Gaziantep Bakırlar ve Sedefçiler Odası bünyesinde düzenlenen kadınlara yönelik kursa katılarak sanatla tanışan Seda Çetin, kısa sürede büyük bir başarıya imza attı. Kursta bakır işlemeciliğinin inceliklerini kavrayan ve sabırla çalışmalarını sürdüren Çetin, 4 yılın ardından Usta Eğiticilik belgesini alarak kariyerinde önemli bir dönüm noktası yaşadı.
El emeğiyle hazırladığı göz alıcı bakır tepsiler, bardaklar ve özgün hediyelik eşyalarla erkek meslektaşlarına adeta meydan okuyan başarılı kadın, zanaatını ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Kadınların da bu sabır gerektiren zorlu mesleği başarıyla icra edebileceğini kanıtlayan Çetin, ortaya koyduğu azimle çevresindekilere ilham veriyor.
Hobi Olarak Başladı 11 Yıldır Sürdürüyor
Zanaat yolculuğunun tamamen hobi amaçlı başladığını dile getiren Seda Çetin, zaman içinde bu uğraşın ekmek kapısına dönüştüğünü belirtti. Toplumda bu zanaatın erkek egemen bir alan olarak bilindiğini ifade eden Çetin, '11 yıldır bu işi yapıyorum. Hobi olarak başladım. Meslek olarak kaldı. Usta öğreticilik belgesini aldım. İlk zamanlar bakırcılık mesleği hoşuma gitti. Yani erkek mesleği diye anılıyordu ama böyle bir kurs açılınca hep bayanlar da yapabilir diyerek düşündüm ve denedim' şeklinde konuştu.
Bakır İşleme Sanatı Terapi Gibi Geliyor
Ürettikleri bakır eserlerin kendisine ruhsal olarak da iyi geldiğini vurgulayan usta isim, atölye ortamının stres atma vesilesi olduğunu aktardı. Çetin, 'Biz burada bakır üzerine ürünler yapıyoruz. Matara, Mırra, cezve, tencere ve tepsi yapıyoruz. Yani önümüze o an ne sunulursa biz ona desen veriyoruz. Mutlu olmasam bu işi yapamam. Hem terapi olarak da aslında bize imkan sağlıyor. Yani canımız bir şeye sıkkın olduğunda en azından orada bir desen çizdiğimizde, çekici kalemlerimizi aldığımızda mutlu oluyoruz' dedi.
Ürünlerin Üretim Süreleri Değişiyor
Çalışmalarındaki zaman planlamasından da bahseden başarılı zanaatkar, ürünlerin çeşitlerine göre emek sarf ettiklerini kaydetti. Ürünlerin üretim süresi ise işçiliğe göre değişiklik gösteriyor. Bazen ellerine aldıkları büyük bir tencerenin veya tepsinin bir gün sürdüğünü belirten Çetin, daha küçük objelerden mataraların 45 dakika, cezvelerin ise yaklaşık 15 dakika içinde tamamlandığını ifade etti.
Kadınlara Çağrı: Kimse Yapamam Demesin
Elde ettiği kazanç sayesinde kendi ayakları üzerinde durduğunu ve kimseye muhtaç olmadığını vurgulayan Çetin, tüm kadınları bu sektöre davet etti. Kadınların azim ve hırsla başaramayacağı hiçbir şeyin olmadığını savunan Çetin, 'Kimse yapamam demesin. Yani yapılmayacak bir şey yok. Azim varsa hırs varsa her şeyi yapabiliriz. Eğer ki kazanç olarak, mutfağa bir gelir olarak, kendimize bir meslek olarak edinmek istiyorsak tüm kadın arkadaşlarımızı bu mesleğe bekliyoruz. Buradan elde ettiğim gelirle en azından kendi masrafımı çıkartıyorum. Kimseye minnet etmiyorum' diyerek sözlerini tamamladı.
(Kaynak ve Görsel: Yeni Şafak)
