"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,8791 %0.1
53,7728 %0.47
6.181,74 % 0,75
2.939.275 %0.337
İşçi Haber Gündem 2000 yıllık şifreli antik yüzük bulundu : Antik ticaretin izlerini taşıyor

2000 yıllık şifreli antik yüzük bulundu : Antik ticaretin izlerini taşıyor

Tayland'da yapılan kazılarda, Demir Çağı'na ait iki altın yüzük keşfedildi. Bu buluş, antik ticaret yollarına dair önemli ipuçları sunuyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Arkeoloji dünyası, Güneydoğu Asya’dan gelen büyüleyici bir keşifle sarsıldı. Tayland’da Demir Çağı’na ait antik bir mezarlıkta yürütülen kazı çalışmalarında, bir iskeletin yanında yaklaşık 2000 yıllık iki adet altın yüzük gün yüzüne çıkarıldı.

Keşif Nasıl Gerçekleşti?

Keşif bir pirinç tarlasında başladı. Bangkok’un yaklaşık 130 kilometre güneybatısında yer alan Phetchaburi eyaletindeki Don Yai Thong arkeolojik alanı, aslında yerel halkın bu yıl bir pirinç tarlasında bronz davul parçaları bulmasıyla tesadüfen keşfedilmişti. Bölgede Şubat ayından bu yana titizlikle yürütülen kazılarda, günümüzden 1500 ila 2500 yıl öncesini kapsayan Demir Çağı yaşamına dair muazzam bulgulara ulaşıldı.

Associated Press (AP) ve Bangkok Post’un aktardığı bilgilere göre, alanda şu ana kadar yarım düzineden fazla insan iskeleti ortaya çıkarıldı. İskeletlerin tamamının belirli bir cenaze ritüeline göre, yüzleri kuzeydoğuya dönük şekilde ve başlarının üzerine bronz birer obje yerleştirilerek gömüldüğü tespit edildi.

Yüzüklerin Gizemi Nedir?

Mezarlardan çıkan altın takılar, bronz ve seramik eşyalar, bu alanın o dönem toplumunun en üst düzey ve yüksek rütbeli üyelerine ait bir asiller mezarlığı olduğunu kanıtlıyor. Mezarlıkta bulunan iki altın yüzükten biri sade bir tasarıma sahipken, asıl büyük fırtınayı üzerinde yazı bulunan diğer yüzük kopardı. Yüzüğün üzerine, kökeni Aramiceye dayanan ve Güney/Güneydoğu Asya dillerinin (Tayca, Khmerce ve birçok Hint dili dahil) atası kabul edilen antik Brahmi yazısı işlenmişti.

M.Ö. 3. yüzyılda İmparator Aşoka döneminde tarihsel duyuruları kayalara ve sütunlara kazımak için kullanılan bu yazı sistemi, bu kez bir yüzük üzerinde karşımıza çıktı. Uzmanların yaptığı ilk epigrafi analizlerine göre yüzükte, antik dilde "pusarakhitasa" ifadesi okunuyor. Bu kelimenin Türkçe karşılığı ise "Pushya tarafından korunan" anlamına geliyor.

Antik Ticaretin İzleri Mi?

Tayland hükümetine bağlı Güzel Sanatlar Dairesi, "Pushya" kelimesinin Hint veya Vedik astrolojisindeki en "uğurlu ve hayırlı" burç işaretlerinden birine atıfta bulunduğunu duyurdu. Tarihçiler ve arkeologlar, bu yüzüklerin antik dönemdeki sahibinin kim olabileceğine dair ilk hipotezlerini de paylaştı. Yüzüklerin, Hindu Hindistanındaki geleneksel dört sosyal sınıftan üçüncüsü olan ve tüccarlar, esnaflar ile çiftçilerden oluşan "Vaishya" sınıfına mensup bir kişiye ait olduğu tahmin ediliyor.

Bu durum, 2000 yıl önce Hindistan ile Tayland arasında çok güçlü bir deniz ticareti ve kültürel bağ olduğunu, varlıklı Hintli tüccarların Tayland'da yaşadığını veya burada defnedildiğini gösteriyor.

Gelecek Çalışmalar ve Araştırmalar

Arkeoloji ekipleri, Don Yai Thong alanının tam konumunu ve mimarisini belgelemek için bölgenin 3 boyutlu taramasını yapmaya hazırlanıyor. Ayrıca mezarlıktan elde edilen kömür ve organik kalıntı örnekleri, kesin yaş tespiti yapılabilmesi amacıyla karbon tarihlendirme analizleri için Amerika Birleşik Devletleri'ndeki laboratuvarlara gönderilecek.

Bu buluş, antik dönem ticaret yollarının ve kültürel etkileşimlerin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.