Afife Jale, Türk tiyatro tarihinin en acı hikayelerinden birine sahip olan ve sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadın oyuncu olarak tanınan bir sanatçıdır. 1902 yılında İstanbul'un Kadıköy ilçesinde dünyaya gelmiştir. Osmanlı döneminde Müslüman kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde, bu tabularla mücadele ederek tiyatro tutkusunu sürdürmüştür. Ancak, yaşamı boyunca karşılaştığı zorluklar ve trajik sonu, Türk sanat dünyasında derin izler bırakmıştır.
Afife Jale, tiyatro kariyerine 1918 yılında Darülbedayi'de tiyatro kurslarına katılarak başlamıştır. Bu süreçte, beş Müslüman kadından biri olarak kabul edilmiştir. 1920 yılında Hüseyin Suat'ın 'Yamalar' adlı oyununda sahneye çıkarak, ilk Müslüman Türk kadın tiyatrocu unvanını kazanmıştır. Ancak, bu başarıları ona huzur getirmemiş, sahneye çıkması yasaklanmış ve ailesi tarafından dışlanmıştır.
Afife Jale'nin aşkı ve yaşamı
Afife Jale'nin hayatında önemli bir yer tutan besteci Selahattin Pınar ile yaşadığı büyük aşk, Türk müzik tarihine de damga vurmuştur. 1928 yılında karşılaştıkları Hafız Burhan konserinde, ikili arasında bir aşk başlamış ve 1929 yılında evlenmişlerdir. Selahattin Pınar, Afife Jale'ye olan aşkını birçok eserine yansıtmış, 'Nerden Sevdim O Zalim Kadını' gibi ölümsüz şarkılar bestelemiştir. Ancak, Afife'nin morfin bağımlılığı evliliklerini olumsuz etkilemiş ve çift 1935 yılında boşanmıştır.
Boşandıktan sonra Afife Jale, sokaklarda yaşamaya başlamış ve zor günler geçirmiştir. Uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle sağlığı giderek bozulmuş ve sonunda Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırılmıştır. 1941 yılında hastanede vefat eden Afife Jale, hayatının son yıllarını zor şartlar altında geçirmiştir.
Afife Jale'nin mirası ve etkisi
Afife Jale'nin ölümü, Selahattin Pınar üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Evlilikleri sırasında yaşadıkları, Pınar'ın müziğine de yansımış ve birçok eserinde Afife'ye atıfta bulunmuştur. 1997 yılından itibaren, Yapı Kredi tarafından Afife Tiyatro Ödülleri düzenlenmekte ve bu ödüller, onun anısını yaşatmak amacıyla verilmektedir. Ayrıca, hayatı 1987 yapımı 'Afife Jale' ve 2008 yapımı 'Kilit' filmlerine konu olmuştur.
Afife Jale'nin sahneye ilk çıktığı gece, yazar Hüseyin Suat, onun alnından öperek 'Bizim sahnemize bir fedai gerekti. Sen işte o fedaisin' demiştir. Bu sözler, Türk tiyatrosunun ilk kadın öncüsünün mücadelesini en güzel şekilde özetlemektedir. Afife Jale, Türk tiyatrosundaki öncülüğü ve sanata olan tutkusuyla hafızalarda kalmaya devam etmektedir.
