Ankara'da 7 Eylül tarihinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan olayda, henüz hayatının baharındaki 15 yaşındaki Fatih Acacı, bir parkta yaşıtı Doğukan G. ile karşı karşıya gelmişti. İddiaya göre "kız meselesi" nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede vahşete dönüşmüş, Doğukan G., Fatih Acacı'yı vücudunun 12 farklı ve ölümcül noktasından bıçaklayarak katletmişti. Olayın ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen zanlının yargılanma süreci devam ederken, dosyanın derinliklerinden çıkan yeni deliller olayın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi.
Abla Beyhan Acacı İfşa Etti: Kardeşimi Kamerası Olmayan Kuytuya Çektiler
Fatih Acacı'nın ablası Beyhan Acacı, olayın perde arkasını ve dava dosyasındaki yeni gelişmeleri anlattı. Kardeşinin olay günü hiçbir şeyden habersiz bir şekilde kafede arkadaşlarıyla vakit geçirdiğini belirten abla Acacı, cinayetin tasarlanarak işlendiğini savundu.
Beyhan Acacı o anları şöyle anlattı: "Kardeşim kafede oyun oynarken, fail ve yanındaki bir arkadaşı oraya gelip Fatih'i dışarı çağırıyorlar. Fatih, sadece kısa bir konuşma yapıp geri döneceğini zannettiği için telefonunu ve cüzdanını masada bırakıyor. Hatta kafe sahibine 'Oyunu kapatma, hemen döneceğim' diyor. Ancak onu bilerek ve planlayarak, kamera sistemlerinin görmediği, kuytu bir parka yönlendiriyorlar. Bu detay bile niyetin konuşmak olmadığını gösteriyor."
‘Anlık Öfke Değil, 12 Bıçak Darbesiyle Gelen Vahşet’
Parkta yaşanan korkunç anların detaylarına değinen acılı abla, adli tıp raporlarına yansıyan vahşetin boyutunu gözler önüne serdi. Olay yerine dört kişi gittiklerini belirten Acacı, "Parka vardıklarında kardeşimin arkadaşı ile failin yanındaki arkadaşı bir banka oturuyor. Fail Doğukan G. ise Fatih'i daha ileriye, ağaçların arasına çekiyor. Resmi raporlara göre kardeşimi tam 12 kez bıçaklıyor. Bu darbeler rastgele değil; böbreğinden, sırtından, karın bölgesinden ve atardamarından vuruyor. Bu bir çocuğun anlık öfkesi olamaz, bu düpedüz bir vahşet" ifadelerini kullandı.
Kan Donduran Dijital İzler: Adam Öldürmenin Cezası Ne Kadar?
Soruşturma kapsamında tutuklu sanık Doğukan G.'nin telefon ve dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemeler, cinayetin planlı olduğuna dair en güçlü delilleri ortaya koydu. Abla Beyhan Acacı, dava dosyasına giren bu dijital raporların içeriğini paylaştı.
Acacı, "Sanığın telefon incelemesinde, cinayeti işlemeden hemen önce arama motorlarında 'kasten adam yaralamanın cezası ne kadar', 'adam öldürmenin cezası nedir' gibi aramalar yaptığı tespit edildi. Bu aramalar, eylemin sonuçlarını önceden hesapladığını gösteriyor. Ayrıca mesajlarının büyük bir kısmını silmiş olmasına rağmen, dosyada silah, mermi ve bıçaklarla çekilmiş çok sayıda fotoğrafı da yer alıyor. Olay günü yaz ayı olmasına rağmen bıçağı kolunun altına saklamak için uzun kollu giyinmesi de her şeyin önceden planlandığının bir başka kanıtı" dedi.
‘Yardım Etmek İsteyen Arkadaşını Tehditle Engellediler’
Olayın sadece fail ile maktul arasında geçmediğini, failin yanında bulunan diğer kişinin de cinayetin işlenmesinde kolaylaştırıcı rol oynadığını iddia eden abla Acacı, bu konuda da önemli açıklamalarda bulundu.
