Türkiye ile Almanya arasında hayata geçirilen İş Gücü Anlaşması'nın 65. yıl dönümü nedeniyle AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya yazılı bir değerlendirmede bulundu. Yapılan bu anlaşmayla 1961 senesinde başlayan göç dalgasının, Almanya'nın savaş sonrasındaki kalkınma sürecine büyük emeklerle destek olan bir neslin ortak hafızasını temsil ettiğini vurgulayan Sırakaya, kurulan bağların sonraki kuşakların toplumsal alandaki sorumluluklarıyla daha da güçlendiğini kaydetti.
Göç Sürecinin İnsani Boyutu ve Toplumsal Katkılar
İsviçreli yazar Max Frisch'in 'İşçiler çağrıldı, insanlar geldi' ifadesinin bu tarihsel sürecin ekonomik sınırlarını aşan insani niteliğini çok net özetlediğini belirten Sırakaya, birinci kuşağın madenlerde, fabrikalarda ve inşaatlarda gösterdiği ağır fedakarlıkların unutulamayacağını ifade etti. İkinci, üçüncü ve dördüncü kuşakların bugün Alman toplumsal hayatının asli unsuru haline geldiğini aktaran Sırakaya, Türk toplumunun etkisinin sanayiyle sınırlı kalmayıp bilim, akademi, sağlık, siyaset ve sanat gibi pek çok alana yayıldığının altını çizdi.
Almanya'da yetişen çok sayıda Türk kökenli gencin milletvekili, büyükelçi, yönetici ve akademisyen olarak önemli görevler üstlendiğini dile getiren Sırakaya, yeni kuşakların artık 'misafir işçi' statüsüyle tanımlanamayacağını, ülkenin geleceğinin şekillenmesinde söz sahibi kalıcı birer fert olduklarını belirtti.
Ekonomik İlişkiler ve Kurumsal İş Birliği
İki ülkenin karşılıklı ticaret hacminin 52 milyar dolar sınırını aştığını bildiren Sırakaya, Türkiye'de faaliyet gösteren 8 binden fazla Alman sermayeli şirketin yanı sıra Almanya'daki Türk girişimcilerin kurduğu 100 bini aşkın işletmenin ekonomik bağların gücünü açıkça kanıtladığını söyledi. Türk-Alman Üniversitesi ile ortak projelerin kurumsal iş birliğini derinleştirdiğini vurguladı.
Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Vurgusu
Geçmişteki acı olayların unutulmaması gerektiğine işaret eden Sırakaya, 1992 Mölln, 1993 Solingen saldırıları ile 2020 Hanau katliamının derin izler bıraktığını hatırlattı. Günümüzde de İslam düşmanlığı, camilere yönelik saldırılar ve ırkçı tehditlerin devam ettiğini belirten Sırakaya, ayrımcılıkla mücadele kuruluşlarının 2025 verilerine göre binlerce Müslüman karşıtı olayın kaydedildiğini ifade etti. Solingen saldırısında ailesini kaybeden Mevlüde Genç'in barış yanlısı asıl duruşunun tüm toplumlara rehber olmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
