculuk, geçmişin hatıralarını bugünün yalnızlığıyla yüzleştirir.
Filmin adı/yıl: Rashomon – 1950
Tür: Dram, Gizem, Suç
Oyuncular: Toshiro Mifune, Machiko Kyō, Masayuki Mori, Takashi Shimura
Konu: Bir ormanda işlenen cinayet, dört farklı tanığın gözünden anlatılır ama hiçbir hikâye diğerine benzemez. Her anlatı, hakikatin gölgesinde çarpıtılır; masumiyetle suç, aşk ile şehvet, kurban ile fail birbirine karışır. İzleyeni gerçeğin ne olduğundan çok, insanların hangi yüzleri sakladığıyla yüzleştiren bu anlatı, zamanın ötesinde bir bilmeceye dönüşür.
Filmin adı/yıl: Taste of Cherry – 1997
Tür: Dram
Oyuncular: Homayoun Ershadi, Abdolrahman Bagheri, Afshin Khorshid Bakhtiari
Konu: Tahran’ın kıraç tepelerinde, arabasının içinde dolaşan Bay Badii, kendisine gömülmesi için birini arar. Sessiz yollar, kısa karşılaşmalar ve farklı insanların gözleriyle ölüm fikri tartışmaya açılır. Umutsuzlukla umut, ölüm arzusu ile yaşam sevgisi arasında gidip gelen bu yolculuk, izleyeni bir hayatın ağırlığını ve var olmanın kırılgan anlamını sorgulamaya sürükler.
Filmin adı/yıl: La Dolce Vita – 1960
Tür: Dram, Komedi
Oyuncular: Marcello Mastroianni, Anita Ekberg, Anouk Aimée, Yvonne Furneaux
Konu: Roma gecelerinin parıltısı, gazeteci Marcello’nun gözünden hem büyüleyici hem de yıkıcıdır. Işıltılı davetler, kalabalık partiler, ünlüler ve düşler arasında Marcello, ne aşkı ne de huzuru bulabilir. Sahip olduklarının ardındaki boşluk, hazla yalnızlık, umutla çürüme arasında gidip gelen bir arayışa dönüşür. Modern hayatın ihtişamlı vitrininde, insanın en derin yalnızlığına dokunan bir yolculuktur.
Filmin adı/yıl: Aftersun – 2022
Tür: Dram
Oyuncular: Paul Mescal, Frankie Corio, Celia Rowlson-Hall
Konu: 1990’ların sıcak bir yazında, baba Calum ve küçük kızı Sophie, Türkiye’de tatilin gölgesinde anılar biriktirir. Gülüşler, havuz kenarında oyunlar ve güneşin parıltısı arasında saklı bir hüzün dolaşır. Yıllar sonra Sophie, babasının gözlerinin ardında gizlediği karanlıkla yüzleşmeye çalışır. Çocukluğun parlak hatıralarıyla yetişkinliğin eksiklikleri arasında gidip gelen bu yolculuk, hafızanın kırılganlığıyla sevginin kalıcılığını birleştirir.
Filmin adı/yıl: Duvara Karşı – 2004
Tür: Dram, Romantik
Oyuncular: Birol Ünel, Sibel Kekilli, Catrin Striebeck, Meltem Cumbul
Konu: Almanya’da köksüz, kırık ruhlar gibi dolaşan Cahit ve Sibel, sahte bir evlilikle hayatlarından kaçmak isterler. Ancak kâğıt üzerinde başlayan bu birliktelik, zamanla tutkuyla acının, aşk ile yıkımın birbirine karıştığı bir serüvene dönüşür. Gelenekle özgürlük, bağlılıkla kaçış arasında sıkışan bu yolculuk, hem var olma çabasını hem de yok olmayı seçme ihtimalini aynı anda taşır.