Beyhan Acacı, "Olay sırasında failin yanında gelen kişi, kardeşimin arkadaşını fiziken tutarak olaya müdahale etmesini engelliyor. Ona 'Karışırsan sana da zarar verirler' diyerek baskı kuruyor ve onu orada tutuyor. Bu yüzden Fatih'in arkadaşı korkudan yardım edemiyor. Bu durum daha sonra arkadaş çevresinde de konuşulmuş. Avukatlarımız bu 'yardımı engelleme' noktası üzerinde özellikle duruyor. Eğer bu durum ispatlanırsa, o kişinin de iştirak veya yardım yataklık suçlamasıyla tutuklanmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
‘Meşru Müdafaa Süsü Vermek İçin Kendini Bıçakladı’ İddiası
Sanık Doğukan G.'nin mahkemedeki ilk ifadesinde "meşru müdafaa" savunması yapmasına aile sert tepki gösterdi. 12 yerinden bıçaklanan bir çocuğun karşısında meşru müdafaadan söz edilemeyeceğini belirten abla, sanığın olay sonrası hareketlerinin de suçluluk psikolojisini gösterdiğini vurguladı.
Acacı, "Kardeşim yerde can çekişirken fail ona yardım çağırmak yerine arkadaşıyla birlikte kaçıyor. Yaralı olduğunu iddia etmesine rağmen hastaneye gitmiyor, eve gidip duş alıyor ve delilleri temizlemeye çalışıyor. Sonrasında ise 'Ben de yaralandım' diyerek ceza indirimi almaya çalışıyor. Biz, onun nefsi müdafaa görüntüsü oluşturmak için olaydan sonra kendi kendini yüzeysel olarak bıçakladığını düşünüyoruz. Zaten mahkemede hakim, 'Bıçak senin değilse bıçağın özelliklerini bu kadar ayrıntılı nasıl biliyorsun?' diye sorduğunda sanık çelişkili cevaplar verdi" dedi.
Ailenin İsyanı: Bu Vahşet 'Çocuk' İndirimiyle Geçiştirilemez
Fatih Acacı'nın ailesi, davanın sadece kendi çocukları için değil, Türkiye'deki adalet sistemi ve "Suça Sürüklenen Çocuk Yasası" açısından da bir emsal teşkil etmesini istiyor.
Abla Beyhan Acacı son olarak şunları söyledi: "12 kez, en ölümcül yerlerden bir insanı bıçaklayan biri, sadece yaşı nedeniyle 'çocuk' statüsünde görülüp indirim alabiliyor. Benim kardeşim de 15 yaşındaydı ama o şu an mezarda. Bu durum vicdanları yaralıyor. Ahmet Minguzzi, Hakan Çakır, Atlas Çağlayan ve Fatih Acacı... İsimler değişiyor ama çocuklar yitip gitmeye devam ediyor. Bu vahşet çocuk indirimiyle geçiştirilemez. Suça Sürüklenen Çocuk Yasası'nın bir an önce ele alınmasını ve bu tür canice işlenen suçlarda en ağır cezaların uygulanmasını istiyoruz. Fatih için adalet istiyoruz."
Gözler Bugün Görülecek Kritik Duruşmada
17 Aralık'ta görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vermiş, kamera kayıtları ve adli raporların ayrıntılı incelenmesini istemişti. Bugün (28 Ocak) görülecek ikinci duruşmada ise davanın seyri açısından çok kritik bir tanığın dinlenmesi bekleniyor. Sanıkla birlikte olay yerine gelen ancak ilk duruşmaya katılmayan arkadaşının vereceği ifade, hem cinayetin işleniş biçimini hem de "yardımın engellendiği" iddialarını aydınlatacak.
Kaynak: Sabah
